T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1068 KARAR NO : 2026/147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2020 (Dava), 18/07/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/305 Esas, 2025/443 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1068 KARAR NO : 2026/147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2020 (Dava), 18/07/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/305 Esas, 2025/443 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın manevi tazminat yönünden sulh nedeniyle konusuz kaldırığından karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili, davalı Şirket bünyesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ...'nın sürücüsü bulunduğu ... Plakalı aracın müvekkilinin mirasçısı ve çocukları olan...'ye çarpması sonucu küçük çocuğun vefat ettiğini, bu kazada savcılık soruşturması başlatıldığını ve davalı taraf suçlu bulunarak cezalandırıldığını, müteveffanın yaşı itibariyle küçük olduğunu herhangi bir mesleği bulunmadığını, müvekkillerinin kazadan dolayı sigorta şirketine müracaat edildiğini, bir kısım ödeme yapıldığını, fakat eksik ödeme yapıldığını, eksik ödeme için arabuluculuk için toplanlı yapıldığını fakat taleplerinin yerine getirilmediğini, sigorta şirketinin her defasında oyaladığını ve ödeme yapmaktan kaçındığını, bu elim olay nedeniyle müvekkillerinin çocukların kaybetmenin üzüntüsünü üzerlerinden atamadığını, bu nedenlerle müteveffanın desteğinden yoksun kalan müvekkili ... için şimdilik 100-TL, Maddi Tazminat ile ... için şimdilik 100-TL, Maddi Tazminat olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden işletilecek faizi ile tahsiline (sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) müvekkili ... için 30.000-TL manevi tazminat, ... için 30.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte sigorla şirketi dışındaki davalılardan tahsiline ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin (arabuluculuk toplantısı katılmayan sigorta şirketinin ayrıca sorumluluğu dikkate alınarak) davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile ... için talep edilen 100,00-TL maddi tazminatın bilirkişi raporunda belirtilen şekilde 74.901,13-TL, ... için talep edilen 100,00-TL maddi tazminatın bilirkişi raporunda belirtilen şekilde 46.466,99-TL olarak artırdığı beyan etmiştir. CEVAP: Davalı ... ve ... vekili, Erzurum .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2018/... Esas ve 2018/... Karar sayılı dosyasında bulunan 08/06/2017 tarihli kaza tespit tutanağına göre; sürücü ...'nın herhangi bir kusuru olmadığını, müteveffa ...'nin ise ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerede yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önünde bulundurmadığı veya göz önünde bulundurduğu halde uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiği mütalaa edildiğini, ayrıca yine aynı dosyada mevcut olan ....Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 05/03/2018 tarihli raporunda olayın gerçekleşmesinde, müteveffa ...'nin, yolun karşı tarafa geçişi esnasında mahal şartları kaale alması, gelen ve iyice yaklaşan araçları kontrol etmesi, geçiş için emniyetli ortamın oluşmasını beklemesi, yakın mesafede olan ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış bulunan aracın geçişini müteakip, yolun müsait olduğu bir zamanda kontrollü şekilde karşı tarafa geçmesi gerekirken, belirtilen hususlara riayet etmeyip, kendi can güvenliğini tehlikeye atarak karşı yöne geçmek üzere ani ve kontrolsüz bir şekilde kaplamaya girdiği ve şüpheli sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasıyla kazaya sebebiyet verdiğini, davranış faktörlerinin sonuç üzerinde asli derecede etken olduğu mütalaa edildiğini, ayrıca yine olay olduğu sırada müteveffanın 2-3 yaşlarında olduğunu, dedesinin koruma ve gözetimi altında olduğunu, dedesi ...de ifadesinde müteveffa ....'nın bir anda yola atladığını ve müvekkilinin kullandığı araca çarptığını beyan ettiğini, dolayısıyla söz konusu olayda müvekkili ...'nın herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkilinin kaza yaptığını dahi etraftakilerin “dur aracının altında çocuk var" demesi sonucu fark ettiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, ... Sigorta tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, müvekkil ..., kazaya karışan ... plakalı aracın %50 payına sahip olduğunu, müvekkili malik ...'in her ne kadar kanun gereği sürücü ile birlikte müteselsil sorumlu olsa da, bu sorumluluk kusur mevcut ise söz konusu olabileceğini, somut olayda müvekkili sürücü ...'nın herhangi bir kusuru olmadığından, malik müvekkili ...'in de kusurlu yada kusursuz sorumluluğunun söz konusu olmadığını bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ayrı ayrı müvekkiller yönünden reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, bilindiği gibi sigorta şirketlerinin, meydana gelen hasar ödemeleri için sigortalının takip etmesi gereken bir takım işlemleri yapılması gerektiğini, bu işlemlere istinaden yapılan değerlendirmelerden sonra ödemeler gerçekleştirildiğini, davacı tarafından yapılan başvuruda defalarca istenmesine rağmen taraflarına gerekli olan belgelerin sunulmadığını, yine bu belgelerin tarafların teslim edildiğine ilişkin bir posta kağıdının mahkeme dosyasına sunulmadığını, ayrıca özellikle ödemeye ilişkin hiçbir iban numarasının bildirilmediğini, davanın açılmasına bizzat davacının kendisinin neden olduğu, poliçe özel ve genel şartlarına açık ve net bir aykırılık olduğu bu neden ile açılan davanın haksız olduğunu, davanın açılmasına sebep olduğu gibi ilgili kasko sigortası genel ve özel şartlarına aykırılık nedenleri ile haksız olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince, " Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ve