2. Hukuk Dairesi 2015/25648 E. , 2016/609 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddi tazminat ve nafakalar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup g…
**2. Hukuk Dairesi 2015/25648 E. , 2016/609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddi tazminat ve nafakalar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı kadın temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalı-davacı kadının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davalı-davacı kadının, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından davalı-davacı kadının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre kadının tüm, erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 3-Dosya kapsamından 30.04.2014 tarihli ilk hükümde kadın yararına hükmün kesinleşme tarihine kadar 450 TL tedbir nafakası verildiği, boşanma hükmünün 21.05.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kadının iş bu dava dosyası ile birleştirilen davası münhasıran yoksulluk nafakasına ilişkin olup, talep olmadığı halde hükmün kesinleşme tarihine kadar tedbir nafakasının 700 TL'ye çıkarılması doğru görülmemiştir. Ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilmesi gerekmiştir (HUMK. md. 438/7).