4. Hukuk Dairesi 2009/8242 E. , 2010/4300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Yol İş Sendikası ve diğerleri aleyhine 07/03/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 18/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonr
**4. Hukuk Dairesi 2009/8242 E. , 2010/4300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Yol İş Sendikası ve diğerleri aleyhine 07/03/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 18/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalılar tarafından kendisine gönderilen 26.02.2008 günlü mektup içeriğinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalılar ise, şube başkanı ve mali sekreteri bulundukları sendika üyesi dört işçinin, davacının hakaret ve tehdit ettiğini belirterek bildirimde bulunduklarını, dava konusu mektupta yer alan sözlerin davacının işçilere karşı kullandığı sözler olduğunu, kendilerinin işçilerin haklarını korumakla görevli olduklarını, kişilik haklarına saldırı iddiasının yersiz olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davalılar tarafından davacıya gönderilen mektupta yer alan tümcelerin tek tek ve bütün olarak davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Duruşma tutanaklarına yansıyan açıklamalardan, davalı sendika üyesi dört işçinin davacı hakkında hakaret ve tehdit suçundan şikayetçi olduğu, iki şikayet hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, iki şikayet yönünden ise kamu davası açılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olay nedeniyle açılmış bir ceza davası bulunduğu anlaşıldığına göre; dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davalar getirtilerek incelenmeli, sonucu beklenerek ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ceza davalarının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.