5. Hukuk Dairesi 2016/27213 E. , 2018/6228 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçele…
**5. Hukuk Dairesi 2016/27213 E. , 2018/6228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; Dosyadaki bilgi ve kanıtlar, Belediye Başkanlığı yazısı ve aynı amaçla kamulaştırılan ve dava konusu ... ilçesi, ... mahallesi, 762 parsel sayılı taşınmaz ile benzer konumda bulunan 306 parsel sayılı taşınmazın arazi niteliğinde değerlendirildiği, bu niteliğinin de Dairemiz denetiminden geçerek onandığı nazara alındığında dava konusu taşınmaz arazi niteliğindedir. Bu nedenle; bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı idare vekilinin temyiz istemine gelince, Arazi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre o yörede ekimi yapılabilecek mutad ürünler esas alınıp, taşınmazın konumu ve niteliğine göre, Kamulaştırma Kanununun 11/1-ı bendi uyarınca objektif değer arttırıcı unsurlar da dikkate alınarak değer biçilmesi gerekirken, taşınmaza arsa değeri biçen geçersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.