8. Ceza Dairesi 2020/248 E. , 2020/20219 K. "" Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/04/2019 tarihli ve 2019/8380 soruşturma, 2019/5552 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Malatya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/04/2019 tarihli ve 2019/1697 değişik iş sayılı kararını kapsayan takım evrak incelendi. 5…
**8. Ceza Dairesi 2020/248 E. , 2020/20219 K.** **"İçtihat Metni"** Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/04/2019 tarihli ve 2019/8380 soruşturma, 2019/5552 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Malatya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/04/2019 tarihli ve 2019/1697 değişik iş sayılı kararını kapsayan takım evrak incelendi. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müştekinin alınan ifadesine göre, olay günü çevre yolu üzerinde aracı ile seyir halinde olan müştekinin yan yola geçmek için yavaşlayıp sağa sinyal vermesi üzerine, arka tarafta aracı ile seyir halinde olan şüphelinin bir kaç kez selektör yaptığı, müştekinin aracıyla hızlanmasına rağmen şüphelinin müştekinin aracını takip etmeye başladığı, takip edildiğini anlayan müştekinin ise tali ve yan yollara girdiği ancak şüphelinin ısrarla takibini sürdürerek yol kesmek suretiyle müştekinin aracının durdurduktan sonra el kol hareketleri yaparak aracından indiği ve müştekiye ait araca yumruk ile vurması üzerine hemen aracı ile yola devam eden müştekiyi tekrar takip ederek bu defa da aracı ile arkasından çarparak kazaya sebebiyet verdiği; şüphelinin alınan ifadesinde ise olayın oluşuna ilişkin müştekinin ifadesini doğrular nitelikte beyan verdiği, ancak beyanında müştekinin kendisine el kol hareketi yaparak hakaret ettiğinden dolayı konuşmak için aracını durdurmasını istediğini savunduğu anlaşılmakla; şüphelinin söz konusu aracını takip ettiği ve aracı ilk kez durdurmasından sonra müştekinin yola devam etmesi üzerine takibe devam ederek arkasından çarparak kazaya sebebiyet verdiği hususunun tarafların da kabulünde olduğu, dolayısıyla şüphelinin seyir halindeki bir aracın önünü kesmek suretiyle durdurması, ısrarla takibine devam etmesi ve nihayetinde araca çarpması suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, diğer taraftan sanığın