(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/3066 E. , 2013/7582 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2008 yılında yapılan kadastro sırasında .... Köyü 102 ada 794 nolu 1451,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla …
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/3066 E. , 2013/7582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2008 yılında yapılan kadastro sırasında .... Köyü 102 ada 794 nolu 1451,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, kayalık ve çalılık nitelikli yerlerden olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır. Mahkemece, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, davalı yararına zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın imar ve ihya çalışmasının yapılmadığı, üzerinde harnup, zeytin ağaçları ile limon ve yenidünya bulunduğu, imar ihya edilmeden ağaçların topraklı alanlara dikildiği ve kadim tarım arazisi olduğu belirtilmiş, keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ile tanık da aynı şekilde taşınmazın taşlık kısımlarının arasına ağaçların dikildiğini bildirmişlerdir. Ancak, dosyada bulunan orman bilirkişi raporuna ekli 1990 tarihli memleket haritasında taşınmazın, yeşil renkli çalılık rumuzlu alanda kaldığı görülmektedir. Bu nedenle, ziraat bilirkişi raporu ve yerel bilirkişi beyanları ile orman bilirkişi raporu çelişmektedir. Mahkemece bu çelişkiler giderilmediği gibi 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalı ... (murisleri) yönünden tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya, çelişkili raporlara dayalı hüküm kurulamaz.