T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2993 KARAR NO : 2025/2158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/08/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/11/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk d…
T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2993 KARAR NO : 2025/2158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/08/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/11/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla ve duruşma açılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACININ İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde: 29/05/2013 tarihinde, .... sevk idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ..... ili istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesiyle davacının içinde bulunduğu ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın kaza yapmasına sebebiyet verdiğini, bu kaza sonucunda yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası oluştuğunu, davacının tedavisinin Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesinde yapıldığını, sonrasında Bismil Devlet Hastanesi ve Dicle Üniversitesinde tedavisinin halen devam ettiğini, davacı ile ilgili Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından 7 kişilik tam heyetten 05/04/2022 tarihinde maluliyet raporu alındığını, söz konusu raporda davacının sürekli engel durumu ve geçici iş göremezlik süresinin belirlenmiş olduğunu, kaza sonucu ağır yararlanan davacının kaza tarihi itibariyle ilahiyat ve çocuk gelişimi mezunu/öğretmeni olduğunu, muhtemel kazancının 10-15 bin TL olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davacının bu mesleği gereği gibi icra edip hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle kaza sonucu oluşan zararın davalı şirket tarafından BK 49 ve de devamı gereğince tazmininin gerektiğini, kusurlu hareketleriyle söz konusu kazaya sebebiyet veren ve davacının ağır yaralanmasına neden olan aracın ..... Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, kaza sonucunda... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğüne uğranılan zararın giderilmesi için yapılan başvuruda herhangi bir ödeme alınmadığını iddia ederek 800.00 TL kesin iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri, olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Talebin zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, bu hususta adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, başvuru sahibinin iddia edildiği gibi işgücü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığının sabit olmadığını, Genel Şartlar uyarınca; “11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik”e uygun maluliyet oranına göre maluliyetin tespiti gerektiğini, davacının kaza ile illiyetli meslekten kazanma gücü kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise oranının belirtildiği bir rapor alınması gerektiğini, hesaplamaya esas alınması gereken yaşam tablosunun PMF Yaşam Tablosu olduğunu, çalışmayan bir kişinin gelir kaybına uğramasının söz konusu olmaması nedeni ile geçici iş göremezlik zararından bahsetmenin de mümkün olmayacağını, SGK'dan davacıya herhangi bir aylığın bağlanıp bağlanmadığı ve maluliyet zararının kurumca giderilip giderilmediği, giderilmiş ise ne ölçüde giderildiğinin saptanması gerektiğini, gelir durumunun araştırılması gerektiğini, davacıların gelir ile ilgili delil ve beyanlarına itiraz ettiğini, gelir tespitinde SGK kayıtları, vergi kayıtlarının esas alınması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini iddia ve beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2024 tarih ve E.2022/1029 K.2024/265 sayılı kararı ile; "...Dava, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. ...... plaka sayılı aracın 09/07/2012-09/07/2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 225.000,00 TL ve tedavi giderlerinin de kişi başı 225.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza tespit tutanağına göre 29/05/2013 tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davaya konu kaza nedeniyle Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/113 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama sonucu araç sürücüsü .....'un taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve ilgili kararın temyiz incelemesi ile kesinleştiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... şirketine 22/07/2022 tarihli başvuruyu mail yolu ile gerçekleştirdiği ve davalı ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, buradan varılacak sonuca göre davacının tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. Kaza tespit tutanağı ile kusur durumuna ilişkin ceza dosyasında ikame edilen 10/09/2014 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporu ve soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile sürücü beyanlarından; Sürücü ..., içerisinde yolcuların bulunduğu "...." plaka sayılı minibüs ile gündüz vakti, bölünmüş yolda, ......yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, sevk ve idare hatası göstererek direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, öncelikle aracını, kaplamadan düşük olan orta refüje düşürüp buradaki bir ağaca çarpması, çarpmanın etkisiyle kopan ön tekerleğin karşı yol bölümünde seyretmekte olan sürücü.... yönetimindeki "..." plaka sayılı minibüsün sol yan kısmına çarpması, sonrasında refüjle bölünmüş yolun karşı yönden gelen trafiğe ait bölümüne girmesi neticesi, bu yol bölümünde .... yönüne seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki, içerisinde yolcu olarak; ...., davacı ... (önceki soyadı ....), ...... isimli şahısların bulunduğu "...." plaka sayılı minibüse ön kısmından çarpması, çarpmanın etkisiyle savrulan "...." plaka sayılı minibüsün sağ yan kısımlarıyla yolun sağ tarafında bulunan çelik bariyerlere çarpması, bu sırada "....." plaka sayılı minibüsün de son çarpışmanın etkisiyle ekseni etrafında dönerek orta kısımlarıyla yine Mardin yönüne seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki "...." plaka sayılı otomobile ön kısmından çarpması neticesi meydana gelen olayda davalı ... tarafından sigortalanan arç sürücüsü .....'un dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, diğer sürücüler......'