8. Hukuk Dairesi 2017/11697 E. , 2017/7205 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ... İli ... İlçe'sinin, ... Denizi sahilinde bulunan arazilerinin bir kısmını kapsayan alanda, şahil şeridi…
**8. Hukuk Dairesi 2017/11697 E. , 2017/7205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ... İli ... İlçe'sinin, ... Denizi sahilinde bulunan arazilerinin bir kısmını kapsayan alanda, şahil şeridinin kullanım esaslarını tespit etmek amacıyla ... Valiliğince Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonu kurulduğunu, tespit komisyonunca oluşturulan kıyı kenar çizgisinin usulünce onaylanarak kesinleştiğini açıklayarak, dava konusu ... parsel nolu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptaliyle tescil harici bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... davayı kabul etmiş, ..., ..., ... ve ... vekili ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1- Kural olarak tapu iptali ve tescil davalarında, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. Dava konusu taşınmazın kayıt maliki ...'ın dosya arasında mevcut mirasçılık belgesinin incelenmesinden, mirasçı olarak görünen ...'nın davada davalı olarak gösterilmediği anlaşılmıştır. Kamu düzeninden sayılan taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 2-Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde İdare tarafından oluşturulan kıyı kenar çizgisi haritası ve eklerine göre, dava konusu taşınmazın 19,44 m2'lik bölümünün kıyı kenar çizgisinin içerisinde kaldığı belirtilmiş iken, dosya içerisinde mevcut ziraat yüksek mühendisi, harita yüksek mühendisi, jeoloji mühendisleri ve jeomorfolog bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.02.2015 tarihli raporda ise taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca, bilirkişi kurulu tarafından esas alınan kıyı kenar çizgisi ile idare tarafından oluşturulan kıyı kenar çizgisinin örtüşmediği, buna rağmen, bilirkişilerce esas alınan kıyı kenar çizgisinin kroki üzerinde gösterilmediği ve idare tarafından oluşturulan kıyı kenar çizgisi ile karşılaştırılarak, aralarındaki çelişkinin nedenleri üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır.