davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıların daha önce iş sözleşmesi ile davacı nezdinde çalıştıklarını, iş sözleşmesi ile rekabet etmeme konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşma uyarınca iş sözleşmesi süresince ve sözleşmenin feshinden sonraki 1 yıllık süre boyunca davalıların, aynı konuda ve aynı işi yapan bir şirket
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, 20.12.2018 tarihli gümrük çıkış beyannamesi ile davalı imalatçı-ihracatçı şirkete ait ... sayı 02.11.2017 tarihli Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında davalı şirketin üretip ihraç ettiği ... marka, 39782,4 kg, beher 160 gr, ayçiçek yağda 5180 kap, 39782,4 kg ... Konserve ürününü Libya ülkesinde mukim ... - Libya şirketine navlun bedeli dahil olmak üzere ... sıra nolu 19.12.2018 tarihli 198.912,00 USD tutar ile satılması işini aracı ihracatçı olarak üstlendiğini, davalı şirket tarafından davacı müvekkil şirkete ihraç edilme kayıtlı kesilen fatura ile Libya'ya gönderilen ürün, alıcı ülke Libya gümrüğü tarafından, "izin verilen ağırlığın altında olması ve bileşiğinde mevcut olan tuz çözeltisinin izin verilen oranın üzerinde olması" dolayısıyla Libya ülkesi tarafından iade edilmiş ve ihracat işlemi tamamlanamadığını, davacı müvekkil, daha önce defalarca davalının ürettiği bu ürünlerin Libya ülkesine ihracını sağlamış ve hiçbir sorun yaşanmadığını, ancak bu ihracatı gerçekleştirememesi nedeniyle Libya'daki alıcı şirket nezdinde ciddi itibar ve kar kaybı yaşadığını, taleplere konu ihracat girişiminde davalı tarafından üretilen mallar, ulusal ve uluslararası gıda standartlarına uygun olmadığından ihracat işlemi tamamlanmadığını, bu yüzden malın ülkeye tekrar ithali ve üretici firmaya ulaştırılması için masraflar yapılması gerektiğini, durum davalı şirkete bildirildiğinde davalı hiçbir itirazda bulunmadığını, üründeki ayıbı kabul ederek "yeni ürün üretilip firmanıza verileceğinden, tüm ürünü geri alıp ithalatı ve gümrüğü bitmiş olarak ... fabrikasına teslim etmeniz gerekmektedir.." şeklinde kabul beyanında bulunduğunu, böylece ürünlerin alıcı ülke tarafından standartlara aykırı olması sonucu iade edilmesi sebebiyle, ürünlerin tekrar ihraç edilemeyecek olmasından dolayı dahilde işleme rejimine istinaden ülke içine davalının dahilde işleme belgesine istinaden tekrar ithali gerektiğini, ürün, İzmir Gümrük Müdürlüğü, Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü, Ticaret Bakanlığı Marmara Bölge Müdürlüğü ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce yapılan yazışmalar ve alınan izinler neticesinde 14.06.2019'da İzmir gümrüğüne gelen malın muayenelerini yaptırdığını, 18.07.2019 tarihinde İzmir de antrepoya konulan mallar 24 ve 25 Aralık 2019 tarihinde ithalat ve gümrük işlemleri bitmiş olarak 30.12.2019 tarihinde davacı müvekkil tarafından davalı şirkete kesilen irsaliyeli iade faturası ile davalıya teslim edildiğini, davacı şirket bu süreçte; ekli listede tarih, belge numarası, ödeme yapılan firmalar ve ayrıntıları belirtildiği üzere; ürünün muayenesi, kapı çıkış ücreti, ardiye masrafı, demuraj bedeli, Libya-İzmir arası navlun bedeli, transit hizmeti, gümrükleme iade alımı, antrepo nakliye bedeli, İzmir-Çanakkale arası nakliye iade masrafı olarak 14.488,84 USD ve 73.785,67 TL harcadığını, malın Libya dan geri getirilmesi için müvekkil şirket tarafından yapılan bu masraflar davalı şirketten talep edildiğinde yapılan ticaret içinde bunların halledileceği söylenerek uzun zaman oyalandığını, müvekkil de davalı şirketin tanınırlığına, güvenilirliliğine ve ticaretlerinin devam ediyor oluşuna itimat ederek bu masrafların ödenmesini uzun zaman beklemiştir. Verilen sözler yerine getirilmediğinden arabuluculuk yolu ile çözülebileceği düşünülmüş, arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını, müvekkil şirketin aracı ihracat firması olduğunu, davalı ... San A.