T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1513 Esas KARAR NO: 2026/370 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI: 2022/194 E. - 2024/129 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1513 Esas KARAR NO: 2026/370 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI: 2022/194 E. - 2024/129 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2020 yılının başlarında, ...unvanlı okul gurubunu devir alarak, doğrudan işletmecisi sıfatını aldığını, ... yaşadığı ekonomik zorlukların marka üzerinde oluşturduğu güven kayıpları sebebiyle, ...A.Ş.'nin, ... / Okulları markası güvenilirliğini tekrar oluşturma adına davacı ... ile İsim Logo Kullandırma Sözleşme ve Protokollerini karşılıklı tanzim ederek, ... ... unvanıyla ticari hayatına devam kararı aldığını, bu kapsamda davacı ... ile davalı şirket arasında 01.07.2020 tanzim ve başlangıç tarihli "İSİM VE LOGO KULLANMA SÖZLEŞMESİ" tanzim edildiğini, daha sonra taraflar arasında 17.09.2021 tarihli "İSİM VE LOGO KULLANIM SÖZLEŞME BEDELİNE DAİR EK PTOTOKOL" tanzim edilerek, Ek Protokolün taraflar arasında 01.07.2021 tarihi itibariyle hüküm ifade etmek üzere düzenlendiğini, tarafların işbu ek protokol ile lisans alan davalı şirketin, yıllık 2.400.000,00TL olmak üzere, isim ve logo kullanım bedelini aylık 200.000,00 TL olarak 12 eşit taksitte davacı ......... ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, belirtilen İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesi ve eki protokol uyarınca, davalı şirket tarafından 01.07.2020 ila 30.06.2022 tarihleri arasında ödenmesi gereken İsim Logo Kullanma bedelinin toplamda 3.000.000,00TL (ilk yıl için 600.000,00TL, ikinci yıl için 2.400.000,00TL) davacı Vakfa ödemesi gerekirken, davalı şirket tarafından davacı vakfın ......... ........ Üniversitesine Bağlı Şubesi'nde bulunan TR........ IBAN nolu hesabına 2.200.000,00 TL ödenmiş olduğunu, davalı şirketin, ... isim ve logosunu kullanmaya devam etmesine rağmen (halen devam etmektedir), kullanım bedellerini ödememesi üzerine, davacı ... tarafından davalı şirkete hitaben Kadıköy ....... Noterliği'nin ........04.2022 tarih ve.....Yevmiye numaralı temerrüt ihtarını gönderdiğini, ancak buna rağmen davalı şirketin borç temerrüdünü devam ettirdiğini, davacı ... tarafından, davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ....... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibini durdurmuş olduğunu, ticari dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna ....... Arabuluculuk numarası ile müracaat edilmiş ise de, yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlanmış olup, işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğu, itirazında haksız olan davalı şirketin asıl alacağın %20'si oranında icra-inkar tazminatını davacıya ödenmesine karar verilmesini, taraflar arasında tanzim edilen 17.09.2021 tanzim tarihli İsim ve Logo Kullanım Sözleşme Bedeline Dair Ek Protokol uyarınca "... başkanının kullanımına sunulmak üzere 3 yaşını geçmemiş D sınıfı binek aracı, şoför, yakıt, bakım ve sair masraflarını da üstlenmek koşuluyla tahsis etmesi" yükümlülüğünün davalı tarafından ifa edilmemesi sebebiyle, sözleşme bedelinden bağımsız olarak anılan hizmetlerin 01.07.2020 ila 01.07.2022 tarihleri arasındaki mali yükümlülüklerinin tamamının (D sınıfı araç aylık kiralama bedeli, şoför tahsis bedeli-maaş+SGK yükü ile birlikte- araç yakıt bedelleri ve bakım masraflarının toplam bedelinin) ödenmesi amacıyla şimdilik 10.000,00 TL'lik tutarın ticari avans faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (bilirkişi hesaplamasından sonra taleplerini ıslah haklarının mahfuz olduğu) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. TEFRİK KARARI: Mahkemece, 18/04/2024 tarihli ara kararı ile, itirazın iptali davası ile birlikte açılan ve sözleşmeden kaynaklanan 10.000,00 TL alacak davasının asıl davadan tefrikine karar verilmiş, yalnızca itirazın iptali davası yönünden davaya devam edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme imzalandığında her iki tarafın da ......... bünyesinde olduğunu, .......... Kolejlerinin devralınması ile ....... ...... Üniversitesi ile........ Üniversitesi Vakfı'nın okulların sahibi haline geldiğini, davalının ..../07/2020 tarihli İsim ve Logo Kullanım Sözleşmesini akdettiğini, daha sonra... numaralı "... ..." ve ........ tescil numaralı "... ... ........" markalarını tescil ettirdiğini, müvekkilinin kendi markasını kullanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, bundan sonra da .............. Anonim Şirketi ve ........ A.Ş.'nin ......'u fikri mülkiyet hakları ve tüm malvarlığı ile birlikte ........ bünyesindeki İtünova'dan satın aldığını, müvekkili şirketin tek ortaklık durumunun sona erdiğini, davacının işbu davayı açmasının ve icra takibinde bulunmasının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin davacıya karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, söz konusu Sözleşme ve Protokol kapsamında hiçbir borcunun bulunmadığını, tek imza ile imzalanan protokolün geçerli olmadığını, alacak ve itirazın iptali davalarının birlikte açılamayacağını, Sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiğinden Mahkemenin yetkisiz olduğunu, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığını, haksız ve dayanaksız açılan davalar hakkında Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu savunarak, Mahkemenin görevsizliğine, davacının davasına dayanak Ek Protokol’de İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından Mahkemenin yetkisizliğine, haksız ve dayanaksız açılan davaların reddine, davacının %20 kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu .....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 25/06/2024 tarihli 2022/194 E. - 2024/129 K. sayılı kararıyla; "... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava sözleşmeden kaynaklı alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali ve sözleşmeden kaynaklı alacağa ilişkin olup mahkememizce itirazın iptali davası ile alacak davaları birarada görülemeyeceğinden talep edilen 10.000,00 TL alacak bakımından tefrik kararı verilmiş davaya sadece itirazın iptali bakımından devam edilmiş davacı ile davalı arasında 01/07/2020 tarihli isim ve logo kullanma sözleşmesi düzenlenmiş yine taraflar arasında bu sözleşmeye dair 17/09/2021 tarihli ek protokol yapıldığı, davacının iddiasına göre sözleşme kapsamında ödenmesi gereken toplam 3.000,000,00 TL bedelden 800.000,00 TL nin ödenmediği, ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiği, ihtarnameye rağmen de ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ....... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının bu icra takibine itiraz ettiği, itirazın iptali talebinde bulunduğu, davalı tarafından görev itirazında bulunulmuş ek protokolün tek imza ile gerçekleştirildiği, bu nedenle geçersiz olduğu, ayrıca yetki itirazında da bulunularak davanın reddinin talep edildiği, tüm deliller toplandıktan sonra aldırılan 07/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı firma tarafından muavin defterlerinin ibraz edilmediğinden bakiye 800.000,00 TL borcun ödenip ödenmediğinin tespit edilemediği, esas yönünden ise davalının bedel ödeme yükümlülüğü altında olduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde taraflar arasında düzenlenen 01/07/2020 tarihli sözleşme ile davalının davacıya ait ... isim ve logosunun kullanması konusunda anlaşmaya varıldığı anlaşmanın bir yıl süreli olduğu, aylık 50.000 TL yıllık 600.000,00 TL ödeneceğinin belirtildiği, ayrıca yetkili mahkemenin de İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunun belirtildiği, taraflar arasında düzenlenen 17/09/2021 tarihli ek protokole göre ise 01/07/2020 tarihli sözleşmedeki 7. Maddede yer alan ücretin revize edildiği ve yıllık 2.400,000,00 TL aylık 200.000,00 TL ödeneceğinin belirtildiği, davacı tarafından sözleşmeden kaynaklı alacağın ödenmesine ilişkin olarak davalıya Kadıköy ...... Noterliğinin ..../04/2022 tarih ve ..... