4. Hukuk Dairesi 2025/11604 E. , 2025/17107 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/405-2025/408 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/KIT-2722 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/21422 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
4. Hukuk Dairesi 2025/11604 E. , 2025/17107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/405-2025/408 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/KIT-2722 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/21422 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.06.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki kamyonet, davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobil ve bir kamyonun karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini toplam 449.333,44 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan 24.12.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının sunduğu raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 26,9 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 300 gün, geçici bakıcı süresinin 150 gün olarak rapor edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile 700.663,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davalının poliçe teminat limiti kadar tazminattan sorumlu olduğu, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı lehine 37.150,00 TL nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 02.04.2022 tarihli ve 2022/İHK-13656 sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan 24.12.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun kaza tespit tutanağında belirlenmediği, davalının davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını ispat edemediği, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, ancak Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret T'arifesi'ne (AAÜT) göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13... nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine, davacı lehine 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, kararın diğer hükümlerinin aynen infazına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 02.04.2022 tarihli ve 2022/İHK-13656 kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.03.2024 tarihli ve 2022/8375 E., 2024/2822 K. sayılı ilamıyla; kaza tespit tutanağında kazaya karışan davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu, davacının ise asli kusurlu olduğu, kazaya karışan üçüncü araç konumundaki kamyon sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 24.12.2021 tarihli kusur raporunda ise davalıya sigortalı aracın sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan kusur raporu benimsenerek davalı nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplanan tazminata hükmedildiği, kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamından sonra hakem heyetince Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden emekli trafik kazaları kusur tespit uzmanı bilirkişiden alınan 11.01.2025 tarihli kusur bilirkişi raporunda davacı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ve davadışı kamyon sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, raporun hükme esas alınmasına karar verildiği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 16.02.2022 tarihli ve K-2022/21422 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, bozma ilamı uyarınca alınan 11.01.2025 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre, davacı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.03.2024 tarihli ve 2022/8375 Esas, 2024/2822 Karar sayılı bozma ilamında, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan kusur bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince ise tek bilirkişiden rapor alındığını, söz konusu kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, anılan sürücünün davacının idaresindeki araca arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle davacı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeritten gelmekte olan kamyona çarptığını, bu çarpışmanın akabinde davalıya sigortalı aracın sürücüsünün davacının aracına tekrar çarptığını, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporları arasında çelişkinin bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi için ek kusur bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; 12.06.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki kamyonet, davalıya sigortalı otomobil ve bir kamyonun karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığı, trafik kazası tespit tutanağında kazaya karışan davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu, davacının ise asli kusurlu olduğu, kazaya karışan üçüncü araç konumundaki kamyon sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 24.12.2021 tarihli kusur raporunda ise davalıya sigortalı aracın sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan kusur raporu benimsenerek davalı nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplanan tazminata hükmedildiği, kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği, Dairenin 18.03.2024 tarihli ve 2022/8375 E., 2024/2822 K. sayılı ilamıyla; kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı uyarınca, İtiraz Hakem Heyetince Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, tek bilirkişi tarafından hazırlanan 11.01.2025 tarihli raporun alınarak, bu rapora göre hüküm tesis edildiği, bununla birlikte bozma ilamında belirtildiği şekilde ceza mahkemesi dosyasının da dosya içerisine alınarak raporun hazırlanması gerektiği, ancak anılan raporda ceza dava dosyasının de değerlendirilmediği, raporun söz konusu sebeplerle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bozmanın gereklerinin yerine getirilmediği görülmüştür. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.