4. Hukuk Dairesi 2015/13310 E. , 2017/6003 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/02/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i…
**4. Hukuk Dairesi 2015/13310 E. , 2017/6003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/02/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 18/10/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemiz çoğunluğunca onanmıştır. Davacı vekili; davalının 06/01/2015 tarihinde, TBMM'nde partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında, müvekkiline karşı adını da zikretmek suretiyle ağır hakaretlerde bulunduğunu belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davaya konu konuşmanın yapıldığı tarihte davacı iktidar partisi milletvekili, davalı ise ana muhalefet partisi lideridir. Davacının üye olarak görev yaptığı meclis soruşturma komisyonunun kararını açıklamasından sonra davalı söz konusu konuşmasını yapmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında belirtildiği üzere, siyasetçilere yönelik eleştirilerin sınırları özel kişilere karşı yapılan eleştirilerin sınırlarına göre daha geniş olup, siyasi hüviyete sahip kişilerin kendilerine yönelik ağır, sert ve hatta incitici eleştirilere katlanmaları gerektiği tartışmasız olmakla birlikte, ağır ve sert eleştirinin de bir sınırının olacağı muhakkaktır. Eleştiri bir şeyin daha iyiye gitmesi veya bir yanlışın düzeltilmesi için yapılan değerlendirmedir.