1. Hukuk Dairesi 2009/4985 E. , 2009/6226 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 04/11/2008 Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, muvazaa olgusu benimsenerek tenkisten hüküm kurulmuştur. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, İ. ve O.S.'in maliki oldukları toplam 4/60 arsa paylı 27 parseldeki 2. kat 6 nolu bağımsız bölümdeki 2/60' şar orandaki paylarını 21.2.1979 tarihli akitle intifaını üzerle…
**1. Hukuk Dairesi 2009/4985 E. , 2009/6226 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 04/11/2008 Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, muvazaa olgusu benimsenerek tenkisten hüküm kurulmuştur. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, İ. ve O.S.'in maliki oldukları toplam 4/60 arsa paylı 27 parseldeki 2. kat 6 nolu bağımsız bölümdeki 2/60' şar orandaki paylarını 21.2.1979 tarihli akitle intifaını üzerlerinde ipka ederek, çıplak mülkiyetini davalıya satış suretiyle temlik ettikleri ve İsmet'in 15.8.1999 , O.n da 11.6.2006 tarihinde, davacının babası N.'nin ise 13.6.2001 tarihinde öldükleri anlaşılmaktadır. Davacı, yapılan temlikin terekeden mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan, gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.Bu durumda; yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak, resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan, bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında, birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.