12. Ceza Dairesi 2015/425 E. , 2015/10022 K. Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar : Kasten yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlal Kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre…
**12. Ceza Dairesi 2015/425 E. , 2015/10022 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar : Kasten yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlal Kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık..., koğuş arkadaşı olan mağdur ... ...Adliyesinde duruşmada bulunduğu ve koğuşta olmadığı sırada, mağdurun dolabını açarak, dolaptaki mağdurun ailesinin görüntülendiği fotoğrafları alıp, diğer hükümlülere gösterdiği ve mağdurun kuruma dönüşünde bu nedenle sanıkla aralarında çıkan tartışma esnasında sanığın mağdurun yüzüne vurarak onu darp ettiği iddialarına konu olayda, Mağdurun, 03.05.2013 tarihinde gerçekleştiğini ifade ettiği olayla ilgili olarak 10 gün sonra şikayette bulunduğu nazara alındığında, iddia ettiği olayın var olması muhtemel maddi delillerinin kaybına kendisi sebep olduğu, sanığın, mağdur ve aleyhine beyanda bulunan tanıklarla aralarında önceye dayalı husumet bulunduğunu ifade ederek, suçlamaları kabul etmediği, mağdurun iddialarını doğrulayan tanıklarla sanık arasında önceye dayalı husumet bulunduğu gerek taraflar arasındaki dava dosyalarına ilişkin karar örneklerinden gerek tanıkların beyanlarından anlaşıldığı gibi, tanıkların anlatımının ifşa edildiği iddia olunan fotoğraflarla ilgili yeterli ayrıntı içermediği ve mağdurun yaralandığına dair doktor raporu da bulunmadığı, sanıkla husumeti bulunan tanıkların taraflı ve soyut anlatımları dışında, dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- Mağdura ait olup, mağdurun ailesinin görüntülendiği fotoğrafların, fotoğraflarda görüntülenen kişilerden bağımsız olarak, fotoğrafların sahibinin mağdur olması nedeniyle mağdurun özel hayatı kapsamında yer aldığının kabul edilmesi karşısında, sanığın, mağdurun özel hayatına ilişkin fotoğraflarını diğer hükümlülere göstermesi şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin TCK'nın 134/2. maddesinde tanımlanan görüntünün ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK'nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi, 2- Tekerrüre esas alınan...Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2011 tarihinde kesinleşen, 2008/22 esas, 2009/150 sayılı kararında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de; 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesinde, “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü gereğince tekerrüre esas alınacak miktarın infaz aşamasında belirlenebilecek olmasından dolayı bu husus bozma nedeni yapılmamış; sanığın tekerrüre esas alınan...Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararında, TCK'nın 58. maddesinin uygulanması karşısında, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında, koşulları oluştuğu halde, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, 3- Sanık hakkında kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile ilgili olarak ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.