3. Hukuk Dairesi 2022/1569 E. , 2022/3354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine, dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafın
**3. Hukuk Dairesi 2022/1569 E. , 2022/3354 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine, dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I [adres satırı maskelendi] Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, tarafların ceza soruşturması aşamasında uzlaşmış olmaları nedeniyle, açılmış olan tazminat davasından feragat etmiş sayılacağı gerekçesiyle davacıların davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince tarafların ceza soruşturması sırasında uzlaşmış olmaları sebebiyle CMK 253/19 maddesi gereğince davacının davadan feragat etmiş sayılacağı ve HMK'nın 312 maddesi gereğince, davacı lehine vekalet ücreti hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; davacı anne ve baba kendi adlarına asaleten ve çocukları adlarına velayeten, davalı ... Eğitim Hizmetleri ve Tic. A.Ş eğitim kurumunun düzenlediği gezi programı sırasında oğlu ...’e kaynar su dökülmesinden kaynaklanan olay neticesinde meydana gelen maddi ve manevi zararların tazmini için maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı anne ve babanın kızları ...'in davalı ... Eğitim Hizmetleri ve Tic. A.Ş’nin eğitim kurumundan eğitim hizmeti almakta olduğu anlaşılmaktadır ve davalı eğitim kurumu tarafından bu husus kabul edilmektedir. Bu itibarla uyuşmazlıkta davaya bakmaya Tüketici mahkemeleri görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, bölge adliye mahkemesince; Uyuşmazlıkta tüketici mahkemesi görevli olduğundan, ilk derece mahkemesinin HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken; görevi olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca esasın incelemeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak görevsizlik hükmü kurulması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye ya da görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, görevsiz mahkeme tarafından görülen davanın esastan incelenerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre, davacının bu aşamada sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi uyarınca temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin kararının BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, HMK'nın 373/2 maddesi uyarınca dava dosyasının bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.