10. Hukuk Dairesi 2025/13350 E. , 2026/1654 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1022 E., 2025/1952 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/718 E., 2025/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafınd…
10. Hukuk Dairesi 2025/13350 E. , 2026/1654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1022 E., 2025/1952 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/718 E., 2025/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26.11.2014 tarihinden itibaren... Hastanesinde "Veri Giriş Elemanı" olarak çalıştığını, bu çalışması sırasında 02.04.2018 tarihinde; 24 Aralık 2017 tarihli resmi gazete de yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kararnameye eklenen Geçici 23. ve 24. maddeleriyle, kamu kurumların da/mahalli idarelerde, alt işveren şirketler yanında çalışmakta olan işçilerin, kamu kurumlarının sürekli işçi kadrosuna istihdam edilmesi yönünde düzenleme ile kadroya geçişinin yapıldığını, bu kadroya geçişinden önce de kadroya geçişinden sonra da davalı Kuruma bağlı hastanede "Veri Giriş Elemanı" olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı Kuruma bağlı bulunan hastanede 26.11.2014 tarihinde Veri Giriş elamanı olarak işe başlamış olmasına rağmen meslek kodunun sonradan değiştirilerek ve gerçeğe aykırı olarak temizlik görevlisi olarak gösterildiğini, müvekkilinin meslek kodunun gerçeği yansıttığı dönemde de, yansıtmadığı dönemde de hiç bir zaman temizlik görevlisi olarak çalışmadığını, hep veri giriş elamanı olarak çalıştığını, 1 Ağustos 2023 tarihinde haksız olarak veri girişten alınarak, temizlik görevine çekildiğini, müvekkili işçinin (4A'lı) Bilgi İşlem Veri Giriş elamanı olarak 26.11.2014-01.08.2023 tarihleri arasında yapmakta olduğu işlemlerden bazılarının hasta kabul işlemleri, hastalara sıra verme, hastaya yatış verme işlemleri olduğunu beyanla, müvekkilin SGK kodunun "veri giriş kontrol işletmeni" olarak değiştirilmesine karar verilmesini, eski görevine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın, yargı yolunun caiz olmaması dolayısıyla dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının "temizlik görevlisi" olarak sürekli işçi kadrosuna geçirilmesinin bir idari işlem olup, davacının idareden meslek kodunun değiştirilmesini istediğini, kadroya geçiş sırasında yapılan idari işleme yönelik olan davanın sürekli işçi statüsüne geçiş yapıldıktan sonra işveren ile işçi arasında çıkan uyuşmazlık niteliğinde olmadığını, benzer mahiyetteki davaların idari yargıda çözüme bağlandığını, bu nedenle uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğundan dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu işkolunun veri giriş elemanı olarak tespiti ve işkolu kodunun değiştirilmesine yönelik olduğundan, davanın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına karşı açılması gerektiğini, bu nedenle de Bakanlık aleyhine açılan işbu davanın husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, söz konusu dava dava zamanaşımı süresi / hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame olunduğunu, bilindiği üzere personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olanlar, 24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127. maddesi ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. maddesi kapsamında 02.04.2018 tarihi itibariyle sürekli işçi kadrosuna geçirilmişlerdir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23. maddenin 5. fıkrasında; "Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir...." hükmü mevcuttur. 24.12.2017 tarihli ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin; 113. maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na geçici 7. madde, 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye geçici 23., 24. ve 25. maddeler eklenmiştir. Yayımlanan mevzuat kapsamında kamuda taşeron olarak çalışan personelin kadroya geçiş işlemlerinde, sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. davacının söz konusu mevzuat gereği, en son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan ettiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddini savunmuştur. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta Primleri Genel Müdürlüğümüzün 17.06.20 21... 601 sayılı genel yazılarında; 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi gereğince Kanun'un uygulamasına ilişkin işlemlerin Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüldüğünden meslek adı ve kodunun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususu Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, Mahkeme kararı, diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya Kurumca bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan, işveren ve sigortalılardan alman bilgi ve belgeler değerlendirilerek yapılacağı, işverenin, sigortalı ile ilgili geçmişe dönük olarak meslek adı ve kodu değişikliğine dair talepte bulunması halinde, işverenin talebi denetime sevk edilmeksizin işleme alınacak ve 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi kapsamında herhangi bir idari para cezası uygulanmayacağı, sigortalıların meslek adı ve kodu değişikliğine dair talepleri, meslek adı ve kodunun gerçeğe aykırı bildirildiğine dair Kurumumuza yapılan ihbar ve şikâyetler sosyal güvenlik denetmenliğine intikal ettirilecek, yapılacak inceleme neticesinde meslek adı ve kodunun gerçeğe aykırı bildirildiğinin tespiti halinde iş yeri bazında ve her bir beyanname dönemi için, 2020/8 sayılı Genelgenin 2.20. maddesi hükümleri de dikkate alınarak, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi kapsamında idari para cezası uygulanacağı hükümlerinin yer aldığını, ilgili sigortalının ve çalıştığı, Müdürlüğümüzde ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Hastanesi Müdürlüğüne ait Müdürlüğümüze işe iade ve meslek kod değişikliği ile ilgili herhangi bir başvurularının olmadığının tespit edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının meslek kodunun 4132.10 veri giriş elemanı olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temmyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın kadroya geçiş sırsında yapılan idari işleme yönelik olduğunu, idari yargının görevli olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının talebinin meslek kodunun değiştirilmesine yönelik olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, Kuruma başvuru yapılmaksızın dava açılamayacağını, talebi İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, aksi yönde kabulde de müvekkili Kurum aleyhine yargılama gidiri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, meslek kodu bildirim yükümlülüğünün diğer davalı üzerinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meslek kodunun değiştirilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetlerine karşı, Başkan vekili ... ile Üyeler ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 18.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dava, taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, meslek kodunun fiilen yaptığı işe uygun olarak değiştirilmesi ve işveren tarafından yapılan görevlendirmenin iptali ile eski görevine iadesini istemine ilişkindir. Mahkemece davanını kabulüne karar verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde; kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürüleceği hükme bağlanmış olup, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin de geniş anlamda kamu görevlisi oldukları hususu içtihatlarla kabul edilmekle birlikte, bunlar hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmek suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukuku dışında kalan istihdam şekli de benimsenmiş olup, kamuda çalışan işçiler hakkında özel bir yasal düzenleme de öngörülmemiş bulunduğundan, bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur. Bu duruma göre, davalı idare ile davacı arasındaki hukuki ilişki İş Kanunu’na tabi belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşımakta olup, davacının sürekli işçi kadrosuna temizlik görevlisi olarak geçişi yapıldıktan sonra, meslek kodunun fiilen görev yapmış olduğu pozisyonuna uygun hale getirilmesi talebinin reddine yönelik olarak, davalı idarece tesis edilen işlem, davalının yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi mahiyetindedir. İşverenin salt bir kamu kuruluşu olması, statü hukukuna tabi olmayan personel hakkındaki tüm işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu sonucunu doğurmaz. Meslek kodları Türkiye İş Kurumu tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü (...)’nün “Milli meslek sözlüklerinin hazırlanması ve kullanılması” yönündeki önerileri baz alınarak uluslararası mesleki sınıflama sistemi olan ....) ile uyumlu olarak belirlenen meslek unvanların sınıflandırılmasına yarayan kod sistemidir. Söz konusu kod sistemi ulusal iş gücü piyasasında yer alan mesleklere ilişkin verilerin etkin bir şekilde toplanabilmesi ve toplanan bu verilerden yola çıkarak ulusal meslek standartlarının oluşturulması, iş gücü piyasasının meslekler açısından ne şekilde bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesi ve iş gücü piyasasına ilişkin politika üretiminde kullanılmaktadır. İşverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen sigortalı işe giriş bildirgelerinde ve aylık prim ve hizmet belgelerinde meslek kodunun girildiği bölümlere işverenler çalıştırdıkları sigortalı için geçerli olan kodu girilmekte ve sigortalılara ilişkin işverenlerce girilen meslek kodları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt altına alınmaktadır. 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine 15.07.20 16... sayılı Kanunun 51. maddesi ile “ Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenme yapılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu işverenlerce yapılacak başvuru ile hatalı meslek kodu düzeltme işleminin gerçekleştirilebilmekte, fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. İdari para cezalarına itrazlar ise idari yargıda çözümlenmektedir. Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak, hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukukunun uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan re’sen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayan bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamayan idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmekte olup, bir işleme yaptırım uygulanması onun sosyal güvenlik davası olmasını gerektirecek bir sonuç doğurmayacaktır. Bireysel iş hukukunu ilgilendiren davalarda; işçiye çalıştırılan işe uygun ücret ödenmediği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın kadroyu alınırken meslek kodunun hatalı bildirildiği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak vasıfsız işte görevlendirdiği, toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçeler ile yapılan işe uygun meslek kodunun düzeltilmesi talep edilmektedir. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin görevindedir. Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların veya fiili hizmet süresi zammı tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Sosyal Güvenlik Kurumun da davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamının Kuruma prime esas kazanç olarak bildirilmediği, fiili olarak ödenen gerçek ücretin tespiti ile bu ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolayısıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. Fiili hizmet süresi zammına yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan pirim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. 5510 sayılı Kanunda veya başkaca bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamakta olup, sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır. İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemelerinin görevli kılınmış olması, 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile de 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuki uyuşmazlıklara iş mahkemelerinin bakacak olması, somut olayda davacının talebinin fiilen yürüttüğü işe uygun olarak meslek kodunun düzeltilmesi ve buna uygun olarak yaptığı vasıflı işe iadesi olduğu, eksik prime esas kazanç ve hizmet bildirilme, fiili hizmet zammından yararlandırılmama gibi sosyal güvenlik hakkına ilişkin bir uyuşmazlığın da bulunmaması karşısında, Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının da bu nedenle bozulması görüşünde olduğumdan Sayın çoğunluk tarafından verilen onama kararına katılmıyorum.