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiği, bu ihtarname ile 1.000,000,00 TL isim ve kullanma bedeli ayrıca 440.000,00 TL diğer alacakların ödenmesinin talep edildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen karşı ihtarname ile şirketin dava dışı...AŞ ye devredildiği, ödeme taleplerinin kabul edilmediğini belirttiği, buna göre de değerlendirme yapıldığında öncelikle ana sözleşme olan 01/07/2020 tarihli sözleşmede yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğundan ayrıca dava konusunun İTÜ ETA vakfına ilişkin isim ve logonun kullanılmasına ve bu ismin marka olarak tescil ettirilmesine dair olması sebebiyle görevli mahkemenin de Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğu bu nedenle yetki ve görev itirazının reddine karar vermek gerektiği, esas yönünden yapılan değerlendirmede ise taraflar arasında 01/07/2020 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafından davacının ... isim ve logosunun kullanılacağının belirtildiği ve davalı şirket tarafından sözleşmenin çift imza ile imzalandığı, taraflar arasında düzenlenen 17/09/2021 tarihli ek protokolün ise davalı şirketçe tek imza ile imzalandığı, davalı tarafından davalı şirketin çift imza ile temsil edilmesi gerektiği, ek protokolün bu nedenle geçersiz olduğu yönünde itirazda bulunduğu, dosyaya sunulan ticaret sicil gazeteleri incelendiğinde davalı şirketin 15/02/2022 tarihi itibariyle hissesinin dava dışı.......AŞ ye devri nedeniyle şirketin tek ortaklık yapısının sona erdiği fakat ek protokol tarihinin 17/09/2021 tarihi olduğu, daha önce protokol tarihleri itibariyle tek imza ile temsil edildiği, yine davalının bu yönde itirazları mevcut ise de öncelikle 01/07/2020 tarihli sözleşmenin 7. Maddesine göre toplam ödeme bedelinin yıllık 600.000,00 TL olduğu, fakat 17/09/2021 tarihli protokole göre bu bedelin 2.400,000,00 TL artış ile toplam 3.000,000,00 TL ye çıkartıldığı, davalının çift imza ile olmadığı bu nedenle ek protokolün geçersiz olduğu yönündeki itirazının bu hususta davacıya itirazda bulunulmaması gönderilen cevabi ihtarnamede yer verilmemesi yine davacıya toplamda 2.200,000,00 TL ödeme yapılmış olması da dikkate alındığında bu yöndeki itirazların kötüniyetli olduğu, Medeni Kanun 2. Maddesine göre bu yönden de korunamayacağı davalının taraflar arasında düzenlenen ana sözleşme ve ek protokol kapsamında 3.000,000,00 TL isim ve logo kullanma bedelini ödemeyi kabul ettiği ve bu bedeli de kısmen ödediği fakat bakiye 800.000.00 TL yi ödemediği, ödemeyi ispat yükünün davalıda olduğu buna ilişkin belge veya başkaca bir delil sunulamadığı, her ne kadar mali bilirkişi tarafından muavin defterleri incelenmediğinden hesaplama yapılmadığı belirtilmiş ise de ödemeye ilişkin belgeleri ve buna ilişkin ticari defterleri sunma yükümlülüğünün davalıda olduğu ve bunları da sunmadığı anlaşıldığından davacının 01/07/2020 tarihli ve 17/09/2021 tarihli sözleşme kapsamında davalıdan 800.000,00 TL alacaklı olduğu alacak miktarı sözleşmeler tarafından açıkça belirtildiği ve likit bir alacak olduğundan yapılan itirazın inkara yönelik olduğu anlaşıldığından itirazın iptali ile asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile, 1-İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, 2-Asıl alacak miktarı olan 800.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki savunmalarını tekrarla, davacının aynı sözleşmeden kaynaklanan 610.000,00 TL alacağının ödenmediği iddiasıyla İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün .... Esas numaralı dosyası ile de icra takibi başlattığını, bu takibe de itiraz edildiğinden itirazın iptali talebiyle İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı davasını açtığını, her iki davanın- bağlantılı olduğunu, Mahkemece her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, birleştirme taleplerinin kabul edilmediğini, İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/.... Esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile .../09/2021 tarihli Ek Protokolün tek imza ile imzalandığı ve geçersiz, hatta yok hükmünde olduğunun tespit edildiğini, işbu davada bu husus göz ardı edildiğini, Müvekkili şirketin marka tescillerinin davacının bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığını, marka tescil başvuru tarihinde davacı ile müvekkili şirket yetkililerin aynı kişiler olduklarını,Müvekkiline ait muavin defterlerin ibraz edilmemesinin tamamen mali bilirkişinin kusurundan kaynaklandığını, bilirkişi raporun Mahkemeye sunulmasından yalnıza 9 gün önce müvekkili ile iletişime geçerek inceleme yapacağını bildirdiğini, mail yoluyla elektronik ortamda belgelerin sunulmasını