5. Ceza Dairesi 2008/9196 E. , 2010/7859 K. Zorla ırza geçmek, kaçırıp alıkoymak ve bu suçlara iştirak ile tehdit suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda her üç sanığın ırza geçmek ve buna iştirak eylemleri rızaen cinsi münasebette bulunma ve bu suça yardım vasfında kabul edilerek kamu davasının şikayet yokluğundan düşürülmesine, rızaen kaçırıp alıkoyma suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına ve ayrıca sanık ...'ın tehdit suçundan beraetine…
**5. Ceza Dairesi 2008/9196 E. , 2010/7859 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla ırza geçmek, kaçırıp alıkoymak ve bu suçlara iştirak ile tehdit suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda her üç sanığın ırza geçmek ve buna iştirak eylemleri rızaen cinsi münasebette bulunma ve bu suça yardım vasfında kabul edilerek kamu davasının şikayet yokluğundan düşürülmesine, rızaen kaçırıp alıkoyma suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına ve ayrıca sanık ...'ın tehdit suçundan beraetine dair, Uşak Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.02.2007 gün ve 2005/139 Esas, 2007/37 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraet hükmünün temyizen incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar hakkında reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma ve bunlara iştirak suçundan kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde; Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin "kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez" hükmü karşısında 18 yaş içindeki mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoydukları kabul edilen sanıkların aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışlarından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. maddesi dikkate alınarak sanıkların kaçırıp alıkoyma suçundan beraetleri yerine yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Sanıkların oluşa uygun kabul edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun takibi şikayete bağlı 5237 sayılı Yasanın 104/1. maddesine temas ettiği, kollukta eylemin rızasıyla gerçekleştiğini belirten mağdurenin şikayetçi olmadığı yönünde açık bir beyanının bulunmadığı, sonraki ifadelerinde ise şikayetçi olduğu gözetilerek ve 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte suçun aleyhe olan bu düzenlemeden önce işlendiği bu itibarla TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, CMK.nun 253 ve 254. maddelerine uygun biçimde uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.