T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1530 KARAR NO : 2025/2665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/04/2025 NUMARASI : 2022/362 E - 2025/259 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/500 esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilg…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1530 KARAR NO : 2025/2665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/04/2025 NUMARASI : 2022/362 E - 2025/259 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/500 esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın maliki olduğu, Balat Mahallesi Vodina Caddesi No: ... Fatih - İstanbul adresinde bulunan binanın giriş katını kafe olarak işlettiğini, kafenin hemen bitişiğinde yine kendisine ait taşınmazı da bakkal olarak işlettiğini, davacının bahse konu kafenin işletmesini 2020 yılının Şubat ayında ''...'' isimli Suriyeli bir vatandaşı üçüncü bir şahısa devrettiğini, devralan tarafından 2 aylık deneme süresi talep edilmesi nedeniyle davacı ve devralan arasında güven ilişkisine dayalı sözlü anlaşma yapıldığını, ancak COVİD-19 virüs salgını sebebiyle alınan önlemler doğrultusunda tüm kafeler kapatıldığından devir işlemleri resmi olarak gerçekleştirilemediğini, 01/06/2020 tarihinde yasakların kalkması üzerine bahse konu kafenin davacı tarafından 05/06/2020 tarihinde tekrar işletmeye açıldığını, bu süre zarfından kafe nin davacı ve çocukları tarafından işletildiğini, 19/08/2020 tarihinden teftişe gelen ... görevlilerince önce yan tarafta bulunan bakkal ve kafenin teftiş edildiğini, görevlilerin elektrik şalterini indirmeleri üzerine çay kazanı ve 3 lambanın gücünün kesilmemesinden bahisle harici hat kullanma iddiasıyla tutanak düzenlendiğini, bunun üzerine kafe içerisinde bulunan çalışan veya çalışmayan tüm elektrikli aletlerin güç listesi çıkarıldığını, görevlilerce bütün aletler 7/24 sürekli çalışıyormuş gibi değerledirilip 16.650 watt gibi bir rakam tespit edildiğini, bütün elektrikli aletlerin aynı anda çalışmasının imkanı bulunmadığını, tamamının bir anda çalışması halinde elektrik tesisatını yakacak bir enerji ortaya çıkaracağını, görevlilerce gerçeğe aykırı olarak hazırlanan bu tutanağı kabul etmediklerini, görevlilerce sadece güç kesintisi yaşamayan elektrikli aletlerin listesi çıkarılması gerekirken usulsüz bir şekilde kafede ki tüm elektrikli aletlerin 7/24 çalışıyormuş gibi hesaba katılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, düzenlenen tutanağa göre 21/02/2020 - 19/08/2020 (181 gün) tarihleri arasında ki 6 ay kaçak kullanım iddiasıyla 54.347,86 TL tutarında astronomik bir fatura çıkarıldığını, pandemi döneminde Cumhurbaşkanlığının 2020/4 genelgesine istinaden İçişleri Bakanlığı tarafından alınan önlemler kapsamında kafe, 22 Mart 2020 tarihinden 5 Haziran 2020 tarihine kadar kapalı kaldığını, işletmenin bu tarihler arasında kapalı olması nedeni hiç elektrik tüketimi olmadığını, yaklaşık 3 ay kapalı olan bir işletmeye 6 aylık ceza kesilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, 02/09/2020 tarihinde faturaya itiraz edildiği ve kuruma fatura tutarının nasıl tespit edildiği sorulmasına rağmen , kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, usulsuz kullanım iddiasına ilişkin tutanaktan bir ay önce yani Temmuz ayında yapılan teftişte herhangi bir usulsüz kullanım tespit edilmediğini belirterek, usule aykırı şekilde tutulan tespit tutanağının iptalini ,davacının kaçak kullanım sebebi ile kesilen fahiş miktardaki para cezasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olup, haksız davanın reddi gerektiğini, huzurdaki dava açılmadan önce ticari davalarda zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın reddi gerektiğini,davalı şirket kayıtlarında yapılan incelemede 0078791000 tesisat numarasına ait Balat Mahallesi Vodina Caddesi No:... Fatih adresinde 19.08.2020 tarihinde yapılan kontrollerde, 08229417 seri numaralı ve Luna markalı sayaçta ''harici hat vasıtası ile tesisata kayıtlı Sayaç Haricinde kaçak elektrik kullanımı yapıldığı'' tespit edilerek davacı adına H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, kaçak tahakkuk hesabı yapılırken, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alındığını, H/... seri numaralı kaçak elektrik zaptına istinaden harici hatta tespit edilen cihazların gücüne göre 19.08.2020 ile 21.02.2020 tarihleri arasında 180 gün × 16,65 kW × 9,6 saat = 28.771 kWh karşılığı 54.347,86-TL kaçak tahakkuku hesaplandırılarak tahakkuklandırıldığını, H/... nolu kaçak tespit tutanağı ve tahakkuku Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre ''harici hat ile yapılan hesaplamada harici cihazların güç değerleri dikkate alınarak'' yapıldığından davacı vekilinin iddialarının aksine tutanakta ve hesaplama bilgilerinde hata bulunmadığını, davacının bir önceki olan 10.03.2017 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı da eklenildiğini, 10.03.2017 tarihli zabıt tespitinde de ''harici hat vasıtası ile tesisata kayıtlı sayaç haricinde kaçak elektrik kullanımı yapıldığı'' tespiti