T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/799 Esas KARAR NO : 2025/1639 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI : 2022/64 E. - 2023/109 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 3…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/799 Esas KARAR NO : 2025/1639 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI : 2022/64 E. - 2023/109 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 03.04.2013 tarihinde kurulduğunu, müvekkili şirketin "..." ve "..." markalarının 2016 yılında tescil edildiğini, Müvekkilinin 2022 yılında "... ..." ibaresi için de başvuruda bulunduğunu ve marka tescil işlemlerinin devam ettiğini, müvekkilinin sadece Türkiye'de değil Afrika Ülkeleri ve Dubai'de bulunan un, ekmek ve bisküvi fabrikalarının ihtiyacı olan un, enzim, ekmek katkı maddeleri, çuval, un poşetleri, buğday taşıma siloları ve makine yedek parçaları üretimini yaptığını ve/veya kurumsal firmalardan tedarikini yaparak ihracatını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin Türkiye pazarındaki susam ihtiyacının yaklaşık olarak %10'unu karşıladığını, müvekkili şirketin 2013 yılından bu yana "..." ticaret unvanını aktif bir şekilde kullandığını, www.ruaholding, www......, www...holdings alan adlarının 01.03.2016 tarihinde müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalının ticaret unvanının 01.06.2017 tarihinde tescil edildiğini, davalının, müvekkilinin ticaret unvanı ve markası olan "..." ibaresini kullanmasının SMK ve TTK'ya aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin menine, davalının İstanbul Ticaret Odası nezdinde 86437-5 sicil numarası ile sicilde kayıtlı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, müvekkili şirket adına marka olarak tescilli "..." ibaresinin davalının ticaret unvanında kullanılmasının önlenmesine, davalıya ait tabela ve tanıtım malzemeleri, ticari belgeler, görsel ve yazılı belgeler ve internet ortamında kullanılmasının menine, silinebilenlerin silinmesine, silinemeyenlerin ise imhasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı HMK gereğince davayı inkar ettiği anlaşılmıştır. MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 23/11/2023 tarihli 2022/64 E. - 2023/109K. sayılı kararıyla; "... Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; dosya arasına alınan İstanbul Ticaret Odası kayıtları ile sicil gazetesi örnekleri incelendiğinde davacının ... Makina Dış Ticaret Ltd. Şti. Olarak 03/04/2013 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline ana sözleşmesini tescil ettirdiği, TPMK nezdinde "..." ibaresini 2016/17115 tescil numarası, "..." ibaresini ... tescil numarası ile tescil ettirdiği, davacının 2022/015051 başvuru numarasıyla... markası için müracaat ettiği anlaşılmıştır. Davalının ise 01/06/2017 tarihinde... A.Ş olarak ticaret unvanını tescil ettirdiği anlaşılmıştır.Markaya tecavüz, haksız rekabet ve bu eylemlerin durdurulması, önlenmesi iddiası bakımından yapılan incelemede; davacı taraf davalının marka hakkına tecavüz ettiğini iddia etmiş ise de; davacı adına tescilli markaların "..." ve "..." şeklinde olduğu, davalının ise sadece ticaret unvanı olarak "... ..." ibaresini kullandığı, ticaret unvanı dışında markasal bir kullanımın bulunmadığı anlaşılmakla davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve önlenmesi ile durdurulması talebi bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ( Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/4776 esas, 2022/9040 sayılı kararında tek başına ticaret unvanı tescil ettirilmesi marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, ancak markasal olarak, diğer bir anlatımla mal veya hizmetlerin ayırt edici işareti olarak kullanılması halinde marka hakkına tecavüz teşkil edeceğinin kabulü belirtilmiştir. )Davacının davalı adına tescilli unvanının ticaret sicilinden terkini talebi bakımından yapılan incelemede ise; davacı adına tescilli ticaret unvanının 03/04/2013 tarihinde tescil edildiği, dava konusu edilen markaların ise 2016 yılında tescil edildiği, davalı adına tescilli ticaret unvanının 01/06/2017 tarihinde tescil edildiği, eldeki davanın ise 29/03/2022 tarihinde açıldığı, bu kapsamda ticaret unvanının tescil tarihi ile davanın açıldığı tarih dikkate alındığında davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı anlaşılmakla davacının ticaret unvanının terkini talebi bakımından da davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yapılan yargılama sonucunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacının tüm talepleri yönünden davanın ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;1-Davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı REDDİNE," karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece marka hukukuna ilişkin SMK'nın 25/6. