10. Hukuk Dairesi 2024/7259 E. , 2024/8396 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2831 E., 2024/630 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/511 E., 2021/275 K. Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ve fer'i müdahil vekillerince istinafı …
**10. Hukuk Dairesi 2024/7259 E. , 2024/8396 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2831 E., 2024/630 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/511 E., 2021/275 K. Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ve fer'i müdahil vekillerince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar ve fer'i müdahil vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın dava dışı ... Makine San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde çalıştığını, müvekkili şirket ile dava dışı firma arasında eser sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği davalının şirkete ait işyerinde kaynak işi yaparken kaza geçirerek yaralandığını, kazalı ile müvekkili arasında hizmet ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin meydana gelen kazada eser sözleşmesinin mahiyeti gereği sorumlu olmadığını, kazanın müvekkili yönünden iş kazası olmadığını belirterek 14.01.2015 tarihinde meydana gelen kazanın müvekkili yönünden iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Ltd. Şti.'nde çalıştığını, ham madde besleme tesisatı işi için müvekkilinin 14.01.2015 günü davacı şirkete ait iş yerinde çalışmakta iken davacı şirket çalışanı ...'ın vinci hareket ettirmesi sebebiyle olayın meydana geldiğini, hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların sigorortalı sayılacağının 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile belirtildiğini, kazanın iş kazası olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili; söz konusu kazanın davacı işyerinde meydana geldiğini, dava dışı şirket olan ... Ltd. Şti'nin davacı şirketin ham madde besleme tesisatı işini üstlendiğini ve diğer davalıyı da bu iş ile görevlendirdiğini, zaman ve bağımlılık unsurlarının gerçekleştiğini, aksi durumda asıl işveren- alt işveren ilişkisi kurulmuş olmakla davacı şirketin asıl işveren sıfatıyla dava dışı şirketin kusurundan müteselsilen sorumlu olacağını, sunulan 18.06.2014 tarihli montaj, devreye alma, süpervizörlok hizmeti başlıklı sözleşmenın de davacı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğunun göstergesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 04.01.2015 tarihli iş kazasında asıl işveren sıfatı bulunmaması nedeniyle davacı şirket yönünden iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer 'i müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davalı SGK vekili, Kurum müfettiş raporunda 04.01.2015 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğu ve davacı şirketin 3.kişi olarak kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporlarının da bu durumu teyit ettiğini, davacı aleyhine yapılan bir işlem yokken Kuruma bu davada husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, davadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, şirketler arasındaki sözleşmesel ilişkinin Kurumu bağlayıcı tarafı bulunmadığını, müvekkili Kurumla diğer davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunu, mahkemece olayın iş kazası olmadığı yönünde bir karar da verilmediğini, ancak yine de Kurum aleyhine hüküm kurulduğunu, Kurum aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mi olduğunun yeteri kadar araştırılmadığını, sözleşmede davacı firmanın da işin yapılması sırasında sorumluluğu bulunduğu ortadayken asıl iş veren- alt işveren ilişkisi bulunmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı ... vekili, davacı şirketle fer'i müdahil ... arasında imzalanan sözleşmeden görüleceği üzere davacı şirketin asıl işinin bir kısmını ...'ya verdiğini, sözleşmenin 5.maddesinden görüleceği üzere taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi bulunduğunu, ayrıca Bursa 3. İş Mahkemesinin 2016/309 Esas sayılı dosyası ile ceza dosyasında düzenlenen bilirkişi raporlarında da bu hususun ortaya konulduğunu, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir. 3.Fer'i müdahil ... Makine San.ve Dış. Tic. Ltd. Şti. vekili, muhtelif davalarda alınan bilirkişi raporlarıyla olayın iş kazası olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, Bursa 3. İş Mahkemesinin 2016/309 Esas sayılı dosyası ile kazalı tarafından davacı aleyhine tazminat davası açılmış olup derdestlik nedeniyle iş bu davanın reddi gerektiğini, bu davada hukuki yarar bulunmadığını, davacının müvekkili tarafından üretimi yapılan makine ürününü finansal kiralama ile almış olup Bursa ilindeki iş yerinde montajı ve kurulumu hususunda müvekkili ile sözleşme imzaladığını, söz konusu kazanın montaj sırasında meydana geldiğini, bozma sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde olmayıp, davacının sözleşmenin 5.maddesi uyarınca denetim ve gözetim sorumluluğu bulunmakta olup aralarındaki ilişki eser sözleşmesi dahi olsa iş kazasından asıl işveren olarak sorumlu olduğunu, zira idari müdürünü dahi dava konusu işe proje müdürü olarak tayin ettiğini ve işin onun gözetiminde yürütüldüğünü, işçinin iş gücünü davacı şirketin buyruğunda gerçekleştirdiğini, ceza davasında davacının proje müdürü hakkında da hüküm tesis edildiğini, ayrıca davacının bir kısım işçilerini de bu işte çalıştırdığını, çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğu bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer 'i müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 3-Fer'i müdahil şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davalı ...'ın 14.01.2015 tarihinde geçirdiği kazanın davacı yönünden iş kazası olup olmadığı noktasında toplanmaktadır 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar ve fer 'i müdahil vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.