talep ettiğini, daha sonra cuma günü mesainin bitiminden sonra ek belge talep ettiğini, hafta sonu davalı şirket çalışanları mesaide olmadıklarından ek belgelerin sunulamadığını, bu durumun delil sunma hakkının ihlali olduğunu,Mahkemece eksik incelemeyle hazırlanan rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, İkame edilen işbu dava tamamen kötüniyetli olup, talep edilen bedellerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, gerek sözleşme bedelinin tadil edildiği söz konusu Ek Protokolün geçersiz olması, gerekse de, 01.07.2020 tarihli İsim ve Logo Kullanım Sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması ve müvekkilinin bizzat tescil etmiş ve sahibi olduğu markalarını kullanması sebebiyle, davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, tüm bu sebeplerle davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini belirterek, açıkladıkları ve re’sen tespit edilecek nedenler gereği, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, istinaf dilekçelerinin kabulü ile İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/.... E. sayılı dosyasında verilen 25.06.2024 tarihli 2024/129 K. sayılı kararın kaldırılarak, davanın tüm talepler bakımından reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, karar kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak ve davanın reddine karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu ........ İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 800.000,00 TL asıl alacak için ...../06/2022 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, takip dayanağının 01.07.2020 tarihli İsim ve .... Kullanma Sözleşmesi ve 17.09.2021 tarihli İsim ve Logo Kullanma Sözleşme Bedeline Dair Ek Protokol olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalı borçluya 05/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 08/07/2022 tarihinde borca itiraz edildiği, takibin durdurulduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir. Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ........ tescil numaralı "...+..." markasının tüm sınıflarda, ...... tescil numaralı "... ... ...... ....+..." markasının 16, 41, 43. sınıflarda davalı şirket adına,........ tescil numaralı "...+..." markasının 09, 16, 35, 41, 42, 43, 44. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki Sözleşme ve Ek Protokol incelendiğinde; 01/07/2020 tarihli sözleşmenin 7. maddesine göre toplam kullanma bedelinin yıllık 600.000,00 TL olduğu, fakat 17/09/2021 tarihli protokole göre bu bedelin 2.400,000,00 TL artış ile toplam 3.000,000,00 TL'ye çıkartıldığı tespit eidlmiştir. İlk derece mahkemesince marka uzmanı .......... ve muhasebeci ...........'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 07/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dosyada davacının marka ihlali iddiaları bakımından İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesi tarihi itibariyle tescilli marka hakkına rastlanamadığından, SMK uyarınca marka ihlalinin varlığından söz edilemeyeceği, davalıya ait "..." içerikli markaların tescillerinin davalı yanca tescil alınmasına dair İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesinde bu tescile izin veren herhangi bir maddeye yahut dosyada bu yönde bir bilgi ya da belgeye rastlanamadığı, tam aksine davacının bu yönde bir rızasının olmadığı, bu yönde davacı markalarının hükümsüzlüğü için İstanbul Anadolu 2. FSHHM nezdinde 2022/.......... E numarası ile marka hükümsüzlük davası açtığını belirttiği, dolayısıyla "..." markası üzerinde tescilsiz dahi olsa gerçek ve öncelikli marka sahibi olan davacının rızasının hilafına bir durum olduğunun dosyadan görüldüğü, bu nedenle dosyada mübrez deliller çerçevesinde davalıya ait söz konusu marka tescillerinin davalı yanca davacının izni olmaksızın tescil alınmış olduğu kanaatine varılmış olup, bu durumun (izinsiz marka tescili almanın) sözleşmeye aykırılığının hukuki değerlendirmesi ve yine bahsi geçen "..........02.2022 tarihli davalı firma hisselerinin devir sözleşmesi" ile davalıya ait marka tescillerinin hukuken davalıya ve dolayısıyla dava dışı 3. kişilere geçerli bir şekilde geçip geçmediğinin, geçerli sahiplik hakkı verip vermediğinin ve dolayısıyla bu nedenle