Ş. ise Dardanel markası ile Türkiye'de konserve balık üretiminde birinci sırada üretim yapan ve dünyanın çeşitli ülkelerine ürün gönderen, tanınmış marka sahibi bir üretici olduğunu, davalı, ürünlerini "Türkiye'nin Balık Uzmanı" sloganı ile tüketiciye sunmakta ve sadece Türkiye'de değil, dünyanın çok sayıda ülkesinde güven oluşturarak ciddi bir pazara sahip olduğunu, davalının alanında öncü bir üretici-ihracatçı olarak kendisinden beklenenin aksine ağır kusuru ile, ürettiği ürünün ulusal ve uluslararası gıda kodekslerine aykırı olması, akabinde durumu kabul etmek sureti ile ürünü derhal iade alarak yerine yeni ürün üretmesi zaten davacı müvekkilin taleplerindeki haklılığını ortaya koymakta olduğunu, davalının da kabul ettiği üzere ağır kusuru sonucu, ihracatın tamamlanamaması sebebi ile oluşan 14.488,84 USD ve 73.785,67 TL zararımızın davalıdan faizi ile tahsilini, arabuluculuk sürecine dair maktu vekalet ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, Libya'ya ton balığı ihracatı yapmak amacıyla müvekkil şirket ile irtibat kurarak, müvekkil şirketten ton balığı üretimi yapmasını talep ettiğini, müvekkil şirket de kendisine verilen siparişe, davacı yanca onaylanmış ekli Proforma Faturaya uygun şekilde ton balığı üretimini yapmış, davacı firmaya da fatura karşılığında satışını yaparak ürünleri teslim ettiğini, davacı yanca sunulan gümrük çıkış beyannameleri ve satış faturalarında da görüleceği üzere; davacı firma iddia edildiği gibi aracı ihracatçı değil sadece ihracatçı bir firma olup müvekkil şirket de imalatçı olduğunu, ürünlerin izin verilen ağırlığın altında, bileşiğinde mevcut olan tuz çözeltinin ise izin verilen oran üzerinde olduğu gerekçesiyle Libya tarafından ürünlerin ülkeye girişi için izin verilmemiş ise de müvekkil şirket, davacı yanca kendisine bildirilen özelliklere uygun şekilde üretim yapmış, davacı yanca gerekli kontroller de yapıldıktan sonra mallar kabul edilmiş, ödemesi yapılmış ve ürünler teslim alındığını, bu bağlamda davacı yanın, müvekkilin ağır kusurlu olduğuna yönelik iddialarının kabulü mümkün olmadığını, ürünlerin Libya tarafından ülkeye girişine izin verilmemesi sebebiyle davacı firma tarafından yeni ürün talep edilmesi üzerine müvekkil şirket, iyiniyetli olarak ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamlılığı açısından yeni ürün üretimine olumlu cevap vermiş ancak bunun için ürünlerin kendisine iade ve tesliminin sağlanması gerektiğini belirttiğini, davacı yan müvekkilin bu davranışını, kusurun kabulü olarak yorumlamakta ise de ürünlerin Libya tarafından ülkeye giriş izni verilmemesi müvekkilin değil; davacının kusurundan kaynaklanmakta olduğunu, davacı yan müvekkil şirkete tuz ve/veya ağırlık konusunda ve/veya Libya'ya ihracat ile ilgili özellikli bir uyarıda bulunmamış, müvekkil şirket de davacının siparişine uygun şekilde üretim yaptığını, Libya tarafından ürünlerin ülkeye giriş izni verilmemesi sebebiyle ihracatın tamamlanamaması üzerine davacının yaşadığı olumsuzluğun çözümü olarak da davacının yeni ürün üretilmesi talebine olumlu cevap verildiğini, kusurlu olan taraf davacı iken, yeni ürün üretilmesine ilişkin davacı talebinin kabulünün, kusurun müvekkil tarafından kabulü şeklinde yorumlanarak müvekkilden alacak talep edilmesi kabul edilemeyeceğini, davacının işbu davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.