12. Ceza Dairesi 2020/10346 E. , 2024/2390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/285 E., 2016/17 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel M
**12. Ceza Dairesi 2020/10346 E. , 2024/2390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/285 E., 2016/17 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebebi; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, yerinde ve yeterli gerekçe gösterilmeden ceza tayin edilirken alt sınırdan ayrılınması, sanık lehine kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, kusur oranlarının oluşa uygun olmadığına, sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uyarınca artırım yapılması gerektiğine, maktullerin içinde bulunduğu aracın kim tarafından kullanıldığının tespit edilmesi gerektiğine, cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi gerektiğine, kusur tespitine, sanığın olası kast ile hareket ettiğine, TCK m.62'nin sanık lehine uygulanmaması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 03:15 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindek... plakalı otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu iki yönlü ıslak zeminli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile, kendisi ile aynı istikamette sağ ilerisinden sola dönüş manevrasına geçen ölen ... ile ...'in içinde bulunduğu otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu, ... ile ...'in öldükleri, kaza sonrası sanık ...'in olay yerinden kaçtığı, aynı gün saat 15:15 sıralarında polis merkezine teslim olduğu, saat 15.41 de... Devlet Hastanesinde alınan kan numunesi üzerinden yapılan alkol tetkikinde alkolsüz olduğunun belirlendiği, sanığın ifadesinde iki tane bira içtiğini beyan ettiği, mahkemece hükme esas alınan soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu... Trafik İhtisas Dairesinin 04.06.2015 tarihli raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki ceddede seyir halindeyken olay yerinde mevcut trafik ışık kontrollü dörtlü kavşağa yaklaştığında hızını azaltıp seyrini daha kontrollü biçimde sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği ve sağ ilerisinden sola doğrultu değiştirme manevrasına geçen otomobili zamanında fark etmeyip zamanında gerekli ikaz ve tedbire başvurmadan otomobile çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay günü saat 03:15 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindek... plakalı otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu iki yönlü ıslak zeminli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile, kendisi ile aynı istikamette sağ ilerisinden sola dönüş manevrasına geçen ölen ... ile ...'in içinde bulunduğu otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu, ... ile ...'in öldükleri olayda; Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği, somut olayda sanığın kaza esnasındaki promil durumunun olay yerinden kaçması nedeniyle tespit edilemediği, sanığın kazadan yaklaşık altı saat önce iki adet bira içtiğine ilişkin beyanı dışında, yasal sınırın üzerinde alkollü olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde düzenlenen bilinçli taksir koşulları oluşmadığından, mahkemece bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca hükme esas alınan raporların oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu konuda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında mahkemece tayin edilen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup, TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmama hususunun da hakimin takdir yetkisi kapsamında olması nedeniyle, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşlere de iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.