T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/675 KARAR NO : 2025/1596 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.01.2023 NUMARASI : 2021/483 Esas 2023/24 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 15.10.2019 KARAR TARİHİ : 07.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07.11.2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.01.2023 tarih 2021/483 Esas 202…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/675 KARAR NO : 2025/1596 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.01.2023 NUMARASI : 2021/483 Esas 2023/24 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 15.10.2019 KARAR TARİHİ : 07.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07.11.2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.01.2023 tarih 2021/483 Esas 2023/24 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı aracın 05/04/2019 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu orta refüje çarparak takla attığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, söz konusu aracın diğer davalı ... Kooperatif'in sigortalısı olduğunu, meydana gelen hasarda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hasarın davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini, kaza sonrası hasar miktarının tespit edilmesi amacıyla... Ltd. Şti isimli şirketi tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda aracın kaza öncesi bedelinin 75.000,00-TL olduğu, şu anki sovtaj değerinin 25.400,00-TL olduğunun ve zarar miktarının 49.600,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bu tespit için 729,05-TL'lik ödeme yapıldığını, ekspertiz ücreti masrafının da davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, söz konusu bedellerin aracın davalı sigorta koop tarafından kaskolu olduğu ve davalı ...'ın tam kusurlu olması nedeniyle zararın davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla araçta oluşan hasara ilişkin 30.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ekspertiz rapor ücreti olan 729,05-TL'nin yargılama öncesi zorunlu olarak tespit yapılması gerektiğinden yargılama gideri olarak karara esas alınmasına, diğer yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... Kooperatifi vekili, davalı sigorta Kooperatifinin adresinin İzmir olduğunu, davanın öncelikle İzmir Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, dava konusu tazminatın zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkil kooperatifin davacıya ait aracın Rent a Car kasko sigortacısı olduğunu, davacının kazadan sonra müvekkile başvuru yaptığını, araştırma neticesinde aracın poliçe şartları gereğince "aracın kiraya verildiği tarihte Emniyet Genel Müdürlüğünün Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS) sistemine kaydının yapılmamış olması sebebi ile Poliçe Şartları gereğince hasarın teminat dışı olduğu dolayısıyla tazmininin mümkün olmadığının belirlendiğini, davacının dava dilekçesinde sigorta poliçesinde mevcut kloz gereğince yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hiç bahsetmediğini, TTK 1299 hükmü gereği sigorta kooperatifinin teminat altına almış olduğu gerçek zararı tazminle mükellef olduğunu, teminat altında olmayan hasardan mesul olmadığını, KABİS kaydı olmayan bir aracın da hasarında müvekkilinin sorumlu olmadığını, taraflarca kabul edilen ve sigorta poliçesinde var olan klozun yerine getirilmemesi nedeniyle davacı sigortalının hasarının teminat dışı olduğunu, davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine ve aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın trafik kazalarına ilişkin maddi tazminat davası olduğu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, bu yönüyle davanın zamanaşımından reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan araç kiralama sözleşmesi ile araç kiraladığını, ... plakalı araç ile 05.04.2019 tarihinde kiraladığı bu araç ile kaza yapmış olduğunu, bu araç ile kaza yaptığını, kaza esnasında refüje çarparak araç ile takla atıldığını, kaza anından hemen sonra emniyet ekiplerinin olay yerine geldiğini ve bu şartlar altında tutanak düzenleyerek müvekkilinin kazanın hemen sonrasında imzasını aldıklarını, kaza sonrası müvekkilinin iradesinin sağlıklı olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, sakatlanmış irade ile imzalanan bu tutanağın dikkate alınarak müvekkilinin tam kusurlu olduğunun kabulünün kanuna ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, tutanağı kabul etmediklerini, müvekkilinin söz konusu araç kiralamayı yaparken aracın kira bedelinin içinde tüm sigorta ve kasko bedellerini de ödediği hususunda bilgilendirilerek söz konusu aracı kiraladığını, davacının dava açılırken araç kiralama sözleşmesini dosyaya sunmadığını, müvekkilinin ödediği kira bedeli içinde sigorta güvencesinin de olduğunu, müvekkilinin bu hususta kandırıldığını, hukuken ayıplı malı kiralayan davacı sigorta sözleşmesinin gereği olan aracın kiraya