davalı vekillerinin beyanları ile sabit olduğu üzere tarafların manevi tazminat hususunda sulh oldukları anlaşıldığından, davacıların manevi tazminat taleplerinin konusuz kaldığı anlaşılarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davacıların maddi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; istinaf ilamında da belirtildiği üzere, aktüerya raporunda hesaplama yapılırken davacıların çocuğu olan destekleri yönünden yetiştirme giderinin hesaplanmamış olması nedeniyle, bu hususta Mahkememiz'ce ek rapor alınmış ve düzenlenen rapor doğrultusunda ... için 74.901,13 TL ve ... için 6.166,87 TL olmak üzere toplam 81.068,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle " 1-Davacıların manevi tazminat davası sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacıların maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; ... için 74.901,13 TL ve ... için 6.166,87 TL olmak üzere toplam 81.068,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 02/04/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 08/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müteveffaya kaza nedeniyle yüklenilen kusur oranının oldukça yüksek olduğunu, buna ilişkin itirazlarının kabul görmediğini, müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hatalı hesaplama yapıldığını, maddi tazminat yönünden müvekkillerinin gerçek zararının tespit edilmediğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından yapılan müvekkili şirkete başvuruda gerekli olan belgelerin sunulmadığını, ödemeye ilişkin iban numarasının bildirilmediğini, davanın açılmasına davacının kendisinin neden olduğunu, poliçe özel ve genel şartlarına çık ve net bir aykırılık olduğunu, bu nedenle açılan davanın haksız olduğunu, dosyada bulunan raporların usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporlar arasındaki faklılığın teknik faizden ve hesapla yönetimden, muhtemel yaşam süresinden, işlemiş dönem hesabına esas gelirden, evlilik varsayımından, destek paylarından ve yetiştirme giderinden kaynaklandığının tespit edilmesi yönü ile raporların eksik olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut olayda, 08.06.2017 tarihinde sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile seyir halindeyken karşıya geçmekte olan 2015 doğumlu yaya...'ye çarpmasıyla ölümle sonuçlanan dava konusu kaza meydana gelmiş, kaza nedeniyle davacılar maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davacıların maddi tazminat davalarının kabulü ile; ... için 74.901,13 TL ve ... için 46.466,99 TL olmak üzere toplam 121.368,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 02/04/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 08/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin 08/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuş, Dairemizin 06/05/2025 tarihli 2023/... Esas 2025/... Karar sayılı ilamı ile; ''Haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına bağlı zarar taleplerinde mahkemece gerçek zararın belirlenmesi gerekmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı doğru şekilde hesaplanmalıdır. Ayrıca her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Hükme konu edilen tazminatta yetiştirme giderleri düşülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiş, manevi tazminat talebi yönünden istinaf sebeplerinin incelemesinde; somut olayda davacıların dava konusu olay nedeniyle üzülmemiş, acı ve elem duymamış olması mümkün değildir. Bu nedenle davacılar açısından manevi tazminat talep etme şartlarının oluştuğu görülmekle, M.K'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüş olup, bu hüküm doğrultusunda da yapılan değerlendirmede mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı bir miktar az bulunmuş, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına bağlı zarar taleplerinde mahkemece gerçek zararın belirlenmesi gerekmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı doğru şekilde hesaplanmalıdır. Ayrıca her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Hükme konu edilen tazminatta yetiştirme giderleri düşülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiş, manevi tazminat talebi yönünden istinaf sebeplerinin incelemesinde; somut olayda davacıların dava konusu olay nedeniyle üzülmemiş, acı ve elem duymamış olması mümkün değildir. Bu nedenle davacılar açısından manevi tazminat talep etme şartlarının oluştuğu görülmekle, M.K'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüş olup, bu hüküm doğrultusunda da yapılan değerlendirmede mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı bir miktar az bulunmuş, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.'' gerekçesi ile 28/12/2022 tarihli 2020/.... Esas 2022/... Karar sayılı ilamın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacıların manevi tazminat davası sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacıların maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; ... için 74.901,13 TL ve ... için 6.166,87 TL olmak üzere toplam 81.068,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 02/04/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 08/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. velili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Başvuru sırasında alınması gerekli 5.537,76-TL harçtan peşin alınan 1.999,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.537,91-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 7-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca davacı ... yönünden kesin, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca davacı ... yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 02/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.