ın ise meydana gelen olayda, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışları ya da kural ihlalleri görülmediğinden, sonuçta atfı kabil kusurları bulunmadığı mütalaa edilmiştir. İlgili rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli maluliyet durumu oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen 04/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; kişinin engel oranının %4,2 ve sürekli olduğu, iyileşme sürecinin 9 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte %100 malül sayılması gerektiği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının ise 1 ay olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak değerlendirilmiş ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. Dosya içerisinde davacının ... tarihinde ..... bölümü ve... tarihinde .....i bölümü mezunu olduğuna dair YÖK mezuniyet belgeleri mevcuttur. Her ne kadar ilgili mezuniyet belgeleri sunulmuş ise de emsal ücrete ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, davacının sgk hizmet dökümü kayıtlarında kesintisiz ve sürekli çalışmasının ve işe giriş çıkış tarihlerinin belirlenememesi nedeniyle tazminat hesabında davacının asgari ücret üzerinden gelir elde edeceği değerlendirilerek asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama esas alınmıştır. Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %4,2 sürekli maluliyet ile %100 kusur oranı üzerinden ve asgari ücrete göre hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatı oluşmadığı ve geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığından davacının sürekli maluliyete ilişkin hesaplamalarda zarar başlangıç tarihinin olay tarihinden itibaren başlatılacağı belirtilmiş, buna göre davacının geçmiş aktif dönem, gelecek aktif dönem ve gelecek pasif döneme ilişkin toplam sürekli iş göremezlik tazminatı miktarı 291.130,32 TL olarak hesaplanmış, bakıcı gideri ise 978,60 TL olarak hesaplanmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda, davacının kaza tarihi itibarıyle aktif çalışması bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanmadığı ve bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatının başlangıç tarihi kaza tarihi esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, davacı kaza tarihi itibarıyle 20 yaşında olup, maluliyet raporunda belirtilen 9 ay ile sınırlı olmak üzere geçici iş göremezlik tazminatı talep edebilir ve bu süre zarfında davacı %100 malül sayıldığından hesaplamanın %100 üzerinden yapılması gerekir. Davacı tarafça bu yönde düzenlenen bilirkişi raporuna açıkça itirazda bulunulmadığı gibi davacı taraf geçici iş göremezlik tazminatı talebinden de feragat etmiştir. Öte yandan, bilirkişi raporunda sürekli maluliyet tazminatının başlangıç tarihi kaza tarihi olarak esas alınarak davacının %4,2 maluliyeti üzerinden hesaplama yapıldığından, yapılan bu hesaplama davalı ... şirketinin aleyhine olmadığından mahkememizce ek rapor alınması yoluna gidilmemiş ve bilirkişi raporunda belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri yönünden değerlendirme yapılarak davacının tazminat kalemlerinin incelenmesine geçilmiştir. Davacı vekili, geçici iş göremezlik tazminatına yönelik talebinden feragat ettiğinden geçici iş göremezlik tazminatı talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Davalı sigortalının %100 kusuruna isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine olarak hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatı miktarı 292.130,32 TL, bakıcı gideri ise 978,60 TL'dir. Sigorta poliçesinde kişi başı maddi tazminat miktarı 225.000,00 TL olduğundan davacının poliçe kapsamında talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı 225.000,00 TL'dir. Davacı tarafça talep edilen bakıcı gideri ise, sigorta poliçesinde yer alan tedavi giderlerine ilişkin kloz kapsamında karşılanması gerekir. Bu nedenle davacı tarafın değer artırım dilekçesi ile poliçe kapsamında talep edilen 225.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 978,00 TL bakıcı gideri istemine yönelik taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın ticari vasıfta olmadığı değerlendirilerek davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... şirketine 22/07/2022 tarihli mail ile başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... şirketince yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüde düşer. Sigorta şirketinin davanın kısmi dava olup olmamasına bakılmaksızın zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan tazminatın tamamı yönünden 04/08/2022 tarihi itibarıyle temerrüdü gerçekleşmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetildiğinde kabul edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin alacağın tamamına davalı ... