TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR YÜCEL ÇELİK BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/37359) Karar Tarihi: 25/2/2021 Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : Yücel ÇELİK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, hükümlünün üç kişilik ziyaretçi listesi oluşturma ta lebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkın
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR YÜCEL ÇELİK BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/37359) Karar Tarihi: 25/2/2021 Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : Yücel ÇELİK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, hükümlünün üç kişilik ziyaretçi listesi oluşturma ta lebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğ i iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 17/12/2018 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. 6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: 8. Başvurucu, muhtelif suçlardan hükümlü olarak Kayseri 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) kalmaktadır. Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 39. Başvurucuya ailesi, yasal temsilcisi ve üçüncü dereceye kadar kan ve kayı n hısımlarının yanı sıra bu kişilerin dışında kendisinin belirley eceği üç kişi tarafından ziyaret edilme hakkı tanınmış; başvurucu İnfaz Kurumuna geldiği sırada ziyaretçi ismi bildirmemiştir. 10. Başvurucu 20/11/2018 tarihinde İnfaz Kurumuna başvurarak bel irlediği üç kişinin ziyaretçi listesine eklenmesini talep etmiştir. İnfaz K urumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı 23/11/2018 tarihinde talebin reddine karar vermiştir . Kararda ilgili mevzua t hükümleri hatırlatıldıktan sonra, başvurucuya ziyaret listesini düzenlemesi hususunun 6/11/2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen başvurucunun altmı ş günlük yasal süre geçtikten sonra 20/11/2018 tarihinde talepte bulunduğu belirtil miştir. 11. Başvurucunun anılan karara itirazını, Kayseri 1. İnfaz Hâkim liği 29/11/2018 tarihli kararıyla reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; ziyaretçi listesinin İnfaz Kurumuna kabulden itibaren altmış gün içinde Kuruma bildirilmesi gerekti ği hususunun başvurucuya 6/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, başvurucunun ise ziyaretçi listesini altmış günlük yasal süre geçtikten sonra verdiği vurgulanarak itiraza konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu ifade edilmiştir. 12. Başvurucunun anılan karar itirazını, Kayseri 1. Ağır Ceza Ma hkemesi 7/12/2018 tarihinde İnfaz Hâkimliği kararının usul ve kanuna uy gun olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. 13. Nihai karar karar, başvurucuya 14/12/2018 tarihinde tebliğ e dilmiştir. 14. Başvurucu 17/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştu r. IV. İLGİLİ HUKUK15. İlgili hukuk için bkz. Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, 18-25, 34-37; Ethem Zariç , B. No: 2014/4137, 9/11/2017, 15-18; Mehmet Sevik, B. No: 2017/24068, 18/7/2018, 14, 15) V. İNCELEME VE GEREKÇE16. Mahkemenin 25/2/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Adli Yardım Talebi Yönünden 17. Başvurucu, yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğ unu belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. 18. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ö lçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğ u anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 4B. Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü19. Başvurucu; daha önce kaldığı ceza infaz kurumunda ziyaretçi listesinin mevcut olduğunu, nakledildiği İnfaz Kurumuna geldiğinde bu listedeki i simleri değiştirme k istemediği için yeni liste vermediğini belirtmiştir. Ancak yeni geldiği İnfaz Kurumunda eski ziyaretçi listesi sisteme kayıtlı olmasına rağmen uygulamada ak saklıklar olabildiğini, bu nedenle mağdur olmamak için yeni bir liste verdiğini, mevzuatta belirtilen sürenin geçtiği gerekçesiyle talebinin reddedilmesinin hakkaniyete uygun olmadı ğını belirtmiştir. Ziyaretçi listesinin reddi nedeniyle dış dünya ile iletişim kurmasının en gellendiğini vurgulayan başvurucu haberleşme hürriyeti ile adil yargılanma hakkının ihl al edildiğini ileri sürmüştür. 20. Bakanlık görüşünde; müdahalenin kanuni dayanağının ve meşru amacının olduğu tespitleri yapıldıktan sonra başvurucunun İnfaz Kurumuna geldikten bir yıl sonra ziyaretçi listesini verdiği, ziyaretçi listesini değiştirme tal ebini hangi zorunlu ihtiyaca dayandırdığını gerek idareye gerek de yargısal mercilere yeterl i gerekçelerle sunmadığı belirtilmiştir. Demokratik bir toplumda güvenliğin ve disiplini n sağlanması amacıyla ceza infaz kurumlarına gelebilecek ziyaretçi sayısının sınırlandırıl masının mümkün olduğu, disiplini bozacak faaliyetleri önlemeye yönelik hukuki düzenlem eler olmadan bir ceza infaz kurumunda düzenin sağlanamayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca başvuru cunun hak ihlaline ilişkin itirazlarının yargı makamlarınca incelendiği, ilgili ve yeterli gerekçeler sunulara k reddedildiği ifade edilmiştir. 21. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanında; İnfaz Kurumuna nakledildikte n sonra bir yıl boyunca ziyaretçilerinin gelemediğini, bu nedenle ziyaretçi listesini değiştirmek istediğini, Bakanlığın Anayasa Mahkemesinin içtihatlarını görme zden geldiğini, mevzuatta belirtilen altmış günlük sürenin hak düşürücü süre olmadığını b elirtmiştir. 