Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4174 E. , 2024/3743 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4174 Karar No : 2024/3743 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; Kahramanmaraş ili,
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4174 E. , 2024/3743 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4174 Karar No : 2024/3743 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; Kahramanmaraş ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Başçavuş rütbesi ile görev yapmakta iken, 30/07/2011 tarihinde Kahramanmaraş-Ekinözü-Gaziler Köyü mevkiinde meydana gelen bir trafik kazasına müdahelede bulunduktan sonra dönüşe geçtikleri ve Ekinözü İlçesi ... Köyü ... mevkiine geldikleri sırada bölücü terör örgütü mensuplarınca içinde bulundukları araca ateş açılması sonucu yaralandığından bahisle, söz konusu yaralanma nedeniyle vücut fonksiyon (efor) kaybından dolayı 1.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 166.100,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/07/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 30/07/2011 tarihinde meydana gelen yaralanma olayı sonrasında uygulanan tedavi sonucuna göre davacı hakkında düzenlenen sağlık raporundan "Sınıfı Görevini Yapar" ibaresinin çıkarılarak "Sınıfının kıta komutanlığı olmayan uygun kadro görev yerlerinde görevlendirilmesi uygundur." şeklinde rapor tanzim edildiği ve bu rapor doğrultusunda durumuna uygun, daha az güç harcayarak yürütebileceği bir kadroda görevlendirilen davacının Jandarma Astsubaylık görevini halen sürdürdüğü, davacının yaralanmasının, aylık ücretinde herhangi bir eksikliğe de neden olmayacağı hususları dikkate alındığında, davacının uğramış olduğu somut bir maddi zararı bulunmaması karşısında davalı idarenin de maddi zarar tazmin yükümlülüğünden söz edilemeyeceğinden, meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre hesaplanan efor (iş gücü) tazminatının davacıya ödenmesine olanak bulunmadığı, dava konusu olay nedeniyle davacının yaralanması sonucu oluşan manevi zararına karşılık olarak 50.000,00 TL'nin, idareye başvuru tarihi olan 15/09/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesi uyarınca görevinden ayrılmaksızın vazife malulü olarak 12/09/2019 tarihinde emekliye sevk edildiği, mevzuat hükümleri gereğince görevi ile ilişiği kesilmeksizin vazife malulü olarak emekliye sevk edildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren hem fiilen çalışması karşılığı maaş alacak olan ve hem de vazife malulü olarak görevdeki emsali personelin aldığı maaş kadar kendisine emekli maaşı bağlanacak olan davacının, yukarıda özetine yer verilen bilirkişi raporunda 2019 yılının Eylül ayından sonrası için hesap edilen faal (aktif) dönem güç (efor) ve maaş kaybından kaynaklı maddi zararının idarece ilgili mevzuatın verdiği imkanlar dahilinde fazlasıyla karşılanmış olduğu görüldüğünden, davacının olay nedeniyle uğradığı zararın Nisan/2014 ile Eylül/2019 tarihleri arasındaki (toplam 66 aylık) işlemiş ve işleyecek faal (aktif) dönem zararından ibaret olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen tarihler arasındaki dönem için güç kaybından ve maaş azalışından kaynaklı zarar toplamı (2014 yılının 9 ayı için 6.991,97 TL, 2015 yılı için 10.657,01 TL, 2016 yılı için 12.680,27 TL, 2017 yılı için 14.427,06 TL, 2018 yılı için 18.390,32 TL, 2019 yılının 9 ayı için 15.758,85 TL =) 78.905,48 TL olarak hesaplandığından, bu tutardan 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre davacıya ödenen net 12.560,00 TL nakdi tazminatın indirilmesi neticesinde bulunan 66.345,48 TL'nin maddi tazminat olarak davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısma yönelik yapılan istinaf başvurularının reddine, maddi tazminatın reddine ilişkin kısma yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının maluliyet oranının %18 olarak alınması gerektiği, hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğu, kusursuz sorumluluk ilkesine dayalı olarak idarenin sorumluluğundan söz edilemeyeceği, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, aleyhine harca hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, aktif ve pasif dönem için zarar hesabı yapılması ve olay tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından; Kahramanmaraş ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Başçavuş rütbesinde görevli iken 30/07/2011 tarihinde Kahramanmaraş-Ekinözü-Gaziler Köyü mevkiinde meydana gelen bir trafik kazasına müdahelede bulunduktan sonra dönüşe geçtikleri ve ... İlçesi ... Köyü ... mevkiine geldikleri sırada bölücü terör örgütü mensuplarınca içinde bulundukları araca ateş açılması sonucunda yaralandığından bahisle, söz konusu yaralanma nedeniyle vücut fonksiyon (efor) kaybından dolayı 1.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 166.100,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/07/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddi ile Kabul Edilen Manevi Tazminata İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısımlarının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı ile kabul edilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, tarafların dilekçesinde bu hususlarda ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: Dava dosyasının incelenmesinden; davacının olay tarihinden sonra 26/04/2014 tarihinde Kars İl Jandarma Komutanlığı ... İlçe Jandarma Komutanlığı J. Trf. Tim K. emrine, 20/06/2014 tarihinde de sağlık raporuna uygun olarak Asyş. Şb. Md.lüğü Hrk. Mrk. İşl. Asb.lığına atamasının yapıldığı, talebi üzerine davacıya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesi uyarınca görevi ile ilişiği kesilmeksizin görevdeki emsali personelin aldığı maaş kadar vazife malullüğü aylığı bağlandığı, davacının dava dilekçesinde de sadece efor kaybına bağlı olarak ortaya çıkan zararının tazminini istediği görülmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince alınan hesap bilirkişisi raporunda gelir açısından davacının eski ve yeni görev yerleri karşılaştırılıp maaş düşüşü olduğu belirtilerek 2014 ila 2019 yılları arasındaki dönemde zarar hesaplanmış ise de; davacının gelir kaybına yönelik bir talebinin olmadığı, sadece efor kaybından doğan zararının tazminini istediği dikkate alındığında taleple bağlılık ilkesi gereği yalnızca efor kaybı zararının hesaplanması gerektiği açıktır. Tazminat hukukunda çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bakılan davada, dava konusu olay neticesinde yaralanan ve kamu görevinde çalışmaya devam eden davacının, Karaman Devlet Hastanesinden aldığı ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda engel oranının %55 olarak belirtildiği görülmektedir. Bu doğrultuda, davacının güç (efor) kaybından doğan zararı; Aktif dönemde, zarara uğranılan tarihten itibaren yasal emeklilik yaşının sonuna kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) yukarıda belirtilen maluliyet oranının uygulanması; pasif dönemde ise, davacının yasal emeklilik yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için -bir çalışmanın karşılığı olmaması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete yine çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle ortaya çıkacak miktarlar toplanarak hesaplanmalıdır. Söz konusu hesaplamada, gelecek yılların asgari ücretlerinin bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca dosyada bulunan belgelere göre davacıya olay nedeniyle ödendiği görülen nakdi tazminat ile ödenip ödenmediği Mahkemece araştırılarak ödendiğinin tespit edilmesi halinde tütün ikramiyesinin yasal faiz uygulanarak güncellenmiş tutarları yarar kabul edilmek suretiyle denkleştirme (yarar- zarar hesabı) yapılması gerektiği de açıktır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının maluliyet oranına ve yukarıda belirtilen esaslara göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak efor kaybı nedeniyle uğradığı zarara karşılık olarak maddi tazminat miktarının yeniden hesaplatılıp davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminat istemi ve kabul edilen manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönlerinden ONANMASINA, maddi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.