10. Hukuk Dairesi 2019/6513 E. , 2019/10346 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan ... İsviçre Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki k…
**10. Hukuk Dairesi 2019/6513 E. , 2019/10346 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan ... İsviçre Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece 20.06.2016 tarihli bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. 1-Eldeki davada; 11.10.2007 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki araç ile seyri esnasında karşı şeride geçerek sigortalının kullandığı araca çarpmak suretiyle sigortalının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği olayda davacı vekili tarafından asıl dava ile 2.999,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği ile 100 TL tedavi gideri olmak üzere 3.000,00 TL Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 39. maddesi uyarınca davalılardan tahsilinin istenildiği, birleşen dava ile de bakiye 1.925,68 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin tahsilinin istenildiği; Mahkemece, iki trafik uzmanı bir hukukçu bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 16.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalının %75, dava dışı Süleyman İkne’nin %25 oranında kusurlu bulunduğunun bildirildiği, anılan rapora dayalı olarak hüküm kurulduğu, ancak hak sahibi dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 23.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda davalı %100 oranında kusurlu bulunduğu gibi, ceza davasında alınan kusur raporunda da davalının %100 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun 39. maddesi hükmüne göre, “kasdi veya suç sayılan hareketi ile sigortalının hastalanmasına sebep olan kimseye, bu kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir.”. Anılan madde hükmüne göre, davalıların, Kurumca sigortalıya yapılan yardımlardan sorumlu tutulabilmeleri, maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Mahkemece, iki trafik uzmanı bir hukukçu bilirkişi kurulunca hazırlanan kusur raporu esas alınarak karar verilmiş ise de; 23.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda ve ceza davasında alınan kusur raporunda davalının kusur oranının farklı belirlenmesi karşısında, alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, trafik kazasında kusurlu bulunan kişilerin kusurunun sebebini ve sıfatlarını ayrıntılı olarak açıklayacak biçimde rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.