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ve KISMEN REDDİ ile; a)Davacı vekilinin feragat beyanı doğrultusunda 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebine yönelik davanın feragat nedeniyle REDDİNE, b)225.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 978,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 04/08/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinafında; 29.5.2013 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacı ... (....l) .... 'in sakatlık tazminatına ilişkin Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2013/804 E. Sayılı dosya nezdinde dava açıldığını, yargılama sürecinde işbu dosya Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/2131 E. Sayılı dosyasında birleştirildiğini, davacı ...'in kalıcı maluliyeti olmadığı tespit edildiğini, müvekkili şirketin unvan değişikliği nedeni ile söz konusu dosyaya ilişkin detaylı bilgilere ulaşmadıklarını, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/804 e. ve 2019/2131 e. sayılı dosyanın birer örneklerinin dosya arasına alınmasını, davacının kalıcı maluliyetinin olmadığına yönelik bir rapor olmadığını, yargılama sürecinde dosyaya kazandırılan sağlık kurulu raporu Dicle Üniversitesi tarafından düzenlendiğini, ancak herkesçe bilindiği gibi işbu raporları düzenlemeye yetkili kurul İstanbul ATK 3.İhtisas Kurulu olduğunu, İstanbul ATK 3.İhtisas Kurulunun görevi ise davamızda olduğu gibi "Malûliyetler, meslekte kazanma gücü kaybı, beden çalışma gücü kaybı, meslek hastalıkları, hapis cezalarının infazının ertelenmesi, sürekli hastalık, engellilik ve kocama sebepleri ile belirli kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin işlemler." olduğunu, Yasa ve Yargıtay Kararları uyarınca da, “Engel Oranı” hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli olarak kılınmış olan en yetkili kurum, “Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu” olup Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dışında alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiğini, dosyaya sunulan tüm tedavi belgeleri ilgili kurumca incelendiğinde davacının maluliyet durumunun olması gerekenden daha yüksek tespit edildiğini, davacının kaza neticesinde meydana gelen arazları topuk kırığı şeklinde görüldüğünü, ancak sağlık kurulu raporunda bulunan tüm imzalar sadece adli tıp uzmanlarına ait olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin özellikle ortopedi uzmanının değerlendirme yapması gerekirken herhangi bir değerlendirme bulunmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Hayat Tablosu ve Progressif Rant yöntemine göre yapıldığını, ancak Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada daha önce de itirazlarını sundukları üzere, %1,8 Teknik Faiz Yönteminin kullanılması gerektiğini, söz konusu kararda diğer itirazların reddine karar verildiğini, dosyada Genel Şartlar hükümlerine göre TRH yöntemi ile %1,8 Teknik Faiz kullanılarak yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiğini, zira kanunda aksi öngörülen bir hüküm de bulunmadığını, tazminat hesaplaması yapılırken kişinin ömrü boyunca elde edeceği gelirin tek ödeme için peşin değere çevrildiği hesaplamada reel olarak %0 iskonto kullanılması bilimsel açıdan gerçekçi olmadığını, hak sahibine yapılan tek ödemenin tarafa gelecekte getireceği muhtemel getirileri ile birlikte düşünürsek sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, yapılan aktüer hesabı sonucu olması gerekenden daha yüksek bir tazminat hesaplandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde artırdığından kabulü mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı ... tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; ...... yolunda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracın bölünmüş karşı yola geçmesi ve burada birden fazla araca çarpması sonucu ölümlü ve yaralamalı zincirleme trafik kazasının meydana geldiği, mahkemece, ATK'dan kusur raporu, Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından maluliyet raporu ve aktüerya uzmanından hesap raporu alınarak sonuca gidildiği, yargılama neticesinde; Davanın kısmen kabulü ile; a)Davacı vekilinin feragat beyanı doğrultusunda 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebine yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, b)225.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 978,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 04/08/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği ve işbu kararı davalı ... vekilinin istinaf ettiği anlaşılmaktadır. **Davalı vekili istinafında özetle; 29.5.2013 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacı ... . 