2. Değerlendirme22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucunun ziyaretçi lis tesi oluşturma isteminin reddedilmesi nedeniyle görüşme hakkının kısıtlandığı ve bu suretle dış dünya ile sağlıklı bir ilişki kurmasının engellendiği yolundaki iddiası A nayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmiştir ( Mehmet Zahit Şahin, 28, Yasemin Kaymakl ı, B. No:2016/4898,12/9/2019, 19, Mehmet Sevik, 23). a. Kabul Edilebilirlik Yönünden23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel haya ta saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar ver ilmesi gerekir. b. Esas Yönünden24. Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Herkes, özel hayat ına ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ve aile hayat ının gizliliğine dokunulamaz." Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 525. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların öz el ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ail esi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır ( Mehmet Zahit Şahin, 36). 26. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekme ktedir. Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile özel hayata ve aile ha yatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir denge sağlanmalıdır. Ancak ceza infaz k urumunda bulunmanın doğa l sonucu olarak idarenin tutuklu ve hükümlülerin özel ve aile hay atına müdahale konusunda takdir yetkisinin daha geniş olduğu gözetilmelidir ( Mehmet Zahit Şahin, 37). i. Müdahalenin Varlığı 27. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği kararlarında, ceza infaz kurumlarınd a ziyaretçi listesinde değişiklik yapılması talebinin reddi neden iyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasını incelemiştir. Anayasa Mahkemesi ziyare tçi listesinde değişikli k yapılması talebinin reddedilmesinin infaz kurumunda bulunan baş vurucunun dış dünya ile iletişim kurması ve sosyal ilişkilerinin sınırlandırılması yönü nde etkiler doğurması nedeniyle özel hayata saygı hakkına müdahale edeceği sonucuna varmıştır ( Mehmet Zahit Şahin, 42; Yasemin Kaymakl ı, 25; Mehmet Sevik, 26). ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı 28. Anılan müdahale Anayasa nın 13. maddesinde belirtilen koşul lara uygun olmadığı müddetçe Anayasa nın 20. maddesini ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun d üşen kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma, demokratik toplum düzeninin gerek lerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığ ının belirlenmesi gerekir. (1) Kanunilik 29. Başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma talebinin reddi işl emine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğu değerlendirilmiştir ( Mehmet Zahit Şahin, 47-56; Yasemin Kaymakl ı, 27; Mehmet Sevik, 29). (2) Meşru Amaç30. Müdahalenin kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi genel amacı çerçevesinde ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplinin s ağlanması şeklinde meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır ( Mehmet Zahit Şahin, 57; Yasemin Kaymakl ı, 28; Mehmet Sevik, 30). (3) Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülül ük (a) Genel İlkeler31. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların öz el ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 6bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ail esi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır ( Mehmet Zahit Şahin, 36; Yasemin Kaymakl ı, 29; Mehmet Sevik, 31). 32. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkı değerlendirilirken cez a infaz kurumunun güvenliğinin ve düzeninin sağlanması ile hükümlü ve tutukluları n dış dünyayla iletişim kurmaları ve sosyalleşmeleri suretiyle iyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulması gerekir ( Mehmet Zahit Şahin, 62; Yasemin Kaymakl ı, 30; Mehmet Sevik, 32). 33. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelere gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşulları çe rçevesi dâhilinde, olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Bunun yan ı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiği suçun ve tutuklama sebep lerinin de dikkate alınması gerekmektedir ( Mehmet Zahit Şahin, 63). Bu bağlamda başvuru konusu olay bakımında n yapılacak değerlendirmelerin temel ekseni, müdahaleye neden ola n idari makamlar ve derece mahkemelerinin kararlarında dayandıkları gerekçelerin özel haya ta saygı hakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk v e ölçülülü k ilkesine uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koy amadığı olacaktır ( Mehme t Zahit Şahin, 64; Ahmet Temiz , B. No: 2013/1822, 20/5/2015, 68; Yasemin Kaymakl ı, 31; Mehmet Sevik, 33). 34. Demokratik bir toplumda, güvenliğin ve disiplinin sağlanması amacıyla ceza infaz kurumlarına gelebilecek ziyaretçi sayısının sınırlandırıl ması mümkün olmakla birlikte hükümlü ve tutukluların öznel durumlarının da dikkate alınması ve bu hususta somut olayın koşullarının gerektirdiği esnekliğin temin edilmesi gerekir. Bu anlamda ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplinin sağlanmasındaki kamu yara rı ile tutuklu ve hükümlülerin sosyal ilişkiler kurabilmelerindeki bireysel yarar arasında makul bir denge gözetilmelidir ( Mehmet Sevik, 34; Yasemin Kaymakl ı, 32). (b) İlkelerin Olaya Uygulanması35. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler an cak kanunla sınırlanabilir. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güven lik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da ziyaretçi isim listesinin bildirilmesi için b ir süre belirlenmiş ise de bu sürenin hak düşürücü süre olduğu öngörülmemiştir. Ziyaret Yönet meliği'nde ziyaretçi isimlerinin, ziyaretle ilgili bu hususun tebliğ edildiği tariht en itibaren altmış gün içinde bildirilmesi öngörülmüş ancak bildirim için tanınan sürenin nit eliği belirtilmemiştir. Ayrıc a Ziyaret Yönetmeliği'nde sürenin geçmesinden sonra bildirimde bu lunulmasına engel oluşturan bir kurala da rastlanmamaktadır. Bu durumda Ziyaret Y önetmeliği'nde belirtilen sürenin hak düşürücü değil düzenleyici süre olarak yorumlanması gerektiği anlaşılmaktadır (Yasemin Kaymakl ı, 31; Mehmet Sevik, 36). 36. İnfaz Kurumunun ve yargı makamlarının Ziyaret Yönetmeliği'nd e belirtilen altmış günlük süreyi hak düşürücü süre olarak kabul ederek anıl an süre içinde ziyaretçi listesi sunulmadığı gerekçesiyle başvurucunun talebini reddettikleri an laşılmaktadır. Olayda derece mahkemelerinin Ziyaret Yönetmeliği'ndeki altmış günlük sürenin hak düşürücü olduğu şeklindeki yorumları başvurucunun ceza infaz kurumunda kaldığı süre boyunca ziyaretçi belirleme ve kabul etme hakkından yararlanamaması sonucunu doğu rmaktadır. Bu şekilde ziyaret hakkına getirilen kısıtlamanın hükümlü ve tutukluların dış dünyayla iletişim kurması ve sosyalleşmesi suretiyle iyileştirilmesi ilkelerine uygun düş tüğü söylenemez. Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 737. Ayrıca Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre kamu makaml arının başvurucunun ziyaretçi olarak görüşmek istediği kişiler hakkınd a kolluk vasıtasıyla araştırm a yaptırma ve kurumun güvenliği ve disiplini bakımından uygun gör ülmeyenlere ziyaret izni vermeme yetkisi bulunduğu ancak somut olayda böyle bir araştırm a yapılmadan süre aşımı nedeniyle talebin reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumla birl ikte derece mahkemelerinin somut olayın özelliklerini ve ziyaretçi görüşüyle ilgili değişe n koşulları tamamen gözardı ederek Ziyaret Yönetmeliği hükümlerini katı bir yaklaşımla yoru mladıkları gözetildiğinde özel hayata saygı hakkı ile kamu güvenliği amacı arasında adil denge bir kurulduğu söylenemez. Bu durumda başvurucunun üç kişilik ziyaretçi listes i oluşturma talebinin reddedilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdaha lenin ilgili ve yeterli gerekçelere dayandırılmadığı ve müdahalenin demokratik toplum d üzeninde gerekli bir müdahale olmadığı sonucuna varılmıştır (benzer değerlendirmeler için bkz. Mehmet Sevik, 36-37; Yasemin Kaymakl ı, 32-34). 38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20. maddesin de güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 40. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemiş ve 105.000 TL tazminat talebinde bulunmuştur. 41. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 42. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 843. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fık rasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargı lama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasa l düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ort adan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 44. Başvuru konusu olayda Ceza İnfaz Kurumu idaresinin mevzuat h ükümlerini katı bir şekilde yorumlaması nedeniyle başvurucunun özel hayata sayg ı hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla ihlalin idarenin işleminden k aynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Mahkeme de ihlali giderememiştir. 45. Bu durumda özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar b ulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal k ararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararı n bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar veril mesi gerekmektedir. 46. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucu nun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Do layısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırıl abilmesi için özel hayta saygı hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemey ecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 4.000 TL manevi tazminat ödenmesin e, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Adli yardım talebinin KABULÜNE, B. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, Başvuru Numarası : 2018/37359 Karar Tarihi : 25/2/2021 9D. Kararın bir örneğin özel hayata saygı hakkına yönelik ihlalin in sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kays eri 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2018/5408; K.2018/5340) GÖNDERİLMESİNE, E. Başvurucuya net 4.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminat a ilişkin diğer taleplerin REDDİNE, F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA G. Kararın bir örneğinin bilgi için Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkeme sine (E.2018/2352 D. İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 25/2/2 021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddi n MENTEŞ