5. Hukuk Dairesi 2025/13805 E. , 2026/3940 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1351 Esas, 2025/2107 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/301 Esas, 2024/134 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili …
5. Hukuk Dairesi 2025/13805 E. , 2026/3940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1351 Esas, 2025/2107 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/301 Esas, 2024/134 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı belediyenin Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 609 12... sayılı taşınmazın imar planında kentsel rekreasyon alanı olarak ayrıldığından tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yargı yolu itirazlarının olduğunu, görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, husumet itirazlarının olduğunu, davacı tarafından idari başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak dava konusu taşınmaza el atmalarının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşma yoluna gidilmeden davanın açıldığını, süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, el atmanın söz konusu olmadığını, ticari rekreasyon alanının maliklerin tasarrufuna bırakıldığını, rayiç değerden daha yüksek bedele hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın ... Belediye Meclisinin 04.03.2003 tarihli ve ... sayılı kararı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 26.09.2003 tarihli ve ... sayılı yazısı ile onaylı Güneybatı Ankara Çevre Otoyolu İçi Ill. Bölge 9.Etap Uygulama İmar Planına uygun olarak hazırlanan ... nolu parselasyon planıyla oluşturulduğu, onaylı imar planına göre parselin imar kullanımının Kentsel Rekreasyon Alanı olarak belirlendiği, daha sonra ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.12.2014 tarihli ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliği ile 609 12... sayılı parselin "Kentsel Rekreasyon Alanı" kullanımından "Ticari Rekreasyon Alanına" dönüştürüldüğü, ancak onaylı ... Planı değişikliği doğrultusunda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, parsel üzerinde imar planında belirtilen kullanım amacına yönelik herhangi bir yapı ve müştemilatın bulunmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevli olup, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değeri tespit edilerek davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair verilen kararda, taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve yargı denetiminden geçerek kesinleşen bedellerle uyumlu olduğu ve ıslah gibi davanın tam kabulüne karar verildiği de dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Davanın hukuki el atmadan kaynaklanan tazminat bedeli kabul edilerek hüküm kurulduğu 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü getirildiğinden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiş ise de davalı idarece istinaf ve temyiz nedeni yapılmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.