T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2300 KARAR NO : 2025/1569 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 23/06/2022 NUMARASI : 2021/511 Esas - 2022/564 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere so…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2300 KARAR NO : 2025/1569 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 23/06/2022 NUMARASI : 2021/511 Esas - 2022/564 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10,07.2020 tarihinde Yozgat İli merkez ilçesi Mevlana Caddesi üzerinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araçlar arasında çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, davacıya ait olan ... plakalı aracın hasar gördüğünü ve değer kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracına yan kısmından çarparak hasara sebebiyet verdiğini, davacıya ait araç tamir edilmişse de aracın hasar görmüş olması nedeni ile ikinci el piyasa değerinde düşme söz konusu olacağını, değer kaybının ZMMS A.5-a kapsamında karşılanması gerektiğini, kusur ve zarar için Karayolları Trafik Fen Heyetinden veya İTÜ'den hasar ve zarar kanularında uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı gibi hususlar dikkate alnarak kaza tarihi itibari ile aracın ikinci el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın onarıldıktan sonraki haline göre ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın tespit edilerek araca ilişkin değer kaybının ve araçta meydana gelen hasar bedelinin tespitini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine 19/10/2020 tarihinde başvurulduğunu, zararlarının karşılanmadığını, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 04.11.2020 tarihinde temerrüde düştüğünü, zorunlu arabuluculuk ile de anlaşmaya varılamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, değer kaybı için 5,000,00 TL ve araç hasar bedeli 10,00 TL olmak üzere, toplamda şimdilik 5.010,00 TL'nin temerrüt tarihi 03.11.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 5.700,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddedilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın onarımının davacının kasko sigortacısı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirkete rücu edilen tazminat tutarının, davacının kasko şirketi ... Sigorta Şirketi'ne, 30.10.2020 tarihinde 13.352,93-TL ve 29.01.2021 tarihinde 3.301,90-TL olmak üzere toplam 16.653,93-TL olarak ödendiğini, davacının hasar bedelinin eksik ödendiğine ilişkin bir iddiası bulunmadığı gibi, onarım faturası da sunulmadığını, bakiye tazminat muhatabının Kasko Sigorta Şirketi olması dolayısıyla ZMSS'den bakiye tazminat talep edilemeyeceğini, itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda hasar bedeli Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davaya konu aracın 165.000 km üzerinde olduğundan değer kaybı oluşmadığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, müvekkili şirketin tereddüte düşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "davanın kısmen kabulü ile, 5.700,00 TL değer kaybı tazminatının 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, hasar bedeline ilişkin davasının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihinin 03/11/2020 ve faiz türünün artan oranlarda avans faiz olması gerektiğini, yerel mahkemenin araç hasar bedeline ilişkin yeterli araştırmayı yapmaması ve tazminata hükmetmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, araç hasar bedeline ilişkin karşılanmamış zararı mevcut olduğunu, zararlarından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin değer kaybı zararının, hükme esas alınan raporda hesaplanandan çok daha fazla olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, değer kaybı tazminatına ilişkin hesaplama yapılırken %6,0 olarak bir katsayı kullanıldığını, bu katsayının neden kullanıldığının ve neye göre belirlendiğinin açıklanmadığını, kararın istinaf gerekçeleri doğrultusunda lehlerine kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı sigorta şirketinin hasar evraklarında da yer alan başvuru evrakına göre; davalıya 27/10/2020 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 06/11/2020 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle 09/11/2020 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamıştır.Dava dilekçesinde artan oranlarda avans faizi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın trafik kaydında kullanım amacının hususi ve kullanım şekli yolcu nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç hususi nitelikte otomobil olmasına göre yasal faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf talep eden davacı vekiline HMK 281.maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği, davacı vekilinin süresi içerisinde yaptığı itirazında istinaf dilekçesinde belirttiği hususlara yer vermediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde zarar bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi, açıkça hesaplama yöntemine itiraz bulunmadığından, HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden hasar ve değer kaybı hesaplama yöntemine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-5.700,00 TL değer kaybı tazminatının 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 2-Hasar bedeline ilişkin davasının REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 389,37 TL harçtan peşin alınan 85,56 TL harç ile 12,00 TL ıslah harcının toplamı: 97,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 291,81 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 10,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 85,56 TL peşin harç ve 12,00 TL ıslah harcı toplamı:156,86 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yatırılan 344,30 TL posta masrafı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam: 1.344,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 908,41 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2025