Başvuru, işçinin fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işçinin fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyet yönünden Komisyonca ayırma kararı verilerek anılan şikâyet 2018/37083 başvuru numarasına kaydedilmiş ve belirtilen şikâyetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna 15/1/2019 tarihinde karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1969 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir. Başvurucu 21/11/2005 tarihinde ... Bank Anonim Şirketinin Bandırma Şubesinde (işveren) finans yönetmeni olarak çalışmaya başlamıştır. Taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin maddesinde, sözleşmede kararlaştırılan ücretin fazla çalışma dâhil tüm çalışma ücretlerini kapsadığı hükmüne yer verilmiştir. Başvurucu en son Bostanlı Şubesinde çalışmaktayken 29/4/2014 tarihinde emekli olmuştur. Başvurucu 11/6/2014 tarihinde Karşıyaka İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) işveren aleyhine tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, fazla çalışma yaptığı hâlde fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini belirtmiş; son beş yılda ödenmeyen işçilik alacaklarının yasal faiziyle birlikte işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İşveren cevap dilekçesinde; başvurucunun fazla çalışmasının bulunmadığını, ayrıca fazla çalışması bulunsa bile sözleşme uyarınca bunun sözleşme ücretine dâhil olduğunu ve başkaca bir ücret isteyemeyeceğini savunmuştur. İş Mahkemesinin dinlediği ve işverenin eski çalışanları olan iki tanık işyerinde akşamları fazla mesai yapıldığını beyan etmiştir. İş Mahkemesi 22/2/2017 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun işyerindeki -bilgisayar açılış-kapanış saatlerini gösterir kayıtlar esas alındığında- fazla çalışmalarının yıllık 270 saati geçmediği belirtilmiştir. Kararda; yerleşik yargı kararlarının, fazla çalışma ücretinin sözleşme ücretine dâhil olduğuna dair sözleşmede hüküm bulunduğu hâllerde yıllık 270 saat fazla çalışma için ayrıca ücret ödenmesi yükümlülüğünün bulunmadığı yönünde olduğu ifade edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin maddesinde aylık ödenecek ücretin fazla çalışma ücretlerini de kapsadığı yönünde hüküm bulunduğuna işaret edilmiş, başvurucunun fazla çalışmalarının yıllık 270 saati aşmaması sebebiyle alacağının bulunmadığı açıklanmıştır. Başvurucu bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 23/1/2018 tarihinde, ilk derece mahkemesinin gerekçesini değiştirmek suretiyle istinaf istemini esastan ve kesin olarak reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, tartışmalı olan hususun fazla çalışma onayının işçiden her yıl alınmasının gerekip gerekmediği olduğunun altını çizmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay Hukuk Dairesinin bir kararına da atıfta bulunarak uygulamanın 25/8/2017 tarihine kadar her yıl onay alınması yönünde olduğunu, bununla birlikte ilgili Yönetmelik'in maddesinin ikinci fıkrasında yapılan ve 25/8/2017 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle her yılın başında onay alma şartının kaldırıldığını vurgulamıştır. Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin asıl ücrete dâhil olduğunu düzenleyen hükme dikkat çeken Bölge Adliye Mahkemesi, başvurucunun sözleşmedeki onayını geri almadığı sürece yıllık 270 saati aşmayan fazla çalışma ücretinin başvurucuya ödendiğinin kabulü gerektiğini, bu nedenle başvurucunun fazla mesai ücretine hak kazanamayacağını açıklamıştır. Nihai karar 6/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Onur Özdamar, B. No: 2019/1450, 22/2/2022, §§ 18-