11. Ceza Dairesi 2020/2840 E. , 2020/7144 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, defter - belge gizlemek HÜKÜM : Mahkumiyet I-Sanıklar ... ve ... haklarında “defter-belge gizleme“ suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde: 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesine göre verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca “itiraz“ kanun y…
**11. Ceza Dairesi 2020/2840 E. , 2020/7144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, defter - belge gizlemek HÜKÜM : Mahkumiyet I-Sanıklar ... ve ... haklarında “defter-belge gizleme“ suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde: 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesine göre verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca “itiraz“ kanun yoluna tabi olduğu, katılan vekilinin itirazı üzerine merciince bir karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın bu yönlerden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II-Sanık ... hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde: Sanığın yüzüne karşı 28/04/2015 tarihinde tefhim edilen hükmün, CMUK'nin 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 13/08/2015 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, yasal süresinden sonra yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, III-Sanık ... hakkında “2006, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde: Sanık ... hakkında, ...‘nın 14/02/2013 tarihli ve 2013/38 sayılı mütalaasına aykırı olarak, “2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan da kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, bu suç yönünden zamanaşımı da dikkate alınarak mahallinde ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanığın “2006, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; her takvim yılında işlenen eylemlerin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda sahte faturalar düzenlenmesi halinde, eylemlerin bir bütün halinde zincirleme şekilde sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri, zincirleme olarak işlenmiş tek suç kabul edilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan hükmün ONANMASINA,