T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/599 KARAR NO : 2025/1991 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 23/12/2021 NUMARASI : 2019/269 Esas - 2021/1239 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan mü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/599 KARAR NO : 2025/1991 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 23/12/2021 NUMARASI : 2019/269 Esas - 2021/1239 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/07/2016 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Meram Yeniyol caddesi istikametinden Fatih Caddesi istikametine doğru seyir halinde iken Abacılar Sokak Kavşağına geldiği esnada karşı yönden gelen, Abacılar Sokak istikametine dönüş yapmak isterken aracının sağ yan kısmı ile Fatih Caddesi istikametinde seyir halinde olan sürücü İskender Başpınar sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısmı ile çarpışması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini söz konusu kazada ... plakalı araçta yolcu olan müvekkili ...' in ağır yaralandığını ve vücudunun bir çok yerinde kırıklar meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre sürücü...'in asli kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Zorunlu Mali sorumluluk sigortası ile sigortalanmış olup 09.09.2016 tarihinde başvuruda bulunulmuş ancak yasal süresi içerinde başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili ... için 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza neticesinde malül kaldığını belgeleyen bilgi, belge ve doküman olmadığını, bu nedenle illiyet bağının ispatlanması gerektiği, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, kaza tespit tutanağında yolcu isminin de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 2.649,29 TL geçici iş göremezlik, 16.745,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03/10/2016 temerrüt tarihinden (başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde sadece sigortalı şirketin sigortalısının kusuru oranınca tazminat taleplerinin bulunmamasına karşın ilgili kararda kusursuz olan müvekkili lehine hükmedilen tazminatın kusur oranınca hüküm altına alınması hatalı olduğunu, müvekkilin vaki kaza nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik alacak kalemlerinin davalı sigorta şirketinden tahsilinin talep edildiğini, sigorta şirketinin kusuru ile bağlı kalınmak üzere müvekkilin zararının talep edildiğine dair bir ibare yer almadığını, mahkemece yapılması lazım gelen zararın tümü yönünden sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan aktüerya bilirkişi raporuna her ne kadar itiraz edilmişse de yerel mahkemece müvekkilin yolcu ve vaki kazanın meydana gelmesinde bir kusuru olmadığı hususu göz ardı edilerek hüküm kurulduğundan yerel mahkemece kaldırma kararı sonrasında güncel asgari ücret tarifesi esas alınmak sureti ile yeniden aktüerya bilirkişi raporu aldırılarak hüküm tesisi gerektiğini belirterek talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 28/07/2016 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı plakalı motosiklet arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.Kazanın meydana gelmesinde ... plakalı sigortalı araç sürücüsü...'in gerekli dikkate ve özeni göstermemesi sebebiyle %75 oranında asli kusurlu, dava dışı plakalı motosiklet sürücüsünün ise %25 kusurlu olduğu tespit eden bilirkişi heyet raporunda %75kusur oranına göre hesaplanan tazminata karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş, müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da "... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK'nın 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu" yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12443 E. ve 2022/6192 K.,02021/11174 E. ve 2022/4055 K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta; Davacı kazada yolcu olup kusursuzdur. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren işleten, sürücü ve trafik sigortacısı ile kazaya karışan dava dışı araç sürücüsü ve işleteni zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken davalıların ayrı ayrı kusuru oranında sorumlu tutulmalarına karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı yerindedir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre tahkikat aşaması İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında sona ermekte olup istinaf mahkemesinin görevi HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın denetiminden ibarettir. Bu nedenle istinaf aşamasında yeni ortaya çıkan durum nedeniyle (asgari ücretteki artış nedeniyle) delil toplamayacağı gibi asgari ücretteki artış nedeniyle yeniden bilirkişi incelemesi de yapılamayacaktır. Kaldı ki İlk Derece Mahkemesince hükme esasa alınan bilirkişi raporuna davacı vekilinin bir itirazı da bulunmadığı anlaşıldığından karar tarihinden sonraki asgari ücret verilerine göre istinaf aşamasında bilirkişi raporu alınması gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Davanın KABULÜNE; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 3.532,38 TL geçici iş göremezlik, 22.327,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 25.859,62 TL'nin 03/10/2016 temerrüt tarihinden (başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 1.766,47 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.737,27 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan 29,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 4,30 -TL vekalet harcı, 1.477,70 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.211,20 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 25.859,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 134,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/11/2025