(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5762 E. , 2008/7261 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.06.2006 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının iptali, şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağı…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5762 E. , 2008/7261 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.06.2006 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının iptali, şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 33, 34 ve 35 numaralı bağımsız bölümler üzerinde Belediye Encümeninin 04.08.1997 tarihinde davalı yararına 49 yıllığına intifa ... tesisine karar verildiğini, bu Encümen Kararı uyarınca da 10.09.1998 tarihinden itibaren geçerli olmak kaydıyla 08.08.2002 tarihinde intifa hakkının tapuya şerhi için Belediye Encümenince karar alındığını, karar uyarınca tapuya şerh işleminin yapıldığını, ancak 1580 sayılı Belediye Kanunun 70/10 maddesi gereği 3 yılı aşan bu tür sözleşmeleri yapma yetkisinin Belediye Meclisine ait olduğunu, bu gerekçeyle de 16.02.2005 tarihli Encümen Kararı ile daha önceki Encümen Kararlarının iptal edildiğini ileri sürerek, intifa hakkının tapu kaydından terkinini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece 34 ve 35 numaralı bağımsız bölümler üzerinde intifa hakkının bulunmadığı, 33 numaralı bağımsız bölüm yönünden de taraflarca sözleşme gereğinin yerine getirilmesinden sonra idarenin tek taraflı sözleşmesi feshinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa ...; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma ... sağlayan bir irtifak türüdür. İntifa ...; bir süreyle sınırlı kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa ... sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa ... sahibinin ölümü ya da tüzel kişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Ayrıca, intifa hakkının danışıklı tesis edildiği iddiası veya ehliyetsizlik nedeniyle ya da iradeyi sakatlayan diğer nedenlerle de hükmen terkini istenebilir. Somut olayda; davacı Belediye dava konusu taşınmaz için önce intifa eksiltme usulü ile ihale açılmasına karar vermiş ve 04.08.1997 tarihinde de yapılan ihale sonucu davalıya intifa eksiltme usulü ile 49 yıllığına intifa ... tanınmasına karar verilmiştir. Daha sonra yine Belediye Encümeni 08.08.2002 tarihinde Belediye Meclisinin 05.11.2001 tarih 202 sayılı kararından da söz edilerek dava konusu taşınmazlar kaydına 10.09.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 2.8.2002 tarihinde işlenen intifa hakkının tanınmasına karar verilmiştir. Ancak, yine Belediye Encümeni 16.02.2005 tarihinde intifa ... tesisine dair Encümen Kararlarının iptaline karar vermiş, bu karar davalı yana tebliğ edilmesine rağmen idari yargıda iptali yoluna gidilmemiştir. Davacı, Belediye Encümeninin işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu 70/10 ve 2886 sayılı İhale Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle de geçersiz idari işlemler ile tesis edilen intifa hakkının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu iddia etmektedir. Gerçekten de, işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunun 70/10 maddesinde “3 seneden fazla müddetle veya 10.000.liradan fazla bedeli senevi ile akdedilecek icar ve isticar mukaveleleri yapmak” Belediye Meclisinin yapacağı işler arasında sayılmıştır. 2886 sayılı İhale Kanunun 64. maddesinde de Belediye Encümenince ayni hak tesisi ve kiraya verme süresi 10 yılla sınırlandırılmıştır. Görülüyor ki, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında Belediye Encümeninin Belediyeye ait taşınmaz üzerinde 49 yıllığına intifa ... tesis etmesi mümkün değildir. Kaldı ki, 1580 sayılı Belediye Kanunu yürürlükten kaldıran 13/7/2005 tarih 25874 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5393 Belediye Kanununun 18. maddesi Belediye Meclisinin görev ve yetkilerini açıkça düzenlemiştir. Anılan maddenin 18/e hükmü; “Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek” şeklindedir. Bu düzenleme ile belediyeye ait taşınmazların üç yılı aşan kiralanması ve üzerinde otuz yılı aşan ayni hak tesisi işlemlerinde belediye meclisinin yetkili kılındığı açıkça hüküm altına alınmıştır. Yeniden somut olaya döndüğümüzde, 04.08.1997 tarihinde tesisine karar verilen intifa hakkının tapuya tescili için 08.08.2002 tarihinde alınan Encümen Kararında, Belediye Meclisinin 05.11.2001 tarihli kararı gereğince intifa ... tesis edildiği belirtilmektedir. Ancak, gerek 04.08.1997 tarihli gerekse 08.08.2002 tarihli Encümen Kararları az yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gerekçe gösterilerek 16.02.2005 tarihinde iptal edilmiş, bu kararın iptali için idari yargı yoluna başvurulmadığından karar kesinleşmiştir. Mahkemece, başlangıçta yetkisiz Encümen Kararı ile tesisine karar verilerek tesis edilen intifa hakkının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, içeriği denetlenemeyen Meclis Kararına atıfla ile intifa hakkının 10.09.1998 tarihinden geçerli olmak üzere tanınmasına dair sonradan tesis edilen Encümen Kararının da yasal düzenlemelere aykırı olduğu ve tüm bu kararların iptal edilmiş olması karşısında intifa hakkının yasal dayanaktan yoksun hale geldiği hususları gözetilerek davanın kabulü gerekirken, reddi doğru olmamıştır. Karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.