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresi ile ticari unvanlar için uygulanan 10 yıllık genel zamanaşımı sürelerinin birbirine karıştırıldığını, ayrıca dosyada zamanaşımı itirazının da bulunmadığını,Müvekkilinin markanın kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerektiği halde sessiz kalması gerektiğini, ancak davalı şirketin hiçbir faaliyetinin bulunmadığını, tabelasının dahi olmadığını, adresinde bulunamadığını, tebligatların yapılamadığını, dolayısı ile müvekkilinin davalının unvan markasından hiçbir zaman haberi olmadığını,Müvekkilinin 2022 tarihinde marka tescil başvurusu üzerine İstanbul Ticaret Odasının davalı şirketin ticaret unvanını kendisine bildirdiklerini, davalı şirketten bu şekilde haberdar olduğunu, davalı şirketin hiçbir eylemi bulunmadığı gibi, internet adresinin dahi olmadığını,Ticaret unvanı için Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi 10 yıllık zamanaşımı öngörüldüğünü, işbu davanın ise davalının ticaret unvanının tescilinden 4 yıl 10 ay sonra açıldığını, zamanaşımının söz konusu olmadığını, kaldı ki davalının zamanaşımı itirazında bulunmadığını,Davalıya yapılan tebligatların adreste bulunamaması nedeniyle kapıya yapıştırılarak yapıldığını, davaya cevap vermediklerini belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle İstanbul 2. FSHHM'nin 2022/64 Esas, 2023/109 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına, dosyada yeniden yargılama yapılarak haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; 2016 17115 tescil numaralı "...+Şekil" markasının 35. sınıfta, 2016 171137 tescil numaralı "...+Şekil" markasının 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10,11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29,30,31, 32, 33, 34, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. Sınıflarda davacı adına tescilli oldukları, davacının ... tescil başvuru numaralı "... ...+Şekil" markasının ise tüm sınıflarda davacı adına tescili için yapılan tescil başvurusunun işlemlerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Tarafların ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davacı ... Makina Dış Ticaret Limited Şirketinin 03/04/2013 tarihinde sicile tescil edildiği, faaliyet konusunun un ve undan mamul gıda maddelerinin üretiminde kullanılacak maddelerin üretimi, unlu mamullerin üretimi...vb. olduğu,Davalı ... Şirketinin 01/06/2017 tarihinde tescil edildiği, faaliyet konusunun şirket kurma, iştirak tesisi ve elden çıkarma, yatırım ve işletme faaliyetleri, finansman işleri, organizasyon hizmetleri vb. olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ....den alınan bilirkişi raporunda; "...2016 17115 tescil no.lu "..." markası 35. sınıfta ve ... tescil no.lu "...." markasının tüm Nice sınıflarında davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacı adına tescilli olup davaya dayanak yapılan ... tescil nolu "..." markası ve 2016 17137 tescil nolu "...." markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu; davalının markasal kullanımının davacının marka tescilinden doğan haklarını ihlal ettiği iddia edilmişse de davalının markasal kullanımını gösterir bir delil dosyada bulunmadığından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden bir değerlendirme yapılamadığı; davalı ...Ş.'nin unvanındaki kök/esas/çekirdek unsurun "..." ibaresi olduğu; davacı adına tescilli olan markaların esas unsuru ile davalı şirket unvanının esas unsuru "..." ibaresi olmakla davalı şirket unvanından "..." ibaresinin terkini şartlarının mevcut olduğunun kabul edilebileceği; ancak davalı şirket 01.06.2017 tarihinde kurulmuş ve Sayın Mahkemeniz huzurundaki dava 29.03.2022 tarihinde ikame edilmiş olmakla, aradan geçen yaklaşık 4 yıl 10 ay sonra ticaret unvanının terkini talebiyle dava açılmasında sessiz kalmak suretiyle hak kaybının olup olmadığını takdirinin Mahkemeye ait olduğu; tescil edilmiş bir ticaret unvanın kullanımının amacına uygun olarak kullanılmasının hukuka aykırı olarak nitelendirilmeyeceği..." yönünde kanaatini bildirmiştir. G E R E K Ç E : Dava; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ile davalının ticaret unvanının terkini taleplerine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalının hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığının bizzat davacı tarafça ifade edildiği, dosyaya davalının ticaret unvanını markasal olarak kullandığına dair bir delil de sunulmadığı, bu nedenle Mahkemece davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Ticaret unvanının terkini davasıyla ilgili yapılan incelemede; sessiz kalınan süre zamanaşımı süresi olmadığından davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulması gerekmez. Davalının ticaret unvanını kullanmasına uzun süre sessiz kalındıktan sonra unvan terkini için dava açılması TMK’nın 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, Mahkemece resen dikkate alınmasında hukuka aykırılık yoktur. Davalının ticaret unvanının tescil edildiği 01/06/2017 tarihinden dava tarihi olan 29/03/2022 tarihine kadar yaklaşık 4 yıl 10 aylık bir süre geçtiği, ticaret sicil kayıtları herkese açık olmakla davacı şirketin davalı şirketin ticaret unvanından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle Mahkemece sessiz kalma nedeniyle hak kaybının gerçekleştiği gerekçesiyle ticaret unvanının terkini davasının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ayrıca davacı şirketin faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının da tamamen birbirlerinden farklı oldukları, bu nedenle davalının ticaret unvanını kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ticaret unvanının terkinine ilişkin TTK’nın 52/1. maddesindeki koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.