T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1563 Esas KARAR NO : 2026/393 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/05/2024 NUMARASI : 2023/91 Esas, 2024/453 Karar DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1563 Esas KARAR NO : 2026/393 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/05/2024 NUMARASI : 2023/91 Esas, 2024/453 Karar DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 7326 Sayılı Yapılandırma Kanunu kapsamında Matrah ve Vergi Artırımı Yapılandırmasından faydalandığını, kamu bankalarından ödeme zorunluluğu bulunması nedeniyle davalı bankanın Radar Yenibosna Şubesi'ne yazılı olarak ödeme talimatında bulunduğunu, hesabın müsait olması ve açık bir şekilde yazılı talimat bulunmasına rağmen 30/11/2022 tarihinde ödemelerin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle müvekkilinin matrah artırımından ve vergi artırımından faydalanma hakkını kaybederek bakiye taksitlerin de iptal olduğunu, tüm borcu fuzuli olarak ödemek orunda kaldığını, davalının ihtara rağmen zararı ödemediğini, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasından başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın muhatabının müvekkil banka olmadığını, söz konusu davanın açılmasına sebebiyet veren davacının kendisi olduğunu, davacı tarafın edimlerinin süresinde yerine getirilmemesinde müvekkili bankanın hiçbir kusurunun olmadığını ve bu nedenle zarar ile müvekkil bankanın eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacının müvekkili bankaya yazılı talimat gönderdikten sonra talimatının arkasını takip etmemesinin kabul edilemeyeceğini, zira günümüzde e-posta sisteminin düzgün işlememesi vs. gibi birçok nedenle birtakım işlemlerde gecikmeler, sıkıntılar yaşanabilmekte olduğununu, davacının kendi ihmalkar davranışının, kendi kusurunun sonuçlarına katlanmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini idtemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının 7326 sayılı yasa kapsamında matrah ve vergi artırımı yapılandırmasından faydalandığı, Vergi Dairesi'nce kendisi için düzenlenen ödeme planı doğrultusunda belirlenen günlerde tahakkuk eden vergiyi ödemesinin gerekmekte olduğunu, davalı bankadaki hesabına, 30/11/2021 tarihinde, yapılandırma kapsamındaki vergi ödemelerinin ikinci taksitleri için 3.028,76 TL ve 36.855,45 TL para havalesi yaparak, yazılı olarak ödeme talimatı verdiği, ancak davalı bankanın şubesi tarafından hesabın müsait olması ve açık bir şekilde yazılı talimat bulunmasına rağmen, ödemelerin gerçekleştirilmediği, davacının 7326 sayılı Kanunun 9/6 maddesi uyarınca matrah artırımı ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanma hakkını kaybettiği, bu nedenle zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, alınan bilirkişi raporunda, davacı zararın davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranışına bağlı oluştuğu, davacının 231.157-TL zararının oluştuğunun tespit edildiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; kök rapor ve ek rapor arasında çelişkili ifadeler bulunduğunu, kaldı ki kök raporda müvekkil Bankanın sorumluluğu olmadığı yönünde rapor tanzim edildiğini, davacının var olduğunu iddia ettiği mağduriyetinin müvekkili banka ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davacının müvekkil bankaya e posta yolu ile talimat göndermesinin, onu sorumluluktan kurtarmayacağını, mahkemece çelişkilerin giderilmesini teminen dosyanın başkaca bilirkişilere tevdi edilerek konuya açıklık getirmesi gerekirken, mahkemece ilgili kurumlardan gerekli yazı cevapları alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin geçmişten tahakkuk etmiş ve ödenmemiş vergi borçları için değil, 2016-2020 yılları arasındaki geçmişe dönük vergi incelemesinden kurtulmak amacıyla, 7236 sayılı yasa uyarınca matrah artırım yoluna giderek taksitlendirme yaptığı, ikinci taksitin son ödeme günü olan 30/11/2021 tarihinde saat: 09:50’de davalı bankaya talimat verdiği, ancak davacının hesabında para olmasına rağmen, davalı bankanın talimatı yerine getirmediği, bu nedenle davacının ilgili yasa uyarınca geçmişe yönelik inceleme yapılmamasına ilişkin imtiyazdan yararlanma hakkını kaybettiği, buna rağmen kendisine herhangi bir fayda sağlamayan matrah artırımı sonucu tahakkuk eden ödemeyi yapmak zorunda kaldığı, oluşan bu zararın davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklandığı, bilirkişi kök raporunda taksitli ödeme veya peşin ödeme halinde davacının ödeyeceği ana para tutarında değişiklik olmayacağı noktasından hareketle davacının zararının doğmayacağı belirtilmişse de, davacının 7236 sayılı yasadan faydalanmak için matrah artırımı yoluna gitmesine rağmen, söz konusu taksitin zamanında ödenmemesi nedeniyle hem artırdığı vergiyi ödediğinin, hem de davacının yasanın kendisine tanıdığı imtiyazdan faydalanamadığının tespit edildiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 15.790,33 TL harçtan, peşin alınan 3.947,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.842,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026