bulunduğunu, davacının mükerrer kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek, hesaplama usulüne uygun şekilde yapıldığını, bu tür kaçak elektrik kullanımları nitelikli kaçak elektrik kullanımlarında olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. ve devamı maddelerine göre davacı tarafın kaçak elektrik tüketimi yaptığı tespit edildiğini, davacı hakkında tutulan kaçak elektrik tespit tutanakları ve yapılan hesaplama yönetmelik hükümlerine uygun olup aksi kabul edilemeyeceğini,kaçak tutanağının aksinin ispat edilemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Asıl davada "Davacının (Menfi tespit talebinin) kısmen kabulü ile, kaçak elektrik kullanımından dolayı davacının davalıya 16.065,51 TL borçlu olmadığının tespitine, 38.282,35 TL'lik bölüme yönelik menfi tespit talebinin reddine" ilişkin verilen kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/903 E. 2022/1343 K.sayılı 28/04/2022 tarihli ilamı ile; mahkemece davalının bu itirazları kapsamında söz konusu video kaydı da incelenerek , kaçak tutanağı ve sözleşme bazında kurulu güç konusu irdelenerek davalı itirazları kapsamında yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi raporu alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu gerekçesi ile; davacı istinafı incelenmeksizin davalının istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.İstinaf iade kararı sonrası İstanbul 6.ATM nin 2023/500 E.2023/559 K sayılı 07/08/2023 tarihli kararı ile bu dosyanın birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Birleşen İstanbul 6.ATM nin 2023/500 E sayılı dava dosyasındaDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucu davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin tespiti üzerine hukuka ve kanun maddelerine uygun şekilde kaçak elektrik faturalarının tutarı olan 54.347,86-TL tahakkuk ettirildiğini, ancak davalı tarafça süresi içerisinde faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan icar takibinin davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlu tarafından taraflarına ikame edilen ve İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/362 esas sayılı dosyası ile görülmekte olan menfi tespit davasında da tarafların dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK 166. Maddesi gereği iş bu davanın İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/362 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme ; ispat yükü üzerinde olan asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı tarafından kaçak elektrik kullanıldığının görüntü kayıtları ile ispat edildiği, bilirkişi raporu ile kaçak elektrik tespit tutanağının ve kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin kısmen yerinde olduğunun tespit edildiği, çelişkileri giderir mahiyette bilirkişi ... tarafından yapılan 06/05/2024 tarihli ve 06/01/2025 tarihli tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmekle, asıl dava dosyası yönünden davalı ... Dağıtım Anonim Şirketi tarafından kaçak elektrik kullanımı sebebiyle davacı ... hakkında tahakkuk ettirilen 19/08/2020 tarihli ve 54.347,86-TL'lik faturanın 21.738,92-TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği,birleşen dava dosyası yönünden ise yargılamanın devamı sırasında alınan bilirkişi raporu gereği davacı-birleşen dosya davalısı tarafından icra takip dosyasına asıl alacak miktarının 32.608,94-TL olarak ödendiği anlaşıldığından bu miktar için davadan sonra ödeme yapılması sebebiyle konusuz kalması sebebiyle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına,takip talebinde talep edilen %19,2 faiz oranı dikkate alındığında re'sen yapılan hesaplama gereği fatura son ödeme tarihinden takip tarihine dek işlemiş 11 günlük faiz olan 191,31-TL ile faizin KDV'si olan 34,44-TL yönünden ödeme yapılmadığı dikkate alınarak toplam olan 225,75-TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin 21.855,20-TL'lik talebin sübut bulmadığından reddine, dava konusu alacağın haksız eylemden kaynaklanması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile;"A)Asıl dava dosyası yönünden; Davanın kısmen kabulü ile,1-Davalı ... Dağıtım Anonim Şirketi tarafından kaçak elektrik kullanımı sebebiyle davacı ... hakkında tahakkuk ettirilen 19/08/2020 tarihli ve 54.347,86-TL'lik faturanın 21.738,92-TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Fazlaya ilişkin istemin sübut bulmadığından reddine,B)Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/500 Esas sayılı dosyası yönünden;Davanın kısmen kabulü ile,1-Davacı ... Dağıtım Anonim Şirketi tarafından davalı ... aleyhine yürütülen İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 191,31-TL işlemiş faiz ve 34,44-TL temerrüt faizinin gider vergisi toplamı olan 225,75- TL üzerinden aynı koşullar altında devamına,2-Takibin asıl alacak olan 32.608,94-TL yönünden devamına ilişkin talebin, davadan sonra ödeme yapılması sebebiyle konusuz kalması sebebiyle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına,3-Fazlaya ilişkin 21.855,20-TL'lik talebin sübut bulmadığından