T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1054 KARAR NO : 2026/41 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 (Karar) NUMARASI : 2021/94 Esas, 2024/199 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yaz…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1054 KARAR NO : 2026/41 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 (Karar) NUMARASI : 2021/94 Esas, 2024/199 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 11/12/2020 tarihinde yaya konumunda olan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, müvekkilinin iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaat ettiğini söz konusu sigorta şirketi tarafından dosya açıldığını, arabuluculuk toplantısı yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin tekstil firmasında bobinajcı olarak çalıştığını, müvekkilinin gerçek maluliyet kaybının eksiksiz olarak hesaplanabilmesi için emsal ücret araştırmasının yapılması gerektiğini, müvekkilinin yaralanması sebebiyle olan maluliyet nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 14/03/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini toplam 139.204,19-TL olarak artırdığı anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan değerlendirmede, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davacı yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunu, davalı taraf sürücüsü ...'in %25 oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu değerlendirme mahkememizce dosya içeriği ile uyumlu bulunduğundan ve denetime açık olduğundan hükme esas alınmıştır. Davacının ıslah dilekçesi ve Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 1.068,64-TL geçici iş göremezlik, 138.135,55-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 139.204,19-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, 1.068,64-TL geçici iş göremezlik, 138.135,55-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 139.204,19-TL maddi tazminatın 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş olsa da müvekkilinin gerçek zararının hesaplanmadığını, müvekkilnin kazadan kaynaklı malul kaldığını, mahkemenin hükme esas aldığı raporda belirtilen maluliyet oranının oldukça düşük olduğunu, müvekkilinin gerçek maluliyet oranının mahkemece hükme esas alınan orandan daha yüksek olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, mahkemece müvekkilin kazanın meydana gelmesinde kusurlu kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin daha yüksek olduğundan ve kusur indirimi yapılmaması gerektiğinden bu oranlar doğrultusunda aldırılan hesaplama raporunun hükme esas alınmasının müvekkilin hakkını zedelediğini, diğer yandan müvekkilinin tazminatı belirlenirken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını da kabul etmediklerini, müvekkilinin mesleği göz önüne alındığında asgari ücretten daha yüksek bir ücret ile çalıştığının açık olduğunu, bu halde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının müvekkilinin hakkını zedeler mahiyette olduğunu, mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı tayin edildiğini, müvekkili aleyhine yapılan belirlemeleri kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki aracın yaya konumunda olan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; -Olay sonrası ilgili kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'in ve davacı sürücü ...'ın kural ihlallerinin bulunduğunun belirtilmesine, ilk derece mahkemesince yargılama sırasında ATK'dan alınan bilirkişi raporunda sürücüsü ...'in % 25 oranında, davacı sürücü ...'ın % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesine, bu haliyle gerek kaza tespit tutanağı gerekse ilk derece mahkemesince ATK'dan alınan bilirkişi raporunun birbirini teyit etmelerine, aralarında herhangi bir şekilde çelişki bulunmamasına, bu suretle davacı sürücü ve dava dışı sürücü ...'in olaydaki kusur durumlarının sabit hale gelmesine, -Davacının maluliyetine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul .... Adli Tıp İhtisas kurulundan alınan kök ve ek raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre uygun şekilde düzenlenmesine, -Mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücreti tayininde eksiklik bulunmamasına, göre; davacı vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının tekstil firmasında bobinajcı (ön iplik operatörü) olarak çalıştığını ileri sürdüğü, dava dilekçesi ekinde emsal gelir bilgilerine ilişkin TÜİK verilerini dosyaya ibraz ettiği, aktüerya hesap bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasına itiraz ettiği, bedel artırım dilekçesinde de fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, mahkemece 18.04.2024 tarihli duruşmada davacının bilirkişi raporuna itirazları hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar vermeden sonuca gidildiği, yargılama sırasında da davacının geliri konusunda herhangi bir araştırma yapılmadan bilirkişi raporu alındığı ve mahkemece asgari ücret düzeyinde kabul edilen gelir durumuna göre benimsenen bilirkişi raporuna göre karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bu hususta ilgili kurum ve kuruluşlardan bir emsal ücret araştırması yapılmadan yargılama yapıldığı ve sonuca gidildiği görülmektedir. Mahkemece gerekçeli kararda davacının gelir düzeyi hususunda hiçbir gerekçe belirtilmeden asgari ücret düzeyinde yapılan hesaplamaya göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki iş göremezlik zararının hesabında gelirin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. İlgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından davacının emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu tespitlerden sonra bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki verilere göre tazminat hesabının yapılması için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususta araştırma yapılmadığı belirtilen bilirkişi raporuna rağmen davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabulüyle karar verilmesi doğru değildir. (Y. 17. HD 2018/2850 E.-2019/6255 K.) Trafik kazası sonucu tazminatının belirlenmesinde zarar görenin elde ettiği gelirin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Kişinin herhangi bir işi yoksa, davacının geliri asgari ücret kabul edilerek bu miktar üzerinden hesaplanacaktır. Zarar görenin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğunu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı yada bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia ediyorsa bunu ispat etmesi gerekmekte olup bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Bu nedenle davacı asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise çalıştığı iş yerinden trafik kazasının olduğu tarihteki ücret ve tüm gelirlerini gösterir ücret bordrolarını getirtilmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın, mesleğini icra eden kişilerden ise ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır. Zarar görenin kaza tarihinde çalıştığı iş yerinde aldığı ücretler gelir olarak kabul edilebilir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/15104 E. 2021/3900 K.) Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde davacının tekstil firmasında bobinajcı ( ön iplik operatörü) olarak çalıştığını belirtmiş ve davacının gelirini emsal gösterir belge sunmuştur. Bilirkişi ücret hususunda ayrıca bir ücret belirlemesi olmaması sebebiyle asgari ücret üzerinden hesap yapmış, mahkemece de bu hesaplama hükme esas alınmıştır. SGK'nın 05....2024 tarihli yazı cevabına göre iş kazası olarak nitelendirilerek geçici iş göremezlik ödemeleri yapılması ve dairemizce uyap ortamından incelenen ve dosya içerisine alınan davacının SGK kayıtları değerlendirildiğinde davacının olay tarihinde dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'de iplik eğirme operatörü-akrilik iplik üretim işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının kaza tarihindeki gelirin tespitine yönelik araştırma yapılmalıdır. Davacının gelirini gösteren belgelerin çalıştığı işyerinden ve SGK'dan temin edilmesi, bu belgeler ile gelirlerinin belirlenmesi, belirlenen gelire göre bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile oluşturulan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda; yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine, dosyanın (usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine, 2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.