3. Hukuk Dairesi 2010/23265 E. , 2011/1408 K. MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; Aynı yaşamakta haklılık iddiasına dayalı olarak kendisi için 1.600 TL müşterek çocukları ... …
**3. Hukuk Dairesi 2010/23265 E. , 2011/1408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; Aynı yaşamakta haklılık iddiasına dayalı olarak kendisi için 1.600 TL müşterek çocukları ... için 800 TL tedbir nafakası hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece; davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekiline temyiz edilmiştir. TMK.nun 107.maddesine göre aynı yaşamda haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebilir. Tedbir nafakasının niteliğine, yasal düzenleme gereği davalı (koca) birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK. 186/3) davacı kadının belirli bir gelirinin bulunması davalıya (kocaya) ortak giderlere (kira, yakıt, elektrik, vs. telefon parası vs.) katılma yükümlülüğünden tamamın kurtarmaz. Bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir. Somut olayda, davalı tanıkların beyanları ve tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi davalı (koca) kendi kusurlu hareketleriyle müşterek haneyi terkettiği, tarafların ayrı yaşadıkları, davacı (kadın)nın ayrı yaşamak hakkı olduğu, yukarıda açıklanan ilkelere göre ayrı yaşamda haklı olan davacı (kadın) için hakkaniyete uygun bir miktar tedbir nafakası hükmolunması gerekirken davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.