(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/16140 E. , 2008/1771 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ- ... KTK. Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyün…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/16140 E. , 2008/1771 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ- ... KTK. Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan yaklaşık 10.000 m2 taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 02.05.2007 tarihli raporda (A) işaretli 7159 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1952 yılında yapılmış kesinleşmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman olmadığı ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde aranan imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme hükme yeterli değildir. Dava dilekçesinde tescil davasına konu taşınmazın davacı tarafından asliye hukuk mahkemesinin 1996/221-1998/7 sayılı tescil kararı ile davacı adına tescil edilen 1512 sayılı parsel ile bir bütün olarak kullandığını iddia etmiş, zilyetlik tanıkları da bu iddiayı doğrulamışlarsa da 1512 sayılı parselin hüküm dosyasına ait 13.03.1996 tarihli dava dilekçesinde tescil davasına konu taşınmazın (1512 sayılı parselin) sınırları D: ... , B: ... , K: yol, G:... olarak yazılmış davacıya ait bir yer bulunduğu belirtilmemiş, o dosyanın keşfi sırasında 1512 parselin güneyi ... tarlası olarak açıklanmış, davacının kullanımında olan bir yerden sözedilmemiştir. 26.04.2007 tarihli keşifte tutanağa geçirilen mahkeme gözleminde çekişmeli taşınmazın taşlık, ... yapıda, yabani otlarla kaplı bir yer olduğu belirtilmiş, keşif sırasında çekilen fotoğraflar da mahkeme gözlemini doğrulamıştır. Keşifte yerel bilirkişi dinlenmemiş, hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında kadastro paftası üzerine aplike edilmeden taşınmazın yeri gelişigüzel işaretlenmiş, komşu parsel tesbit tutanaklarının tamamı getirtilmemiştir.