1. Hukuk Dairesi 2016/17611 E. , 2017/7072 K. "" MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR : ... V.D. DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bedel is…
**1. Hukuk Dairesi 2016/17611 E. , 2017/7072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR : ... V.D. DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bedel isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan ... ...’ın kayden maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazı torunu olan davalıların murisi ... ... ’a satış suretiyle temlik ettiğini, taşınmazın davalılara intikalinden sonra davalılar tarafından dava dışı ... A.Ş’ye satış suretiyle devredildiğini, mirasbırakanın yaptığı işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek, 5.000-TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, satış işleminin gerçek olduğunu, mirasbırakanın sağlığında mal varlığını mirasçıları arasında taksim ettiğini, taksim karşılığı bedel de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmazın kök mirasbırakan ... ... adına kayıtlı iken 14.03.1995 tarihinde torunu olan davalıların mirasbırakanı ... ...’a satış suretiyle temlik ettiği, ...’in 24.10.1997 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak kalan davalı eşi ... ile davalı kızları ... ... ... ’nin adlarına intikal eden taşınmazı 28.05.2010 tarihinde satış suretiyle dava dışı ... ... Çimento isimli şirkete devrettikleri anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.