9. Ceza Dairesi 2023/8735 E. , 2023/7004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/772 E., 2023/622 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı mad
**9. Ceza Dairesi 2023/8735 E. , 2023/7004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/772 E., 2023/622 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli, 2022/235 Esas, 2023/84 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca 36 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/772 Esas, 2023/622 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.06.2023 tarihli ve 9-2023/56694 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İstemi Mağdurenin kendisine iftira attığına, cinsel organında bulunan izlerin mağdure tarafından görülmemesinin imkansız olduğuna, bu nedenle mağdurenin iddialarının doğru olmadığına, meni ve kan tespit edilen eşyalarda mağdureye ait DNA profilinin tespit edilmediğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdure beyanı dışında delil bulunmadığına, mağdurenin yaşı itibarıyla yalan söyleme eğilimi içerisinde olduğuna, alt sınırdan uzaklaşma ve takdiri indirim yapmama gerekçesinin bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın savunması, mağdurenin, katılanın ve tanık beyanları ile dosyaya ibraz olunan adli tıp raporları ile diğer tüm deliller Mahkemece birlikte değerlendirilmiştir. Sanık hakkındaki suçlamaları tümden inkar etmişse de mağdurenin ilk aşamadan itibaren değişmeyen, istikrarlı beyanlarında amcası olan sanığın kendisini, 2021 yılı Haziran ayından itibaren organ sokmak suretiyle istismar ettiğini beyan ettiği, gerek mahkemedeki anlatımlarında gerekse önceki aşamalardaki beyanlarında mağdurenin iddianameye konu olayları, ayrıntılı, değişmeyen ve çelişmeyen ifadelerle anlattığı, sanığın mağdure ve ailesi ile birlikte aynı ikamette yaşadıkları cihetle sanık ile mağdure ve ailesi arasında herhangi bir ihtilaf ve geçimsizlik durumunun bulunmadığı, hatta katılan ...'in soruşturmanın ilk aşamasında kolluktaki ilk ifadesinde mağdurenin anlattığı tecavüz olaylarına inanmadığını beyan ettiği dikkate alındığında, mağdurenin annesinin de sanığa böyle bir suçlamayı yakıştıramadığı, bu itibarla mağdurenin sanığa karşı böylesine ağır bir suçlamada bulunmasını gerektirecek bir olayın veya durumun bulunmadığı, bu itibarla mağdurenin böylesine vahim ve ağır sonuçları olan bir suçla ilgili sanığa ithamda bulunmasını gerektirecek bir sebebin bulunmadığı kanaatin varıldığı, her ne kadar sanık tarafından mağdureye sınav zamanı derslerine çalışması için kızdığını ve ona zaman zaman ufak cezalar verdiğini, bu yüzden kendisine iftira atmış olabileceği beyan edilmişse de, sanığın mağdureye ceza olarak evde şınav çektirdiği gibi eylemlerde bulunduğu dikkate alındığında, bu davranışların mağdureyi böylesine ağır suçlamada bulunmasına sebep olacak derecede kendisinde acı, elem, üzüntü meydana getirecek cezalar olmadığı, bu sebeple sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, sanık eylemlerini mağdurenin anne ve babasının evde bulunduğu zamanlarda gerçekleştirmişse de, kendi kullandığı odada mağdurenin anne veya babasının odaya girip kendisini rahatsız edemeyeceğine dair hissettiği güvenle eylemlerini gerçekleştirdiği, mağdurenin annesi mağdurenin iç çamaşırında gördüğü kan lekesi üzerine bu konuda mağdureyle konuşmuşsa da, mağdurenin adet kanaması olduğu yönündeki yalanına daha fazla üstelemeden inandığı, sanığın evin içerisinde kendisine oluşturduğu güvenli ortamı gösterir şekilde mağdurenin anne ve babasının olayın okul yönetimi ve kolluğa yansıdığı aşamaya kadar durumdan haberdar olmadıkları, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalınca düzenlenmiş 16.03.2022 tarihli raporda mağdurenin genital muayenesinde, himenin anuler yapıda olduğu, ince kenarlı, saat kadranına göre 7 hizasında kaideye uzanan eski yırtık ve saat 4 hizasında doğal çentik bulunduğundan bahisle düzenlenmiş rapor dikkate alındığında mağdurenin başka birisiyle de cinsel ilişki yaşadığına ilişkin herhangi bir iddia, beyan ve emare olmadığı dikkate alındığında, sanığın mağdureye karşı cinsel organını yalatma, cinsel organını sokma, mağdurenin cinsel organını elleme şeklindeki cinsel istismar eylemleri gerçekleştirdiği, bununla birlikte hüküm tarihinden önce sanığın cinsel organının çevresinde tespit edilen vitiligo lezyonlarının hastalığın niteliği itibarıyla olaydan sonra -bilhassa tutukluluk sürecindeki stresin etkisiyle- ortaya çıkmış olabileceğinin ve mağdurenin yaşadığı olayın korku ve heyecanı içerisinde deride beyazlaşma şeklindeki belli-belirsiz bu lezyonları fark edememiş olmasının mümkün ve anlaşılabilir olduğu kanaati ile mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı kanaatine varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık savunması ve sanığın genital bölgesinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 07.12.2022 tarihli doktor raporu içeriği nazara alındığında, sanığın genital bölgesinde bulunan lekelerin doğuştan olup olmadığı, herhangi bir nedene bağlı olarak büyüklüğünde ve görünümünde (renginde) değişiklik gösterip göstermeyeceği, zaman içerisinde kaybolup tekrar ortaya çıkıp çıkmayacağı ve ilk bakışta fark edilip edilmediği hususlarında sanığın dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilip rapor alındıktan sonra mağdurenin yaşı da göz önünde bulundurularak hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/772 Esas, 2023/622 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.