Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1591 E. , 2024/7128 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/1591 Karar No : 2024/7128 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayı…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1591 E. , 2024/7128 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/1591 Karar No : 2024/7128 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, komşu taşınmaz olan ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda ... Belediye Meclisinin... tarih, ... sayılı kararı ile kabul edilen, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarihli,... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin ... Belediye Meclisinin ... tarih ve... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, ... tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında meskun konut alanında kaldığı, dava konusu uygulama imar planı değişikliğinde ise yol alanı olarak belirlendiği, yapı adaları arasındaki bağlantıyı sağlayan 10 metre ve altındaki bazı yolların nazım imar planında gösterilmesi zorunlu olmadığından dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin üst ölçekli plan olan nazım imar planı ile uyumsuzluk taşımadığı, plan değişikliğine ilişkin plan açıklama raporunun bulunduğu, davacı tarafından plan değişikliğine konu ... parsel sayılı taşınmazın komşuluğunda yer alan ve davacının mülkiyetinde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın plan değişikliği kapsamına dahil edilerek yolun zikzaklı yapısının düzeltilmesinin talep edildiği görülmekle birlikte, 2723 sayılı ada içerisinden geçen ve uyuşmazlık konusu parsellerin komşuluğunda kalan yolun yaya yolu olduğu ve üzerinde yapı bulunan konut alanlarının arasında kaldığı, bu yolun mevcut yapılaşmış alan içerisinde kalan yaya yolu olması nedeniyle düz doğrultuda olmamasının (zikzaklı olmasının) planlama ilkeleri açısından bir aykırılık oluşturmadığı, davacının talebi doğrultusunda plan değişikliği yapılmasını gerektiren zorunlu bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdari Dava Dairesi Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu uygulama imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın ve davacının taşınmazının bulunduğu alanda zikzaklı bir yol güzergahının olduğu, bu yolun istikametinin düzeltilmesi gerektiğinden plan değişikliği yapılan ... parsel sayılı taşınmaza komşu olan ve davacının maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazın da dava konusu uygulama imar planı değişikliğine dahil edilmesi gerektiğinden dava konusu uygulama imar planının bu haliyle usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava, komşu taşınmaz maliki olan davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda ... Belediye Meclisinin... tarih, ... sayılı kararı ile kabul edilen, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarihli,... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin ... Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Gösterim (lejand) Teknikleri" başlıklı 10. maddesinde, her türlü mekânsal planın, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanacağı kurala bağlanmış, "İmar Planı Değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinin 6. fıkrasında, "İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde: a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz. b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır. c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz. ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez. d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmazın doğusundan başlayarak batıya doğru uzanan yola imar planı değişikliği ile dava konusu taşınmazın dahil edildiği, bu değişikliğe kendi taşınmazında değişiklik yapılmayarak yolun kesintiye uğratıldığı ve zikzaklı, doğrusal olmayan bir hal aldığı iddiasıyla davacı tarafından itiraz edildiği, İdare Mahkemesince yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, söz konusu yolun mevcut yapılaşmış alan içerisinde kalan yaya yolu olması nedeniyle doğrusal olmamasının (zikzaklı olmasının) planlama ilkeleri açısından bir sorun oluşturmadığı, davacının talebi doğrultusunda plan değişikliği yapılmasını gerektiren zorunlu bir sebebin bulunmadığı tespitlerinden hareketle dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu planın açıklama raporunda yaya ve trafik sirkülasyonunun rahatlatılması amacıyla plan değişikliği yapıldığı belirtilmiş ise de, uyuşmazlığa konu taşınmazın doğusundan başlayarak batıya doğru doğrusal olarak herhangi bir eğrilik ve sapma olmadan devam eden yolun, 1/1000 ölçekli dava konusu plan değişikliğinde, doğrusal istikameti bozularak dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde taşınmaz çıkıntı biçiminde korunarak zikzaklı bir şekil aldığı ve davacının taşınmazının bulunduğu yerde çıkmaz yol oluşturularak kesildiği ve devamında yeniden düz bir istikamette devam ettiği görülmüş olup, yolun istikametinde böyle bir değişiklik yapılmasını gerektirecek herhangi bir zorunluluk bulunmadığı gibi yolun doğrusal aksındaki bir sapmanın yol planlaması açısından da uygun olmadığı, güzergahının düzeltilmesine topoğrafik bir engelin de bulunmadığı anlaşıldığından taşınmazın sınırında zikzaklı bir hat yerine taşıt ve yaya trafiğine hizmet verecek şekilde devamındaki yollarla bağlantısı da göz önünde bulundurularak doğrusal bir eksende yol kararı geliştirilmesinin ulaşım planlaması açısından daha olumlu olacağı, bu hali ile şehircilik ilkelerine, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.