'in sakatlık tazminatına ilişkin Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/804 E. Sayılı dosyası nezdinde dava açıldığını, bu dosyada, davacı ...'in kalıcı maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/804 e. ve 2019/2131 e. sayılı dosyanın birer örneklerinin dosya arasına alınmasını, yargılama sürecinde dosyaya kazandırılan sağlık kurulu raporunun Dicle Üniversitesi tarafından düzenlendiğini ancak işbu raporları düzenlemeye yetkili kurulun İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu olduğunu, davacının maluliyet durumunun olması gerekenden daha yüksek tespit edildiğini, hesaplamanın TRH-2010 Hayat Tablosu ve Progressif Rant yöntemine göre yapıldığını, ancak %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, yapılan aktüer hesabı sonucu olması gerekenden daha yüksek bir tazminat hesaplandığını istinafa konu etmektedir. **Değerlendirme ve Gerekçe: 1-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. Maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür..." Aynı Kanunun 50/1. Maddesine göre de; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır..." Buna göre, dosyadaki kusur raporlarına bakmak gerekirse; Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına sunulan 08/01/2014 tarihli trafik bilirkişisi raporunda kazanın meydana gelmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, belirtilmiştir. Yine ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 10/09/2014 tarih, 4269 sayılı Ceza Mahkemesine sunulan raporunda kazanın meydana gelmesinde; ...plakalı araç sürücüsü...'un asli kusurlu olduğu,..... diğer sürücülerin kusursuz olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla her iki raporda da davalı ... şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsüne %100 oranında kusur verilmiştir. Bunun yanında, olayda çok taraflı trafik kazası meydana gelmiş olup kaza sonucunda ölenlerin yakınları ile yaralanan kişiler tarafından açılan diğer tüm davalarda davalı ... şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, ceza yargılamasında da bu sürücüye asli ve tam kusur atfedilmiştir. Böylece olayda, davalı ... şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu sabit hale gelmiştir. 2-Bilindiği gibi maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından geçiçi ve sürekli iş göremezlik durumunun tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, trafik kazası 29/05/2013 tarihinde meydana gelmiştir. Buna göre, olayda kaza tarihine göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyet oranlarının tespiti gerekir. Davacının maluliyet oranı tespiti Dicle Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığınca kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" uyarınca hazırlanan rapora göre belirlenmiş olup maluliyet raporunun yetkili kurum tarafından usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 3-Yine aktüerya raporu, Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E. 2020/40 K sayılı iptal kararı ve Yargıtay (kapatılan) 17. HD ve 4. HD.'nin içtihatlarına uygun olarak, 1.8 teknik faiz uygulanmadan, TRH 2010 yaşam tablosuna, asgari ücrete göre ve dosyada mevcut usulüne uygun alınmış kusur ve maluliyet raporlarına göre hesaplama yapılarak düzenlenmiştir. Bu nedenle davalı tarafın aktüerya raporuna yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. 4-Davalı vekilinin, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Kurulundan alınması gerektiği yönündeki istinaf itirazları da yerinde değildir. Nitekim Yargıtayın istikrarlı uygulamasına göre, geçiçi ve sürekli iş göremezlik durumu tespitinin Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının maluliyet tespiti Dicle Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığınca yapılmıştır. Bahse konu 21/06/2023 tarih, 2023/650 sayılı Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul Raporu ile davacının, sürekli iş göremezlik oranının %4,2 olduğu, olay tarihinden itibaren 9 ay iyileşme sürecinin bulunduğu, (geçici iş göremezlik süresi) ve olay tarihinden itibaren 1 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu, tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu maluliyet tespitinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. 5-Davalı vekilinin, davacı ... 'in sakatlık tazminatına ilişkin Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2013/804 E. sayılı dosya nezdinde dava açtığı, yargılama sürecinde işbu dosyanın Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/2131 E. sayılı dosyasında birleştirildiği ve bu dosyaya sunulan raporda davacı ...'in kalıcı maluliyeti olmadığının tespit edildiği yönündeki istinaf itirazını gelince; Dairemizce ilgili dosyalar UYAP üzerinden incelenmiş, müzekkere ile Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden 19/03/2014 tarihli rapor istenmiş, cevabi yazı ekinde gönderilen Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 19/03/2014 tarihli ve 1675167/2161 numaralı "Sağlık Kurulu Raporunda" heyetteki ortopedi uzmanı hekim tarafından, "...opere sol eminensia fraktür. Kaynama, tam diz hareketleri hafif kısıtlı..." şeklinde tanı konulmuş ve raporda herhangi bir engellilik oranı da belirtilmemiştir. Bu rapordan, davacının sol diz kemiklerinde kırık (fraktür) oluştuğu ve bunun tam olarak iyileşmeyip davacının diz hareketlerinin kısıtlı olduğu belirtilmiştir. Buna göre, davalının iddia ettiği gibi bu raporda davacının engellilik oranının bulunmadığı yönünde bir kanaat belirtilmemiş, engellilik oranı bölümü boş bırakılmıştır. Dolayısıyla hükme esas alınan 21/06/2023 tarih, 2023/650 sayılı Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul Raporu ile davacının, sürekli iş göremezlik oranının %4,2 olduğu yönündeki maluliyet raporu ile bahse konu Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 19/03/2014 tarihli ve 1675167/2161 numaralı Sağlık Kurulu Raporu arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 15.436,55 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.842,43 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 11.594,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 28/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.