4. Hukuk Dairesi 2023/11751 E. , 2023/14059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/152121 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;
**4. Hukuk Dairesi 2023/11751 E. , 2023/14059 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/152121 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2019 tarihinde davacı yolcunun bulunduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine zararın tazmini için başvuru yapıldığını ancak taleplerine olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.09.2021 tarihinde talebini 195.415,37 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’i ileri sürerek, eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, sigortalının kusuru oranında tazminattan sorumlu tutulabileceklerini, kusurun bu nedenle araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre rapor alınması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen gelir var ise bunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen aktüer uzmanı bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosunun hesaplamalarda esas alınması gerektiğini, kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, takılmıyor ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tahkim komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın beşte biri oranında olması gerektiğini savunarak başvurunun reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 195.415,37 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, raporun hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı olduğunu, kaza sebebi ile elde edilen gelirlerin olası tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, usulüne uygun başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariye yürürlükte bulunan rapora göre alındığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplamada bir hata bulunmadığı, kusur incelemesinin yeterli bulunduğu, kazanın iş kazası olmaması sebebiyle rücuya tabi bir ödeme olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmamasında ve vekalet ücretinin tam olarak belirlenmesinde hata bulunmaması sebebiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının sunduğu rapor ile yetinilmeyip Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile giderilebilir olduğunu, sürekli ibaresi ile rapor düzenlenemeyeceğini, psikiyatrik tedavi alıp buna rağmen iyileşme olmaz ise maluliyet belirlenmesi gerektiğini, davacının tedavisinin tamamlandığına ilişkin raporda bilgi olmadığını, emniyet kemeri takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapılmış ise tazminattan düşülmesi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, ATK’dan rapor alınmadığını, yol kusuruna yönelik tespit yapılmadığını, hesaplamanın Hazine Müsteşarlığınca kabul edilen aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre hesabın hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 52, 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78, 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna uygun belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karara dayanak yapılan aktüer bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki Dairemiz içtihatlarına göre bakiye ömür süresinin TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi doğru ise de işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılmalıdır. Oysa karara dayanak yapılan bilirkişi raporu bu esasa göre düzenlenmemiştir. İtiraz Hakem Heyetince; işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle düzenlenecek denetime elverişli rapor alınıp oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu, kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanak ve krokiler ile sabittir. Zira davacı soruşturma evresinde verdiği ifadesinde orta refüj üzerinde çimler üzerinde uyandığını belirtmiştir. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK 3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacı çocuğun maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi tarafından 11.09.2019 tarihli kaza nedeniyle düzenlenen 24.05.2021 tarihli raporda, davacı çocuğun kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 20 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmamış olup yukarıdaki açıklamalar ışığında raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmektedir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalının temyiz itirazı kabul edilerek davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini düşündüğünden sayın çoğunluğun 1. bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.