davalının davacıya karşı İsim ve Logo Kullanım Sözleşmesinden kaynaklı marka kullanım bedeli ödeme yükümlülüğünün sona erip ermediğinin hukuki meseleler olarak hukuki değerlendirme ve takdiri Mahkemeye ait olmakla birlikte, davacının tescile izninin olmaması ve sözleşmede de bu yönde tescile izin veren bir madde olmaması sebebiyle, davalının markaları kendi adına tescil etmiş olmasına rağmen, marka kullanım bedeline ilişkin olan huzurdaki davada davalının davacıya karşı bedel ödeme yükümlülüğünün sona ermediği kanaatine ulaşıldığı, dava taraflarının iddiaları yönünde ek Protokolün hukuken geçerliliğinin Mahkemenin hukuki takdirinde olduğu, dosya kapsamında İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesindeki bedel ödeme yükümlülüğünü sona erdiren veya bu sözleşmenin taraflarca fesih edildiğine, herhangi bir surette sona erdirildiğine ilişkin herhangi bir belge ya da bilgiye rastlanmadığı, yine davalıya ait "..." içerikli markaların tescillerinin davalı yanca tescil alınmasına dair ise isim ve logo kullanma sözleşmesinde bu tescile izin veren herhangi bir maddeye yahut dosyada bu yönde bir bilgi ya da belgeye rastlanamadığı, İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesi ile davalıya "..." ve logosunu kullanma yetkisi verilmiş olup, kullanma yetkisinden daha fazla yetki içeren marka olarak tescil ettirme yetkisinin ise davalıya bu sözleşme ile verilmediği, dolayısıyla davalının sözleşmede olmayan bir yetkiye dayanarak şeklen marka tescilleri almış olmasının, bir diğer deyimle "..." ibareleri üzerinde gerçek hak sahibi olan davacıya ait olan bu ibareli markaları halen davalının tescilli olarak olsa dahi kullanması nedeniyle davalının bedel ödeme yükümlülüğünü sözleşme sona erdirilmedikçe ve davalının salt marka tescili yapmış olması gerekçesine dayalı olarak davacıya karşı sona erdirmeyeceği kanaatine ilişkin hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalının ek protokolün geçersizliği, borcun bulunmadığı, hatta fazlasıyla ödeme yapıldığı, kötüniyet gibi diğer iddiaları Mahkemenin hukuki değerlendirme ve takdirinde olduğu, bu yönde Mahkemece Ek Protokolün geçersiz olduğu ve bunun sonucunda İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesindeki ÜFE artışının geçerli olduğu sonucuna varılacak olursa ve bu ÜFE oranının yüzde 44,92 olarak kabulü halinde, davacı yanca da davalı tarafından kendi ... hesaplarına yapıldığını belirterek kabul ettikleri toplam 2.200.000,00 TL'lik davalı ödemesinin Temmuz 2020 -Haziran 2022 tarihleri arasındaki isim (marka) kullanma bedeli olan ödemeye karşılık gelebileceği, ancak Mahkemece Ek Protokolün hukuken geçerli sayılabileceği sonucuna ulaşılması halinde ise, davalının ödemelerinin eksik kalmış olabileceği hususlarının değerlendirildiği, dosyada davalı yanca araç tahsisi ediminin davalı yanca yerine getirildiğine dair bir bilgi ya da belgeye rastlanamadığı, davalının, özetle davacının bu edimi önceden talep etmeyip, davalı firmanın hisselerinin devri sonrasında talep etmesinin kötüniyetli olduğunu ve bu nedenle de hakkın kötüye kullanılmasının hukuken himaye edilmeyeceğini belirtmiş olduğu, davalının bu iddialarının hukuki takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkemece araç tahsis talebinin haklı görülmesi halinde söz konusu 2020 Temmuz-2022 Temmuz dönemini kapsayan araç kiralama, şoför tayini (maaş ve SGK), yakıt, araç bakım vs. hesaplaması heyetin görev alanına girmemekle birlikte, bu hususta uzman bir bilirkişinin atanmasının Mahkemenin takdirinde olduğu, diğer yandan davalı işbu davanın İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesine Ek Protokolden kaynaklanan kullanma bedelinden kaynaklandığını, bu bedelin davacı yanca icra takibine konu edildiğini, icra takibine itiraz edildiğini, itiraz üzerine huzurdaki davanın açıldığını, açılan bu davada ayrıca icra takibinde yer almayan araç tahsis talebine yer verilmesinin hukuken mümkün olamayacağını, ek protokolden kaynaklı alacak ve itirazın iptali talebi ile sözleşmeden kaynaklı araç tahsis talebinin aynı davada görülemeyeceği belirtmiş olup, söz konusu iddialar da hukuki olup Mahkeme takdirinde olduğu, davalı iddiaları yönünde, ortaklık-sahiplik ilişkilerinin hukuken; İsim Ve Logo Kullanma Sözleşmesi ve Ek Protokolden kaynaklanan yükümlülükleri ya da dava konusu edimlerin talep edilebilirliğini sona erdirip erdirmediği, bu sözleşme ve ek protokol içeriğini etkileyip etkilemediği, davacının kötüniyetli olduğunu gösterip göstermediği hususlarının da hukuki olup, takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Sözleşme ve Ek protokole göre; davalı tarafın 01.07.2020 tarihinden 30.06.2021 tarihine kadar 600.000,00 TL., ek protokole göre 01.07.2021 tarihinden 30.06.2022 tarihine kadar 2.400.000,00 TL. olmak üzere davacı Vakfa toplam:( 600.000,00 TL.+2.400.000,00 TL.)= 3.000.000,00 TL. ödeme yapılması gerektiği, davacı Vakfa sözleşme kapsamında davalı firma tarafından yapılan toplam ödeme tutarı (205.000,00 TL+860.000,00 TL=1.135.000,00 TL.) olmak üzere toplam : 2.200.000,00 TL. ve davalının davacı Vakfa Sözleşme ve ek protokol kapsamında ödemesi gereken 800.000,00 TL. borcu bulunduğu, davalı firma tarafından davacı ... adına kayıtların izlendiği muavin defterler ibraz edilmediğinden davacı Vakfa bakiye borcun ödenip ödenmediği tespit edilemediği, sözleşmenin 7.maddesinde "......, ...'na ... başkanının kullanımına sunulmak üzere 3 yaşını geçmemiş D sınıfı bir binek aracı, şoför, yakıt, bakım ve sair masrafları da üstlenmek koşuluyla tahsis edecektir. Bu araç tahsisi sözleşme yürürlükte kaldığı sürece devam edecektir." hükmünün yer aldığı, ancak davalının bu yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilemediğine dair görüş bildirildiği görülmüştür. G E R E K Ç E : Dava, marka kullanım sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı şirket, imzaladığı 01/07/2020 tarihli İsim ve Logo Kullanma Sözleşmesi ve 17/09/2021 tarihli İsim ve Logo Kullanım Sözleşme Bedeline Dair Ek Protokol uyarınca, davacı tarafa "..." markasını ve logosunu kullanma bedeli olarak ilk önce yıllık 600.000,00 TL, ek protokolle yıllık 2.400.000,00 TL ödemeyi kabul etmiştir. Davalının Ek Protokolün imza tarihinden sonra da 2021 ve 2022 yıllarında davacıya ek protokolde kararlaştırıldığı şekilde aylık 200.000,00 TL isim ve logo kullanım bedeli açıklaması ile aylık ödemeler yaptığı davacıya ait muavin defter kayıtları ile tespit edildiği halde, Protokolün tek imzayla imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu iddia etmesi, TMK’nın 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Yine, davalı şirketin davacı ile "..." markasını ve logosunu kullanmak için sözleşme yapmakla, tescilsiz dahi olsa marka hakkının davacı tarafa ait olduğunu kabul ettiği, daha sonra markayı kendi adına tescil ettirmişse de, sözleşmenin feshedildiğini iddia ve ispat edemediği anlaşılmakla, davalının marka kullanma hakkının kendisine ait olduğuna dair istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Davalı tarafça Ek Protokol ile isim ve logo kullanma bedelinin asıl sözleşmede kararlaştırılan artış oranından çok fazla artırıldığı belirtilmişse de, basiretli bir tacir olarak imzaladığı protokolün sonuçlarını bilebilecek durumda olup, fahiş artıştan dolayı sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri süremez. Borcun ödendiğini ispat yükü davalı üzerinde olmasına rağmen, Mahkemece davalı tarafa ticari kayıtlarını incelemeye sunmaları için süre verildiği, daha sonra icra takibine konu borcun ödendiğine dair ödeme belgelerini sunmaları için yeniden kesin süre verildiği halde, davalı tarafça dosyaya ödeme belgesi sunulmadığı, sunulan dilekçede asıl sözleşmedeki artış oranına göre davalının davacıya fazlasıyla ödeme yaptığının, Ek Protokolün geçersiz olduğunun savunulduğu anlaşılmakla, davalı tarafça eksik inceleme yapıldığına dair istinaf talebi de kabul edilmemiştir.İstanbul Anadolu ........ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .......Esas sayılı davası işbu davadan daha sonra açıldığından ve başka bir icra takibiyle ilgili itirazın iptali davası olduğundan, Mahkemece davaların birleştirilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 54.648,00TL nispi harçtan, peşin alınan 14.089,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 40.558,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 315,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.