reddine,4-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir.Kararı asıl ve birleşen dava yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir.Asıl dava davacısı-birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde; asıl davanın tümden kabulü,birleşen davada ise takip dosyasına ödeme yapılması nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini,faiz ve faiz oranını kabul etmediklerini,ayrıca birleşen davada aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek asıl ve birleşen davadaki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Birleşen davada davacı-asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ilk önce karar verilen asıl davada verilen karar üzerine BAM kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda BAM iade kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, bilirkişi tarafından, pandemi dönemi olan 22.03.2020 - 01.06.2020 tarihleri arasında kafelerin kapalı kaldığı ve dava konusu mahalde elektrik tüketimi olmadığının kabulü ile hesaplama yapılmışsa da, davacı tarafından dosyaya bu yönde hiçbir somut bir delil sunulmamışken bilirkişi tarafından salt davacının soyut beyanlarına dayanarak rapor tanzim edilmesini kabul etmediklerini, pandemi döneminde; bazı işletmelerin paket servisi ile hizmet vermesine izin verilmiş olup davaya konu kafenin bu şekilde hizmet verip vermediği somut olarak ortaya konulmamışken; bilirkişi tarafından 22.03.2020 - 01.06.2020 tarihleri arasında kafenin kapalı kaldığının kabulü ile hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,karşı tarafın kaçak elektrik kullandığını ve aksini ispat edemediğini,kaçak tahakkuk hesabının ne şekilde yapılacağının yönetmelikte belirtildiğini,asıl davanın tamamen reddi ile birleşen davanın ise tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini,ayrıca birleşen davada icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddi kararının da hukuka aykırı olduğunu belirterek asıl davanın tümden reddi,birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit,birleşen dava aynı kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İstinaf iade kararından sonra itirazın iptaline dair davanın menfi tespit davası ile birleştirildiği ve yeni bilirkişi raporu alındığı anlaşılmıştır.Bilirkişi ...'ndan alınan 06/05/2024 tarihli kök rapor ve 06/01/2025 tarihli ek raporda; sayacın endeksin 9708 kWh olduğu, harici gücün beslendiği güç toplamının 16,65 kW olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği günlük 8 saat çalışma dikkate alınacaksa da asıl dosya davacısının sözleşmesiz kullanımı olduğundan ilgili yönetmeliğin 45/4.maddesi gereği %20 artış ile günlük 9,6 saat kullanımın hesaplanması gerektiği, kaçak kullanım süresinin pandemide kafelerin kapalı olduğu süreler de dikkate alındığında toplam 108 gün olduğu, söz konusu bu veriler dikkate alındığında davacının fatura bedelinin 32.608,94-TL'lik kısmından sorumlu tutulabileceği, bu nedenle davacının 21.738,92-TL'lik kısımdan borçlu olmadığı belirlenmiştir.Bu doğrultuda istinaf iade kararı sonrası yapılan yargılamada asıl ve birleşen dava yönünden alınan 06/05/2024 tarihli kök rapor ve 06/01/2025 tarihli ek raporu kapsamında asıl davada davacının 19/08/2020 tarih ve 54.347,86-TL'lik kaçak elektrik tahakkuk ve faturasının 21.738,92-TL'lik kısmından borçlu olmadığı anlaşılmakla,bu miktar yönünden asıl davanın kabulü gerektiği anlaşılmış,ayrıca birleşen davda ise birleşen dosya davalısı tarafından yargılama aşamasında bilirkişi raporunda belirlenen asıl alacak miktarı olan 32.608,94-TLnın icra dosyasına yatırılması nedeniyle itirazın iptaline dair birleşen davanın konusuz kaldığı,takip dosyasına sadece asıl alacak miktarı yatırıldığından işlemiş faiz ve masraflarından takip borçlusu birleşen dosya davalısının sorumluluğu bulunduğundan bu tutarın hesaplanmasında aykırılık bulunmadığı,birleşen itirazın iptali davasında kaçak elektrik kullanımının haksız fiil olması gözetilerek alacağın likit olmadığı,bu sebeple icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığı açıktır.Asıl ve birleşen davada yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanmasında aykırılık bulunmadığı gibi,birleşen itirazın iptali davasında takip konusu asıl borç takip borçlusu tarafından takip dosyasına yatırılmakla dava asıl alacak yönünden konusuz kalmış isede,birleşen dosya davalısının takibe itiraz etmesi ile itirazın iptali davasının açılmasına sebebiyet verdiği ,buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı kabul edilmelidir.Asıl ve birleşen davada mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl ve birleşen davada tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Asıl davada davacı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Asıl davada davalı ...'dan alınması gereken 1.484,99 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 869,59 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen davada davacı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Birleşen davada davalı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025