2. Ceza Dairesi 2024/1972 E. , 2025/242 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1712 E., 2023/916 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma, onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi ger…
**2. Ceza Dairesi 2024/1972 E. , 2025/242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1712 E., 2023/916 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma, onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Çocuk mahkemesi sıfatıyla görülmekte olan davalara Cumhuriyet savcısının katılamayacağı ve bu manada temyiz incelemesi yapılan dosyada duruşmalara Cumhuriyet savcısı katılmadığı hâlde gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet savcısının adının yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. I. Şikayetçi ...'a ve katılan ...'e karşı işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, 08.01.2016 tarihli mahkumiyet kararından, 15.11.2023 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II. Katılan ...'a karşı işlenen hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III. Şikayetçi ...'a ve katılan ...'e karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Katılan ...'in, 06.06.2015 günü saat 23.30 sıralarında iş yerini kapatarak ikametine gittiğini, ertesi gün sabah saat 10.30 sıralarında iş yerini açmak için geldiğinde, hırsızlık olayını fark ederek polise bildirdiğini beyan ettiğinin ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati nedeniyle gece vaktinin saat 20.56’da başlayıp saat 04.12’de sona erdiğinin, suça sürüklenen çocuğun suç saatine ilişkin beyanının bulunmadığının ve suç saatinin kesin olarak belirlenmesini sağlayacak herhangi bir kamera görüntüsünün de elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2. Suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçi ...'ın iş yerinden 50,00 TL bozuk para çaldığının anlaşılması karşısında, suça konu paranın miktarının az oluşu göz önüne alınarak, suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçi ...'a karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Kabule göre de; her iki müştekiye karşı işlenen suçlardan dolayı sonuç cezaların eksik olarak hesaplanması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.