10. Hukuk Dairesi 2023/9709 E. , 2023/10136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1169 E., 2023/52 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/78 E., 2020/123 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının
**10. Hukuk Dairesi 2023/9709 E. , 2023/10136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1169 E., 2023/52 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/78 E., 2020/123 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 15.04.2016 tarihinde davalı ... Şirketi'nde tank yapımında çalışmakta iken elindeki balyozun kaçması sonucu ağır şekilde yaralandığını, kazanın SGK'ya bildirilmediğini, iş kazası olarak kabul edilmediğini, Kocaeli 6. İş Mahkemesi'nin 2016/1069 Esas sayılı dosyası üzerinden maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu davaya esas olmak üzere iş kazasının tespitinin gerektiğini belirterek davacının davalı işyerinde 05.05.2015 tarihinde geçirdiği iş kazasının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetki, husumet, zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, kurum tarafından tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrası hükmü gereğince yapılacak inceleme gereği davacının müvekkil kuruma başvurmadan davayı açması durumunda, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hususunda yapılacak ilk işlemin; kazaya maruz kaldığı iddia ve ihbar olunan kişinin, 5510 sayılı Kanun'un kısa vadeli sigorta kolları arasında yer alan iş kazası-meslek hastalığı sigortası hükümlerine tabi olup olmadığının araştırılması olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Emsal Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere; iş kazasının tespiti istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinden ( 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinden ) kaynaklanmaktadır. Anılan maddeye göre iş kazası; a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya daha sonra bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır. Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunlu olup iş kazası tespiti davaları bakımından özel olarak belirlenmiş bir ispat yöntemi de yoktur. Bu davaların her türlü delille ispatı mümkündür. Mahkememizce yapılan yargılamada, işyeri dönem bordrolarında kayıtlı tanıkların beyanları alınmış, davacının tedavisine ilişkin ilgili hastanelerden tedavi evrakları celp edilmiş,davalı kurum tarafından dava konusu olaya ilişkin müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığı hususları araştırılmış ve SGK'dan gelen belgeler, tanık beyanları, tedavi evrakları ve tüm dosya kapsamına göre her ne kadar kurum meydana gelen olayın iş kazası olmadığı yönünde karar vermiş ise de davacının tedavi gördüğü hastanelerin tedavi belgeleri ve raporları kapsamına göre, iddia edilen tarihte davacının hastaneye müracaatının olduğunun anlaşıldığı, tanık ... ün, ... ve ... in beyanlarında kaza anını anlattıkları ve beyanlarının dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile, davacı ...'ın 05.05.2015 tarihinde davalı işyerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine,.." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili, davacı hakkında yasa ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tarafların iddia ve beyanları, tanık anlatımları, bilirkişi raporu , davacıya ait hastane kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiği tarihe ilişkin hastane kaydı bulunmasa da tanık beyanlarından davacının 2015 yılında bileğinin hasar görmesine sebebiyet veren bir kazayı iş yerinde ve işini yaptığı esnada geçindiğini beyan ettiklerinin anlaşıldığı, davacının kaza tarihi olarak belirttiği tarihten sonra bileğindeki hassasiyet sebebi ile hastaneye başvurularının olduğu, bilirkişi raporunda da davacının kaza tarihi olarak belirttiği tarihten sonra sağ bileğine konulan "kienböck" tanısı sebebiyle operasyon geçirdiği tespit edilmiş olup tüm anlatılanlar kasamında davacının iddia ettiği tarihte iş kazası geçirdiği yönünde kanaat edindirici deliler ir bulunduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne ilişkin kararda her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde mevzuat hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında iş kazasına ilişkin eksik araştırmaya dayalı karar verilmesinin mümkün olmadığını, buna göre ,bu davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 05.05.2015 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 5510 Sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir: "İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17.04.2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17.04.2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır." Meslek hastalığı ise 5510 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde tanımlanmış olup Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir. İş kazası ve meslek hastalığı arasındaki temel fark, iş kazası ani bir olay sonucu meydana gelirken, meslek hastalığının çalışılan ortam ve koşullar neticesindeki süreç neticesinde meydana gelmesidir. 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde iş kazasının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir. Olayın SGK tarafından iş kazası veya meslek hastalığı kabulünden sonraki aşamada ise sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelir bağlanması önem arz etmektedir. 5510 sayılı Kanunu’nun 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir. Eldeki davada ise tanık anlatımlarından, davacının tank içerisinde çalışmakta iken balyoz sallaması nedeniyle kolundan rahatsızlanarak hastaneye gittiği ve bu nedenle operasyon geçirdiği belirtilmekte olup, öncelikle kaza öncesi, kaza anı ve kaza sonrasındaki tüm olguların dava dosyasına yansıtılması ile özellikle, davacı bakımından sağ bileğine konulan "kienböck" tanısının yaptığı iş ile uyumlu olup olmadığı ile, bu hastalığın meslek hastalığı mı yoksa ani gelişen bir rahatsızlık olup olmadığının belirlenmesi ve davacının talebinin de bu anlamda meslek hastalığına ilişkin mi yoksa iş kazasına ilişkin mi olduğu hususu tespit edildikten sonra yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, bordrolu tanık beyanları, çalışılan alan krokisi, çalışma tanımı ve davacının çalıştığı işin nitelikleri ve gerekleri dikkate alınarak, bu olayın ayrıntıları ile netleştirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.