2. Hukuk Dairesi 2016/24110 E. , 2018/10319 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, asıl davanın kabulü, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadak…
**2. Hukuk Dairesi 2016/24110 E. , 2018/10319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, asıl davanın kabulü, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenilen "Güven Sarsıcı Davranış" vakıasına davalı-davacı kadın tarafından dayanılmadığı, dayanılmayan vakıaların diğer eşe kusur olarak yüklenemeyeceği, mahkemece davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenilen "Fazla Harcamalarda Bulunduğu" vakıasının ispat edilemediğinin, ayrıca kadının erkeğin fiziksel şiddeti karşısında, kendisini korumak maksadıyla, eşini itmiş olmasının tepkisel bir hareket olduğunun kabul edilmesinde zorunluluk olduğunun, tepki niteliğindeki bu davranış nedeniyle kadına kusur yüklenemeyeceğinin, ancak mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin diğer kusurlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlar yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır.Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocukların ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakaları miktarı azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.