11. Ceza Dairesi 2013/2693 E. , 2014/20516 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : 1) 2001 yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları nedeniyle açılan kamu davaları için: 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine 2) 2002 yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları nedeniyle açılan kamu davaları için: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi,
**11. Ceza Dairesi 2013/2693 E. , 2014/20516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : 1) 2001 yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları nedeniyle açılan kamu davaları için: 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine 2) 2002 yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları nedeniyle açılan kamu davaları için: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 765 sayılı TCK'nun 59. maddesi, 647 sayılı Yasanın 6. maddesi, 765 sayılı TCK'nun 94. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. Cezanın ertelenmesine. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. 3) 2003 yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları nedeniyle açılan kamu davaları için: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1. maddesi, 765 sayılı TCK'nun 59. maddesi, 647 sayılı Yasanın 6. maddesi, 765 sayılı TCK'nun 94. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. Cezanın ertelenmesine. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. 4) Defter ve belgeleri gizlemek suçu nedeniyle açılan kamu davası için: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesi, 5237 sayılı TCK'nun 62, 51. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. Cezanın ertelenmesine. Hükmolunan cezaların türü ve süresine göre şikayetçi şirket vekilinin duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Şikayetçi şirket vekilinin 26.02.2010 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden sanık hakkında “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçları ile “defter ve belgeleri ibraz etmemek” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini, sanık müdafiinin ise sanık hakkındaki mahkumiyet kararlarını temyiz ettiği, “2001 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair karara yönelik sanık müdafii ve şikayetçi şirket vekilinin herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçları ile “defter ve belgeleri ibraz etmemek” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine hasren yapılan incelemede: I- Şikayetçi şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığa yüklenen “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçları ile “defter ve belgeleri gizlemek” suçundan şikayetçi Evren Dakro Kaplama Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin doğrudan zarar görmediği, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği cihetle, şikayetçi şirket adına hazine vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Sanık müdafiinin “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçlarından sanığın mahkumiyetine dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: Sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.03.2007 tarih ve 2007/2211 Esas sayılı iddianamesi ile vergi dairesi mütalaası ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak "2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek”; "2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçlarından kamu davası açıldığı, her takvim yılında işlenen sahte fatura düzenlemek ile kullanmak eylemlerinin her bir takvim yılı için birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu, aynı takvim yılında farklı kişi ve kurumlar tarafından değişik zamanlarda düzenlenen faturaların kullanılması veya birden fazla fatura düzenlenmesi halinde teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden “sahte fatura düzenlemek” ve “sahte fatura kullanmak” fiililerinin tek suç kabulüyle teselsül hükümleri uygulanmaksızın her bir takvim yılına ilişkin yazılı şekilde tek hüküm kurulması yasaya aykırı ise de zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının; suçun işlendiği 25.04.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine, mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı ve yüklenen “2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçları suçu yönünden ise, suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Yasanın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanık müdafiinin “defter ve belge ibraz etmemek” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi fiili ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği de gözetilerek, hükmolunan cezası ertelenen ve hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanan sanık hakkında hükümden önce 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması, 2- Sanığa yüklenen suçtan zarar görmeyen ve kamu davasına katılma hakkı da bulunmayan şikayetçi şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.