1. Ceza Dairesi 2015/1380 E. , 2015/5578 K. "" Tebliğname No : 1 - 2014/84102 MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi KARAR VE NO : 27/11/2013, 2011/203 (E) ve 2013/398 (K) SUÇ : Kasten öldürme Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık M.. K..'ın maktül C.. A..'i kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde suç vasfı tayin, kusurluluğu etkileyen sebeplerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebinin niteli…
**1. Ceza Dairesi 2015/1380 E. , 2015/5578 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 1 - 2014/84102 MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi KARAR VE NO : 27/11/2013, 2011/203 (E) ve 2013/398 (K) SUÇ : Kasten öldürme Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık M.. K..'ın maktül C.. A..'i kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde suç vasfı tayin, kusurluluğu etkileyen sebeplerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekcelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sübuta, vasfa, meşru savunmanın varlığına, tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA) 18/11/2015 gününde üyeler , sanığın eyleminin TCK'nın 86/2,3-e maddesi kapsamında kaldığı ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Sayın dairemizin çoğunluğu ile aramızda sanık M.. K..'ın eyleminin TCK'nun 37/1 maddesi kapsamında öldürme fiiline iştirak mi? Yoksa, sanık M.. K..'ın eyleminin TCK'nun 86/2, 3-a maddeleri kapsamında yaralama mı? olduğu noktasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Olay 12.03.2011 tarihinde meydana gelmiş olup, maktul uzunca bir tedavi sürecinden sonra 13.04.2012 tarihinde olaydan 396 gün sonra tedavi gördüğü hastahanede vefat etmiştir. Maktulun ölüm nedeni ile ilgili alınan İstanbul adli Tıp Kurumu 1. İhtisas kurulunun raporunda, maktulde iki adet bıçak darbesi olduğu, bu bıçak darbelerinden boyunda olanın yarattığı komplikasyonlar sonucu ölümün meydana geldiği, bıçaklı yaralama ile ölüm arasında illiyet bağının mevcut olduğu belirtilmiş, maktulün kafasına denk gelen taşın herhangi bir komplikasyona neden olduğundan ne bu raporda, ne de daha önceki raporlarda bahsedilmemiştir. 12.03.2011 tarihinde meydana gelen olayın sonrasında, sanık 13.03.2011 tarihinde yakalanmış müdafii huzurunda verdiği ilk beyanında; maktulün surların aşağısından geçen kızlara laf attığını, kendisinin ve diğer sanık konuşmaya başladıklarını, konuşmanın tartışmaya daha sonrada kavgaya dönüştüğünü, bu sırada maktulün bıçak çektiğini, doğru hamle yaptığını, kendisinin de bıçaklanmasını önlemek için yerden aldığı elinin yarısı büyüklüğündeki taşı maktulün sırtına vurmak istediğini, ancak maktul hareketli olduğundan taşın kafasına değdiğini, bu sırada bıçak çektiğini, kendisini korumak için rastgele salladığını, bıçağın maktulün boynuna geldiğini, maktulün yaralandığını görünce panik yapıp kaçtığını diğer sanık farklı bir yöne kaçtığını söylemiştir. Sanık ise; yine olaydan 1 gün sonra 13.03.2011 tarihinde müdafii huzurunda verdiği beyanında; surların üzerinde otururken tanımadıkları bir şahsın geldiğini, gelir gelmez ağza alınmayacak küfürler ettiğini, oradan ayrılmalarını istediğini, kendilerinin