1. Hukuk Dairesi 2012/670 E. , 2012/761 K. "" MAHKEMESİ : KARACABEY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan annesi E.. B..'ın vekili sıfatıyla dava dışı kardeşi E..'in, murise ait .. parsel ile 251 ve .. parsellerdeki paylarını askerlik arkadaşı olan davalı M..'e, M..'in de .. parseli murisin kardeşinin oğlu olan davalı O.'a muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırmak amacıyla y…
**1. Hukuk Dairesi 2012/670 E. , 2012/761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARACABEY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan annesi E.. B..'ın vekili sıfatıyla dava dışı kardeşi E..'in, murise ait .. parsel ile 251 ve .. parsellerdeki paylarını askerlik arkadaşı olan davalı M..'e, M..'in de .. parseli murisin kardeşinin oğlu olan davalı O.'a muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescile, çekişme konusu yerlerden elden çıkan var ise tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddiaların ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan M.. B..'ya ait 960 parsel sayılı taşınmazı ile 251 ve .. parsel sayılı taşınmazlardaki payın dava dışı oğlu E..'in vekil sıfatı ile 01.12.2000 tarihinde davalı arkadaşı M..'e, M..'in de .. parseli 06.06.2001 tarihinde murisin kardeşinin çocuğu olan davalı O..'a satış suretiyle temlik ettiği, 960 parsel sayılı taşınmazın daha sonra kamulaştırma sebebi ile 14.12.2006 tarihinde ifraz edilerek oluşan 2507 parselin davalı O.. adına kaydedildiği, davacının anılan devirlerin dava dışı kardeşi E.. yararına mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, murisin 06.10.2001 tarihinde öldüğü ve geride mirasçı olarak davacı kızı ile dava dışı oğlu E.. K.'ın kaldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.