7. Ceza Dairesi 2020/5247 E. , 2024/118 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/80 E., 2015/663 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ...'ın beraatine, Sanık ...'ın mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemele…
**7. Ceza Dairesi 2020/5247 E. , 2024/118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/80 E., 2015/663 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ...'ın beraatine, Sanık ...'ın mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/663 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kaçakçılık suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 54 üncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ... hapis ve 60.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR [adres satırı maskelendi] 2.Sanık ...; sigaraların kendisine ait olduğunu, ikamet adresinin "..... Mah. 44250 Sk. No:4 İç kapı No:1 ......" olduğunu, sigaraların bulunduğu "... Mah. 58286 Sk. No:21" sayılı adresin ise ...'ın ikameti olduğunu ve onunla 5-6 yıldır tanıştıklarını, sigaraları...'in ikametinin bahçeli olup kapısının sürgülü olması nedeniyle koyduğunu, kendi oturduğu evin ise bahçeli olmadığını, sokağa açılması nedeniyle sigaraları evine koymadığını, ele geçen suça konu sigaraları... evde yokken bahçeye bıraktığını, bahçede en fazla 15 dakika kaldığını sonrasında kolluk görevlilerinin gelerek yakaladıklarını, ........;'in haberinin bulunmadığını, sigaraları bu adrese bırakacağını söylemediğini savunmuştur. 3.Sanık ...; ele geçirilen sigaralarla ilgisinin ve haberinin bulunmadığını, diğer sanık ...'ın eski komşusu olduğunu, sigaraların ele geçirildiği adresin kendisine ait olduğunu, bahçeli olup, zemin kat, 1 inci ve 2 nci kat bulunduğunu, en üst katta oturduğunu, zemin ve orta katta çocuklarının olduğunu, bahçe kapısının kilitli olmadığını, olay tarihinde işyerinde bulunduğunu, kolluk görevlilerinin telefonla araması üzerine eve gittiğinde sigaraların bulunmuş olduğunu, sanık ...'ın önceden haber vermediğini söylemiştir. 4.Tutanak tanıkları mahkemede beyanlarında; olay sırasında sigaraların ele geçirildiği yerde sanık ...'ın bulunduğunu, sigaraların ise evin avlu kısmında dışardan göründüğünü beyan etmişlerdir. 5.11.02.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; ele geçen sigaraların yabancı menşeli ve bandrolsüz olduklarını ve gümrüklenmiş değerinin 127.767,08 TL olduğu bildirilmiş, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre fahiş olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanık ...'ın ikametinde ihbar üzerine usulüne uygun alınan arama kararı uyarınca belirtilen adrese gidildiği, 3 katlı ikametin bahçe giriş kapısının sürgülü demir kapı ile kapalı olduğu, dışardan bakıldığında bahçe kısmında açık şekilde koliler içerisinde ve üzerinde bandrolsüz kaçak sigaraların bulunduğunun görüldüğü, ikametin bahçe kapısı sanık ... tarafında açılarak yapılan aramada toplam 1920 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; her ne kadar sanık ..., sigaraların kendisine ait olmadığını, eski komşusu olan diğer sanık ...'ın kendisinden habersiz olarak bıraktığını söylemiş ve diğer sanığın da bu hususu doğruladığı görülmüş ise de; sanıkların farklı adreslerde ikamet etmeleri, olay günü sanık ...'in ikametinin giriş kapısının sürgülü demir kapı olması sebebiyle kendisi veya birlikte oturduğu kişi/kişiler tarafından açılmadıkça habersiz içeri girilemeyeceği, istihbari bilgi üzerine arama yapılması üzerine söz konusu sigaraların bahse konu ikametin bahçesinde görünür vaziyette ele geçilmesi karşısında sanık ...'ın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Yönünden 1.1920 karton sigara ele geçirilmesi şeklindeki olayda kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca hapis cezasında da teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş, 3.Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Kanun'un 109 uncu ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51 inci maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde "C. Başsavcılığınca yapılacak ödeme emrinin tebliğinden itibaren, aylık taksitler halinde ödenmesine, taksit sayısının 24 olarak belirlenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratına," karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 18.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/663 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, B. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/663 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi. (K.K.D.) (K.K.D.) KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkındaki beraate ilişkin hükmün, katılan ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine onanması yerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Sanık ... aşamalardaki savunmalarında özetle, suçlamayı kabul etmediğini, suça konu sigaraların yakalandığı bahçeli ve üç katlı evin kendisine ait olduğunu, üst katta kendisinin diğer iki katta da çocuklarının oturduğunu, bahçe kapısının kilitli olmadığını, sanık ...’ın eski komşusu olduğunu, olay saatinde işyerinde olduğunu, polislerin telefon etmesi üzerine eve gittiğinde suça konu sigaralardan haberinin olduğunu, sanık ...’ın önceden kendisine sigaraları koyacağını haber vermediğini, haberinin olması halinde izin vermeyeceğini söylemiştir. Diğer sanık ... aşamalardaki savunmalarında, sanık ... ile 5-6 yıldır tanıştıklarını ve aile dostu olduklarını, kendi oturduğu evin bahçesinin olmadığını, doğrudan sokağa açıldığını, Kamil’in evinin bahçeli olması nedeniyle suça konu sigaraları sanık ...’in evinin bahçesine evde yokken haberi olmaksızın koyduğunu, sigaraları koyduktan 15 dakika kadar sonra polislerin kendisini bahçede yakaladığını, önceden de...’e sigaraları bahçeye koyacağını söylemediğini, suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu söylemiştir. 27.01.2015 tarihli Olay, Yakalama, Tespit, Muhafaza Altına Alma Tutanağına göre özetle, arama kararı uyarınca sanık ...’a ait evin bahçesinde koliler içerisinde gümrük kaçağı sigaraların görüldüğü, bahçe kapısının sanık ... tarafından açılarak suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu söylediği, bahçe içerisinde 1920 karton suça konu sigaraların ele geçirildiği belirtilmiştir. Tutanak mümzisi tanık ...mahkemedeki beyanında, ihbar üzerine gittiklerinde sigaraların evin avlusunda göründüğünü, ev sahibi olan sanık ...’ın olay yerinde olmadığını, sanık ...’ın olay yerinde olduğunu söylemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 04.04./2006 tarihli ve 2006/3-35 Esas, 2006/97 Karar sayılı ilâmı ile buna benzer birçok ilamında da “...ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya ... bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.” Tüm bu anlatılanlar ile sanık ...’ın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, suçlamayı kabul etmediğini, sanık ...’ın eski komşusu olduğunu, olay saatinde işyerinde olduğunu, polislerin telefon etmesi üzerine eve gittiğinde suça konu sigaralardan haberinin olduğunu, sanık ...’ın önceden kendisine sigaraları koyacağını haber vermediğini, haberinin olması halinde izin vermeyeceğini söylemesi, diğer sanık ...’ın...’in savunmasını doğrulaması, tanık olarak dinlenen zabıt mümzisi...in ev sahibi olan sanık ...’ın olay yerinde olmadığını, sanık ...’ın olay yerinde olduğunu söylemesi, yakalama tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...’ın müsnet suçtan cezalandırılması için savunmasının aksine somut, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi nedeniyle yerel mahkemece verilen beraate ilişkin karar yerinde olup onanması gerekirken, sanık ...’ın cezalandırılması gerekçesiyle bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 09.01.2024