9. Ceza Dairesi 2021/5737 E. , 2023/4854 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/72 E., 2015/53 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde…
**9. Ceza Dairesi 2021/5737 E. , 2023/4854 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/72 E., 2015/53 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.02.2014 tarihli ve 2014/4766 sayılı iddianamesi ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, altıncı fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli ve 2014/72 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.06.2018 tarihli ve 14-2015/175599 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdur tarafın iddiaya konu istismar eylemi hakkında uzun süre şikayetçi olmadıklarına, mağdurenin suç tarihine yönelik aşamalarda değişen çelişkili beyanlarının bulunduğuna, göz ardı edilemeyecek bir şüphe olduğuna, mağdurenin kovuşturma beyanında atılı suçun 5 aylık süreçte işlendiğini belirtmesine rağmen mahkemenin suç tarihini 2011 yılından itibaren başlayıp 2012 yılı Ağustos ayına kadar devam edecek şekilde kabul etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın kayınvalidesinin verdiği bilgiye göre mağdurenin öğretmeni tarafından istismara uğradığına, bu nedenle sinir krizi geçirdiğine, bunun üzerine psikiyatr servisine gittiğine, 2010-2011 yılı hastane raporlarının dosya arasına alınması gerektiğine, mağdurenin sanığın eylemine maruz kaldığını belirttiği tarihten sonra sanık ile Mevlana Türbesine gidip samimi aile fotoğrafı çekindiğine, sanık ile aynı evi paylaşan tanıkların evin koşulları itibarıyla suçun işlenmesine uygun olmadığını ifade etmelerine rağmen söz konusu ifadelere neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediğine, anılan hususların çelişkili olduğuna, salt mağdur beyanı ile mahkumiyet kararı verilemeyeceğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme, "...Mağdurenin olayın başlangıcından itibaren sanığın kendisine yapmış olduğu taciz eylemlerini tüm tereddüte yer vermeyecek şekilde samimi beyanları ve kendisinin maruz kaldığı olay nedeniyle ruh sağlığının olayın başlangıç tarihinden itibaren bozulduğuna dair adli tıp raporunun olması, bu cinsel tacize maruz kaldığı 2011 yılından öncesine ait psikolojik rahatsızlığının olmadığı, ve olduğuna ilişkinde bir raporunun bulunmadığının sabittir. Tüm dosya kapsamına göre, Sanık ...'nın 2011 yılından itibaren 2012 yılı Ağustos ayı dahil olmak üzere değişik tarihlerde devamlı olarak mağdurenin göğüslerini okşamak, cinsel organını okşamak ve elbisesinin üzerinden cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtmek suretiyle zincirleme olarak basit cinsel istismar suçunu işlediği, mağdurenin beyanı, müşteki beyanı, tanıklar ... ... ve ...'nın beyanı ve bu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin adli olgu bildirim raporu, Urla Devlet Hastanesi raporu ve bunu teyit eden Adli Tıp Kurumu raporu ile tüm dosya kapsamıyla sabit olmuştur..." şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, sanık müdafiinin ibraz ettiği krokiye ve tanık anlatımlarına göre suçun işlendiği iddia edilen oda da sanık ve mağdur dışında tanıklarında bulunması, sanık müdafii tarafından sunulan ve mağdurenin öne sürdüğü suç tarihi aralığına ait fotoğrafta mağdure ile sanığın samimi bir aile pozu verdiklerinin görülmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediği hususunda mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli ve 2014/72 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2023 tarihinde karar verildi.