verildiği tarihte Kiralık Araç Bildirim Sistemine kayıt yaptırma zorunluluğunu yerine getirmediğini, davacının kanuna aykırı davranışından dolayı menfaat sağlayamayacağını, sigortası olmayan bir aracı sigortalıymış gibi müvekkile kiralamasının da genel sözleşme kurallarına aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinde yer alan kiralık araç bildirme klozunda 1774 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince, araç kiralama faaliyetlerinin kolluk kuvvetlerine bildirme zorunluluğunun bulunduğu, ancak aracı kiralayan kişinin kolluk kuvvetlerine bildirilmediği, bu haliyle kira süresince ilgili poliçe teminatının geçersiz olduğu, bu haliyle sigortanın kaza sebebiyle oluşan zarardan dolayı poliçeden kaynaklı olarak sorumluluğunun bulunmadığı, davalı tarafın ilgili kira sözleşmesinden meydana gelecek zarardan sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin hüküm olduğunu, buna güvenerek aracı kiraladığını, kimlik bildirmemeden kaynaklı olarak sorumluluğun davacıda olduğunu, bu yönüyle kendisine bir sorumluluk yüklenemeyeceğini beyan ettiği, davacı taraftan kira sözleşmesinin istendiği ancak kesin süre içerisinde sunmadığı, bu yönüyle davacı tarafın davalının beyanlarının aksini ispat edemediği, kimlik bildirmemeden dolayı zararın poliçe kapsamı dışına çıkmasında davacı tarafın kusurlu ve sorumlu olduğu, davalının bu konuda bir ihmalinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı ... ile müvekkili arasında yazılı bir kira sözleşmesi bulunmayıp dava konusu araç sözlü olarak yapılan kira sözleşmesi ile davalı ...'ye teslim edildiği ve bu kişi tarafından araç elinde iken kaza yapıldığı, kira sözleşmesinin varlığının ... tarafından kabul edildiği, bu nedenle de Mahkemece yok sayılmasının mümkün olmadığı, davacının uğradığı zararın tazmini gerektiği, araç yönünden KABİS bildiriminin gerekli olmadığı, Hatay 6. Noterliğinin 27/02/2019 tarih ve 07052 yevmiye sayılı belgesi ile davacıya ait ... plaka sayılı aracın kiraya verme yetkisinin ...'e verildiği, gerekli araştırma yapılmadan verilen kararın kaldırılması gerektiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası sebebiyle hasar tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. TTK’nın mal sigortasına ilişkin genel esaslarına göre mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarına göre, aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı davacının aracında meydana gelen gerçek zararı teminat altına aldığından, davacının aracının karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olacağı sabittir. Taraflar arasında düzenlenen Kasko poliçesindeki özel şart TTK’nın 1452. maddesinde sayılan emredici Kanun hükümlerine aykırı olmadığı gibi 1486. maddede yer alan koruyucu hükümlere de uygun bulunmaktadır. Ayrıca TTK’nın 1423/2. maddesi gereği poliçede yer alan kloza on dört gün içinde itiraz etme hakkı olan davacının bu kayda herhangi bir itirazı da olmamıştır. Bu durumda taraflar arasında poliçede kararlaştırılan muafiyet kaydının geçerli olduğu yönünde bir kuşku bulunmamaktadır. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olduğundan gerek davacı gerekse de davalı açısından bağlayıcı nitelikteki Rent A Car Kasko Sigorta Poliçesinin incelenmesinde .....plaka sayılı aracın çarpma, çarpışma, yanma, hırsızlık olaylarına karşı davalı şirketçe güvence altına alyındığı bununla birlikte ayrıca yine davalı tarafça anahtar kaybı, kilit değişim masrafı, kemirgen hayvan zararları ve hukuksal koruma yönünden de aracın güvence altına alındığı gibi aynı zamanda IMMS yönünden de sorumluluk üstlendiği, Kasko Teminatı Kapsam Dışı Durumlar başlıklı bölümünün incelenmesinde diğer muafiyetlerden bağımsız olarak araç değerinin % 2'si oranında muafiyet uygulanacağı, Kiralık Araç Bildirim Sistemi- Kabis Klozu'nda da ise 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince araç kiralama faaliyetlerinin kolluk kuvvetlerine bildirilme zorunluluğunun olduğu, bu kapsamda sigorta konusu aracı kiralayan şahsın kolluk kuvvetlerine bildirim yapmaması durumunda kiralama süresince meydana gelecek hasarlardan kaynaklı davalı yanca verilen teminatın geçersiz olacağının kararlaştırıldığı, bahse konu ..... plaka sayılı aracın davalı ...' ye kiraya verilmesine dair Kabis sistemine ise herhangi bir bildirimin yapılmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davalı ... sevk ve idaresindeki ......plaka sayılı aracın 05/04/2019 tarihinde .... ili .... ilçesi......mahallesi ......kavşağında seyri esnasında dönel kavşak içinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen trafik kazasından kaynaklı hasara uğradığı, kasko ekspertiz raporuna göre kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değeri 70.000,00 TL olarak belirlenen araçtaki hasarın yedek parça ve işçilik dahil toplam 40.800,00 TL, davacı yanca yaptırılan ekspertiz raporuna göre ise kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değeri 