1. Hukuk Dairesi 2012/1822 E. , 2012/5065 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı ...'un miras yoluyla intikal eden çekişme konusu taşınmazlarını, noterde yapılan gayrımenkul zilyetliğin devri sözleşmeleri ile mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı çocukları ..., Şayeste ve ...'a devrettiğini, kadastro tespiti sırasında sözleşmeye konu olan taşınmazların evveliyatı tapul…
**1. Hukuk Dairesi 2012/1822 E. , 2012/5065 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı ...'un miras yoluyla intikal eden çekişme konusu taşınmazlarını, noterde yapılan gayrımenkul zilyetliğin devri sözleşmeleri ile mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı çocukları ..., Şayeste ve ...'a devrettiğini, kadastro tespiti sırasında sözleşmeye konu olan taşınmazların evveliyatı tapulu olduğu halde tapusuz taşınmaz gibi senetsizden davalılar adına tespitlerinin yapıldığını, zilyetliği devri sözleşmesinin iptali amacıyla açılan davanın tapusuz taşınmazlar üzerinde zilyetlik hakkının devir edilmesinin bir şekle bağlı olmadığı, tarafların asıl yapmak istedikleri işlemin bağış olduğu, bağış akdinin de şekle bağlı olmadığı bu nedenle sözleşmenin geçerli olacağı gerekçesiyle reddine ilişkin olarak verilen hükmün kesinleştiğini, ancak taşınmazların tapulu olduğunu, muris ve babası adına tapu kayıtlarının bulunduğunu, bazı parseller bakımından komisyona yapılan itirazların tapu kaydına dayanılarak kabul edildiğini, tapulu taşınmazlarda muvazaalı satışların korunamayacağını, öte yandan sözleşme tarihinde miras bırakanın yaşlı olup, davalılar yanında ikamet ettiğini, manevi baskılara dayanamadığı ve iradi olarak sözleşmeyi yapmadığını ileri sürerek, tapuların iptali ile miras payları oranında mirasçılar adına tescile, mümkün olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, iddiaların doğru olmadığını, kesin hüküm bulunduğunu, öte yandan aynı hususlarda açılmış derdest dava dosyasının da olduğunu, Kadastro Kanununun 12/3 maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davanın reddine dair verilen karar, Dairece; "...çekişme konusu taşınmazların 07.11.1983, 17.07.1984, 10.09.1986, 25.09.1986, 12.07.1986 tarihlerinde kısmen miras bırakan adına, kısmen de davalılar adına kadastroca tespitlerinin yapıldığı, miras bırakanın tespit sonrasında 16.04.1987 tarihinde öldüğü, 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararından dayanağını alan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasçıların dava haklarının, miras bırakanın ölümünden sonra doğduğunun açık olduğu, o halde davada 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı, hal böyle olunca; işin esasına girilip inceleme yapılması, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği" hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR-