Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ olan 2.946- USD (ikibinaltıyüzkırkaltıdolar) tutarlı bir adet çekin ticari alışveriş sonrası müvekkiline verildiğini, ancak bu çekin müvekkilinin eline geçtikten sonra zayi edil edildiğini, müvekkili tarafından yapılan aramada bir sonuç elde edilemediğini ve kaybolan çekin bulunamadığını beyan ederek davaya konu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ltd. şirketi ile müvekkilimiz arasında Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/359 Esas sayılı dosyası ile alacak davası görüldüğünü, ilgili dilekçeler usulüne uygun şekilde davalı şirket ve vekiline tebliğ edilmesine rağmen, dava sonucu beklenmeden şirketin tasfiyesine karar verildiğini ve şirket ticaret sicilinden de terkin edildiğini, alınan tasfiye kararının, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, şirkete ait olan bazı aktiflerin tasfiyede dikkate alınmamış olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacağına kavuşmasını teminen Mahkemenizden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek ... Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; her ne kadar huzurda tasfiyesi tamamlanmış ve sicilden terkin edilmiş "... Ltd. Şti." nin yeniden ihyası talepli dava açılmışsa da bu davanın konusuz ve yersiz olduğunu, "... Ltd. Şti." yasa ve usule uygun olarak tasfiye sürecini tamamlayarak terkin edildiğini, 12.02.2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi' nde tasfiye sürecine girdiği ilan olmuş ... T.C. Nolu ...'ın tasfiye memuru olarak atandığını, üç farklı tarihte alacaklılara çağrıda bulunulduğunu, alacaklılara TTSG’de yapılan son ilanın ardından altı ay geçtikten sonra şirketin tasfiyesinin gerçekleştiğini ve sicilden terkin edildiğini, usulüne uygun atanmış tasfiye memuru ile sürecin yasaya uygun olarak ilerlemiş olduğunu; alacaklılara üç kez çağrı yapıldığını , son çağrıdan 6 ay sonra tasfiye sürecinin sonlandırıldığını ve alacaklılara tüm ödemeler yapıldığını, bu nedenle huzurda açılan dava konusuz kaldığını, davacı tarafın tasfiye olunan "... Ltd. Şti." den herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut uyuşmazlıkta; davacı ihyası istenilen şirketin tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılması amacıyla huzurdaki davanın açıldığı, şirketin 06/10/2021 tarihinde TTK.nın 547.maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin işleminin yapıldığı, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numaralı ... Ticaret Limited Şirketi'nin TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru ...'ın atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Önceki beyanlarını tekrarlamış ve müvekkil ...'ın tasfiye memuru olduğu, ... Ltd. Şti. hakkında davacı ... A.ş. tarafından Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/129 E. Sayılı dosyası ile ihya davası ikame edildiğini, davacı tarafça, alacakları gözetilmeden şirketin tasfiye edilmiş olması nedeniyle tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmamış olduğunu iddia ederek şirketin ihyasını talep ettiğini, her ne kadar tasfiyesi tamamlanmış ve sicilden terkin edilmiş ''... Ltd. Şti. '' nin yeniden ihyası talepli dava açılmışsa da, bu davanın konusuz ve yersiz olduğunu, 12.02.2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirketin tasfiye sürecine girdiğinin ilan edildiğini ve müvekkili ... tasfiye memuru olarak atandığını, davanın kanunen tayin edilen hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açıldığını, davanın bu yönüyle de konusuz kaldığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği alacağın zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerinin geçmiş olması sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece verilen ihya kararının yerinde olduğu düşünülse dahi mahkeme tarafından müvekkilin rızası dışında tasfiye memuru olarak atandığının görüldüğünü, tüm bunların yanı sıra 24.03.2022 tarihli ön inceleme duruşması ile usul ve yasaya aykırı olarak davanın kabulüne karar veren Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aynı gün ve neredeyse aynı saatte olan bir başka duruşmalarından ötürü 23.03.2022 tarihli mesleki mazeret sunduklarını, mazeretleri gözetilmeksizin ön inceleme duruşması yapılmasının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğinden mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.