75.000,00 TL olarak belirlenen araçtaki hasarın yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 62.003,10 TL belirlendiği, bahse konu raporlar göz önüne alındığında araçtaki hasarın kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değerin % 50'sini aşması nedeniyle pert kabul edilmesi gerektiği göz önüne alındığında her ne kadar İDM'ce yapılan tevdi üzerine hasar bedeller arası farklılığı konusunda açıklama yapılmadığı görülmüş ise de az yukarıda da belirtildiği gibi konu kazadan kaynaklı araçtaki hasar miktarının her iki raporda da rayiç değerin % 50'sini aştığından bu yöndeki farklılığın giderilmesinin bir öneminin olmadığı, bununla birlikte Dava konusu olaydaki gibi orandan hasar miktarına göre aracın pert olarak kabul edilmesi halinde uğranılan gerçek hasarın ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj değerinin düşülmesi suretiyle ortaya çıkacağı bu kapsamda mahkemece yapılan tevdi üzerine dosya sunulan 23/02/2021 tarihli raporda az önce bahsedilen raporlar arasındaki gerçek hasar bedeline yönelik farkın ikinci el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin farklı belirlenmesinden kaynaklandığı, bu farklılığa yönelik rapordaki açıklama göz önüne alındığında davacı tarafça sunulan özel ekspertiz raporunda aracın geçmiş hasar kayıtlarının değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmakla davalı şirketçe yaptırılan kasko ekspertiz raporuna bu anlamda itibar edilmesi gerektiği yönündeki bilirkişi görüşü dairemizce benimsemekle davacı aracının kazadan evvelki ikinci el piyasada aç değerinin 70.000,00 TL olarak kabulü ile bu tutardan 29.200,00 TL'lik sovtaj değerinin düşürülmesi ile konu kaza sebebiyle aracın 40.800,00 TL hasara uğradığı anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile davalı kasko şirketine karşı araçtaki hasarın tazmini istemi ile dava açılmış ise de davalı sigortanın akiti konumundaki davacının aracın davalı ...'ye kiralanmasına yönelik Kabis sistemine kiralık araç bildirimi yapılmasının poliçe gereği zorunlu olduğu, her ne kadar davacı tarafça aracın kiraya verilmesini yukarıda bilgileri verilen noter evrakı ile dava dışı ...'e verildiği belirtilmiş ise de bu yönden ileri sürülecek hususların davacı ile ... arasındaki iç ilişkide gündeme geleceği buna karşın aracın davalı ...'ye kiralanmasına yönelik durumun Kabis sistemine bildirilmediğine yönelik İDM'ce yapılan tespitin aksinin davacı yanca kanıtlanması gerekmesine rağmen bu yönde bir ispat külfetinin yerine getirilemediği gibi aksini düşündürecek bir savunmada da bulunulmadığı anlaşılmakla ilgili poliçe kaydı kapsamında konu hasarın poliçe teminatı dışında kaldığından davalı ......sigorta yönünden açılı davanın reddi yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu buna karşı her ne kadar davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de davalı ... ile davacı arasındaki ilişkinin taraflarca inkar edilmediği göz önüne alındığında davacı aracındaki hasarın davalı ...'den tahsiline yönelik isteminde 6098 sayılı yasanın 49 vd maddeleri gereği haksız fiilin davacı lehine oluştuğu dosya kapsamında sabit olmakla ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki değerlendirme ile ret yönünde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; KABULÜ ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/01/2023 tarihli, 2021/483 Esas ve 2023/24 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile; -40.800,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, - Davalı ... Kooperatifi yönünden davanın reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.787,04 TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında yatırılan 513,00 TL peşin harç ve 185,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.089,04 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 698,00 TL harç toplamı ile gider avansından kullanılan 2.662,80 TL yargılama giderinden oluşan toplam 3.360,80 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine, Davalı ... tarafından yatırılan gider avansı kullanılmakla davalı ... üzerinde bırakılmasına, Davalı sigorta tarafından yatırılan gider avansı kullanılmadığından 30,00 TL'nin Davalı ...... Kooperatifi'ne talep halinde iadesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 40.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davalı sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 40.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....... Kooperatifi'ne verilmesine, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince zorunlu ara buluculuk kapsamında suç üstü ödeneğinden ödenen karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk giderinin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 30,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 522,00 TL giderin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 07.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.