Ceza Genel Kurulu 2023/103 E. , 2025/555 K. "" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 1-95 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 102/2, 102/3-d, 29... . maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 37/1, 109/2, 29... . maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis; neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan TCK'nın 37/1, 86/1, 86/3…
Ceza Genel Kurulu 2023/103 E. , 2025/555 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 1-95 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 102/2, 102/3-d, 29... . maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 37/1, 109/2, 29... . maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis; neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan TCK'nın 37/1, 86/1, 86/3-e, 87/3, 29... . maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tüm suçlar yönünden aynı Kanun'un 53... . maddeler uyarınca hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.01.2014 tarihli ve 73-22 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.10.2021 tarih ve 21707-8251 sayı ile; haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmaması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda TCK'nın 109/5. maddesi uygulanmadan hüküm kurulması isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyma kararı veren Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince 19.04.2022 tarih ve 1-95 sayı ile; sanıkların nitelikli cinsel saldırı ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından önceki hükümler gibi mahkûmiyetine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 37/1, 109/2, 109/5, 29, 62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. Hükümlerin sanıklar müdafileri, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/91091 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 08.12.2022 tarih ve 11031-11101 sayı ile TCK'nın 29. maddesi yönünden kurulan hükümlerin direnme niteliğinde olduğu ve bu direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş, açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları bakımından haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Yerel Mahkemece usulüne uygun direnme hükmü kurulup kurulmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. OLAY VE OLGULAR İLE ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; Özel Dairenin 07.10.2021 tarihli ve 21707-8251 sayılı bozma ilamından sonra Yerel Mahkemece 30.03.2022 tarihli celsede "Usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 07.10.2021 tarih, 2021/217 07... /8251 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına oy birliğiyle karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu." şeklinde karar verildiği, takip eden celselerden sonra kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda TCK'nın 109/5. maddesinin uygulandığı ancak gerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gerekse nitelikli cinsel saldırı ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında bu sefer bozma ilamına aykırı şekilde TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanarak bu yönden bir önceki gibi mahkûmiyet hükümleri tesis edildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE 1. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 09.10.2024 tarihli ve 125-287 sayılı ve 05.02.2025 tarihli ve 572-44 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326. maddede davaya yeniden bakacak mahkemenin hak ve mecburiyetleri düzenlenmiştir. Yargıtayca verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemelerince yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin edilecek ve ilgililer duruşmaya çağrılıp bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilecektir. Yerel mahkemenin, göreve ilişkin olanlar dışında bozma ilamına uyma ya da direnme kararlarından birisini verebilmesi mümkündür. Maddenin üçüncü fıkrasında da mahkemenin bozma kararına ısrar hakkı olduğu vurgulanmıştır. Bozmadan sonra serbestlik kuralı gereğince bozma kararına uyma ya da direnme kararlarından birini verme konusunda serbest olan ilk derece mahkemelerinin Özel Dairelerin bozma kararlarına uymayı tercih etmeleri durumunda, bu kez uymadan sonraki serbestlik kuralı devreye girecektir. Temyiz edilen önceki hüküm bozma kararı verilmesiyle ortadan kalkmış olduğundan, yerel mahkemece önceki karardan farklı olarak, suçun sübutu ve niteliği de dâhil olmak üzere sanığın hukuki durumuyla ilgili tüm hususlarda, CMK'nın 217. maddesi uyarınca ulaşılan vicdani kanaat doğrultusunda serbestçe karar verilebilecektir. Diğer yandan, Ceza Genel Kurulunun 27.05.2014 tarihli ve 54-280, 24.04.2012 tarihli ve 391-1 73... .04.2007 tarihli ve 325-100 sayılı kararları başta olmak üzere istikrar kazanmış kararlarında; uyma kararının dönülebilecek nitelikte bir ara kararı niteliğinde olmayıp davanın esasına etkili olan kararlardan olduğu, bozmaya uymakla, yerel mahkemenin bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğduğu, sonradan bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da örtülü olarak geri dönülerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulmasının, uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle bozmaya uyan yerel mahkemenin dönülemez nitelikteki bu karardan daha sonra gerek bu yönde bir karar verip uyma kararından dönerek, gerekse uyma kararından sonra yeni bir karar vermeden fiili olarak dönme sonucu doğuran şekilde hüküm tesis ederek önceki hükmünde direnmesinin isabetsiz olduğu ve kurulan hükmün de yeni bir hüküm olduğu kabul edilegelmiştir. 2. Ön Soruna İlişkin Hukuki Nitelendirme Yerel Mahkemece, zımni/fiilî uymanın sonuçlarını doğuracak biçimde; 30.03.2022 tarihli celsede bozma kararına uyulmasına ilişkin ara karar kurulduktan sonra bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da zımnen rücu edilerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulması, uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Böylece bozmaya zımni/fiilî uyma neticesinde tesis edilen hüküm yeni bir hüküm olmakla temyiz edilmesi hâlinde incelemenin de Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. Ulaşılan sonuca göre asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 1-95 sayılı kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir direnme kararı niteliğinde olmadığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihli müzakerede oy birliğiyle karar verildi.